Çiçeklerin nazik bahçıvanı Monet'in bahçesi
Fransız Empresyonizminin kurucularından ünlü ressam Claude Monet, açık havada resim yapma yöntemine, manzaraya resmin ana öznesi olarak odaklanmaya ve ışığın özelliklerinin resimdeki ifadesini aramaya kendini adadı. Her zaman hızlı ve net fırça darbeleriyle ön plana çıktı. "Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum." cümlesini hafızalarımıza kazıdı. Bugün, bu ünlü ressam Monet'in ölüm yıl dönümü.
Önceki Resimler için Tıklayınız
1892 yılında, büyük empresyonist ressam Claude Monet, "Giverny" adında Kuzey Fransa'da bir köyde, evinin yakınındaki bir araziyi satın alarak, yakınına havuz inşa etti. Burası onun için yirmi beş yıl su ile sanatsal deneyimlerinin merkezi oldu. Yakından suda yansıyan parıltıları resmeden Monet bu yaptığının çağdaş resmin geleceğinde ne denli etkili olacağını bilmiyordu. Oradaki birçok çiçekler ve ağaçlar ona renk ve parlaklıklarıyla olağanüstü bir zenginlik sundu. Gölet üzerinde nilüferlerin olduğu büyük bir dizi resim yaptı. Monet resimlerinde bir geçen bir bulut, hafif esintiler ve su ya yansıyan ışığın sürekli oyunlarını göstermeyi çok iyi başarmıştı.
Monet Giverny'ye taşındıktan sonra kendi arazisinde oluşturduğu su bahçesindeki nilüfer havuzunun resimlerini yaptı. Bu resmin özneleri çiçekler, havuzu çevreleyen bitkiler, su ve sudaki yansımalardan ibarettir. Manzaranın resim tekniği açısından ele alınışı Empresyonist resmin yüzeye odaklanma biçimini ortaya koyar. Uzamsal düzlük, açı ve köprünün kemeri Empresyonist üslup üzerindeki Japon baskı resimlerinin etkisini ortaya koyar. Konu, sanatçının ışığın etkilerine olan ilgisine kesinkes uygun düşmektedir.
Nilüferler, 1908, tuval üzerine yağlıboya,92*89 cm, özel koleksiyon
Claude Monet sanat çevrelerinde başarı kazandıktan sonra Giverny'de bir ev satın aldı ve evin çevresinde, göle doğru uzanan Japon tarzı bir köprünün de yer aldığı, son derece güzel bir nilüfer bahçesi yarattı. Nefese kesici bir estetikle biçimlendirilen bu ortamda Monet, çevresini oluşturan imgelerden bir resim dizisi üretmeye başladı. 1890'dan ölümüne kadar nilüferler konusunun cazibesine kapıldı. Öteki tematik dizilerde olduğu gibi burada da günün farklı zamanlarında ve değişen mevsimlerde aynı sahne üzerinde ışığın değişen etkilerini araştırdı. Aynı nesneyi farklı doğal koşullarda gözlemleyerek nesnenin özünü bütünlüklü olarak yakalayabiliyordu.
Monet'nin nilüferleri renkte ve ışıktaki anlık değişimleri bilimsel bir nesnellikle kaydeder. Böylece sanatçının Empresyonist akımın daha teknik hedeflerine bağlılığını ortay koyarlar. Yine de izleyici bu yapıtların sanatçı açısından taşıdığı kişisel anlamın etkisine girmekten kendini alamaz.
Örneğin su, gökyüzü, çiçekler gibi cansız nesneler canlı, enerjik fırça darbelerinin titreşim yarattığı bu heyecan verici yapıtlarda canlılık kazanır. Durağan bir yüzey değildir. Su kıpırdar gibi görünür, belli belirsiz dalgaların iniş çıkışları resmi sürekli hareket halindeymiş gibi gösterir. Su, dokulu çiçeklerin, köklerin ve yansımaları sürekli değişen zengin su bitkilerinin etrafında kıvrımlar yapar. Kalın boyanın fiziksel maddiliğini bir tür dokunabilir gerçeklik duygusu vererek havuzun dinginliğini izleyiciye aktarır.
Monet, 1923'te katarakt sebebiyle iki kez ameliyat olur. Katarakt olduğu süreçte yaptığı resimlerin genel olarak kırmızı tonlarda olduğunu görülür. Buna hastalığı sebep olur. 1926'da, 86 yaşındayken Giverny'de hayatını kaybeder.
Jules Didier
Mavi damarlı kağıt üzerine karakalem, 1860, Chicago Sanat Enstitüsü
Monet, ünlü bir ressam olmadan önce 15 yaşlarındayken harçlıklarını çıkartmak için karikatürler yapıp satıyordu. Çizdiği bu karikatürlerle o dönem Le Havre'da lokal olarak ün sahibi oldu. Geçtiğimiz yıllarda Sakıp Sabancı Müzesi'nde sergisi açılan Monet'nin karikatürleri…