Orucun farzları nelerdir?
Ramazan ayı ile bütünleşen oruç ibadetinin kendi içinde farzları bulunur. Örneğin oruca niyet etmek oldukça önemlidir, unutulmaması gereken farzlardandır. Niyetten sonra ise imsak vaktinden güneş batana kadar orucu bozan her şeyden sakınmak, orucun şartları arasındadır. Oruç ibadetini en güzel şekilde eda etmek istiyorsak, farzlarına dikkat etmemiz gerekmektedir. Peki Orucun farzları nelerdir?
Önceki Resimler için Tıklayınız
ORUCUN GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI
🔸 Orucun geçerli olması için şu şartların bulunması gerekir.
a) Niyet Etmek
🔸 Niyet, insanın yapacağı işin bilincinde olması demektir. Niyet bütün ibadetlerde temel şarttır. Niyet edilmeden yapılan hiçbir ibadet geçerli değildir. Çünkü ibadet, kulun Allah'ın emri ile sırf O'nun rızasını kazanmak için kendi irade ve bilinci ile yaptığı ameldir. İrade ve bilinç ise niyetsiz gerçekleşmez. Orucun esasını oluşturan, "günün belli süresince yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak" işini âdet ya da perhizden ayıran şey niyettir. Hz. Peygamber Efendimiz, Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Herkes için ancak niyet ettiği şey vardır" buyurmuştur.
(Buhârî, "Bed'ül-Vahy", 1)
🔸 Ramazan ayında ve diğer zamanlarda tutulan her oruç için ayrı ayrı niyet etmek gerekir. Çünkü her gün tutulan oruç müstakil bir ibadettir. "Niyet", yapılması arzu edilen işin zihnen ve kalben bilinmesidir. Buna mutlak niyet denir. Oruç için sahura kalkmak da niyet yerine geçer. Niyetin dil ile ifade edilmesi şart değildir. Fakat dil ile ifadesi menduptur.
🔸 "Vaktinde tutulan Ramazan orucu" ve "günü belirlenmiş nezir orucu" ile "mutlak nafile oruçlar" için, bunların ne orucu olduğunu belirtmeksizin mutlak olarak oruca niyet etmek yeterlidir. Mesela, Ramazan orucu tutacak olan bir kimse, "Allah için oruç tutmaya niyet ettim" demekle veya içinden geçirmekle niyet etmiş olur. Diğer oruçlar da böyledir.
🔸 Şafiî mezhebine göre, böyle niyet ancak, nafile oruçlar için geçerli olur. Farz (ve vacip) oruçlara niyet ederken, orucun hangi oruç olduğunu belirlemek gerekir.
🔸 Mesela Ramazan orucuna niyet ettim" yahut "kazaya kalan falan orucuma niyet ettim", "adadığım orucu tutmaya niyet ettim", "kefaret orucumu tutmaya niyet ettim" şeklinde, tutulacak orucu açıkça belirtmek gerekir. (Şirâzî, II, 600-601) Ramazan orucuna yahut muayyen bir adak orucuna, nafile oruç niyeti ile başlansa bile, tutulan oruç Ramazan orucu yahut adak orucu olarak tutulmuş olur.
🔸 Ramazan ayında yolcu olan bir kimse "Ramazan orucuna" şeklinde değil de sadece "Oruç tutmaya niyet ettim" diye niyet ederse tuttuğu oruç yine Ramazan orucu olarak tutulmuş olur.
🔸 Aynı kimse, Ramazan orucuna değil de kefaret ve Ramazan orucunun kazasına veya adak orucuna niyet ederse Ebû Hanife'ye göre niyetlendiği oruç geçerli olur. İmam Muhammed, İmam Ebû Yusuf ve İmam Şafiî'ye göre, bu oruçlar geçerli olmaz. (Şirâzî, II, 600-601) "Niyetin vakti" güneşin batışı ile başlar imsak vaktine kadar devam eder.
🔸 Genel kural bu olmakla birlikte vaktinde tutulacak Ramazan orucu ile günü belirlenmiş adak oruçları ve mutlak nafile oruçlar için niyetin son zamanı daha da geniştir. Bu oruçlara imsak vaktinden sonra, oruca aykırı bir şey yapmamış olmak kaydıyla o gün zeval vakti öncesine yani öğle ezanına on dakika kalana kadar niyet edilebilir.
🔸 Kaza ve kefaret oruçları ile günü belirlenmemiş adak oruçları için niyetin son vakti, imsaktan hemen önceki vakittir. Niyet imsaktan sonraya bırakılırsa bu oruçlar geçerli olmaz. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.s.), "İmsaktan önce niyet etmeyen kimse oruç tutmamış demektir" buyurmuştur. (Nesaî, "Sıyam", 68) Niyet ile imsak arasında bir şey yemek içmek oruca zarar verme