Arama

Müslümanların ilk ticaret merkezi: Suku'l İslam

Hz. Peygamber, Medine'ye hicret ettikten sonra burada Müslümanların ilk pazarını kurdu. Müslümanların ilk ticaret merkezi olan bu yer, Suku'l İslam ve Medine Çarşısı isimleriyle anıldı. Peygamber Efendimizin kurduğu bu çarşı, kurulduğu günden itibaren sabahları namazdan sonra dükkanların büyük bir coşkuyla açıldığı, bereketli alışverişlerin yapıldığı önemli bir ticaret mekanına dönüştü. Hz. Peygamber, zaman zaman bu çarşıyı bizzat denetler, burada ticaretle uğraşan sahabelerin uğrayıp hatırlarını sorardı. Peki, Efendimizin ticaretle ilgili uyarı ve tavsiyeleri nelerdi? Medine Çarşısı'nda neler satılırdı?

  • 1
  • 17
MÜSLÜMANLARIN İLK TİCARET MERKEZİ
MÜSLÜMANLARIN İLK TİCARET MERKEZİ

Müşriklerin yaptığı eziyetler yüzünden Mekke yaşanamayacak haline gelince Peygamberimiz ve Müslümanlar Medine'ye hicret etti. Efendimizin hicretten sonraki günlerde yaptığı ilk işlerden biri çarşı kurdurmak oldu. Böylece yine Peygamberimiz tarafından yaptırılan mabed ve mekteb yanında Müslümanların yeni ticaret mekanı kurulmuş oldu.

İslam uygarlığında ticaret nasıl yapılırdı?

  • 2
  • 17
DÖNEMİN EN ÖNEMLİ PAZARI HALİNE GELDİ
DÖNEMİN EN ÖNEMLİ PAZARI HALİNE GELDİ

Satarken, satın alırken, alacağını isterken veya borcunu öderken kolaylık gösteren kimseye Allah da merhametiyle muamele etsin.

Buhârî, "Büyû'", 16; İbn Mâce, "Ticârât", 28

"Sûku'l-İslâm" ve Medine Çarşısı isimleri ile bilinen bu ticaret alanı Müslümanların midelerine helal lokmaların gitmesine vesile oldu. Peygamberimiz buradaki pazarda vergileri kaldırmış ve şöyle buyurmuştu: "Burası sizin çarşınız, pazarınızdır. Burada hile yapılmayacak ve hiçbir vergi konulmayacaktır." Hz. Peygamberin bu uygulaması günümüzdeki "serbest bölge" anlayışıyla kurulan ticarî alanlara öncülük etti. Bu durum Medine Çarşısı'nın zamanla en önemli ticaret alanı haline gelmesini sağladı.

"İnsanları alışverişlerinde kendi hallerine bırakınız. Allah onları birbirleriyle rızıklandırsın."

Müslim, "Büyû'", 20; Ebû Dâvûd, "Büyû'", 45; İbn Mâce, "Ticârât", 15

Alım satımda kullanılan ölçeklerde eskiden beri kullanılan ölçü birimi muhafaza edildi. Bununla ilgili olarak Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Tartı Mekke ehlinin tartısı, ölçek ise Medine ölçeğidir."

Sahabeden Abdullah b. Abbas'ın bildirdiğine göre Peygamberimiz (sav) Medine'ye geldiği zaman ölçü ve tartı konusunda Medinelilerin yanlış davranışlar sergilediklerini gördü. Ancak yüce Allah, Mutaffifîn suresinin 1-4. ayetlerinde, "Ölçüde ve tartıda hile yapanlara yazıklar olsun. Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıklarında tam, fakat onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar. Onlar tekrar diriltileceklerini düşünmezler mi?" buyurduktan sonra Medineliler ölçülerini daha dikkatli yapmaya başladılar.

Mal ve servet edinmenin en önemli vasıtası olan ticarette ana hedef tarafların yaptıkları alışverişten memnun olmalarıdır. Peygamberimizin (sav), "Alışveriş yapanlar birbirlerinden memnun olarak ayrılsınlar." tavsiyesi bu gerçeği dile getirir.

Ticari hayata dair en çok sorulan 15 dini soru

"Herhangi birinizin iplerini alıp dağa gitmesi ve sırtına bir bağ odun yüklenip getirerek onu satması ve Allah'ın bu sebeple onun onurunu koruması, verseler de vermeseler de insanlardan bir şeyler dilenmesinden çok hayırlıdır."

(Buhârî, Zekât, 50, 53; Buyû', 15)

Peygamberimiz, Yahudilerin çarşısına bir alternatif olacak Medine Müslüman Çarşısı'nı kurdu; ancak tartı ve ölçü birimleri ile tedavülde olan paraların devamında bir sakınca görmedi. İki türlü paranın kullanımını serbest bıraktı. Bunlar dinar ve dirhemdi. O dönemde alışverişte iki türlü para kullanılırdı. Altın ve gümüşten imal edilen bu paraların üzerinde Bizans ve İran hükümdarlarının resimleri bulunurdu. Önemli olan Müslümanların kazanç sağladığı mekân olduğu için ticaret esnasında tedavülde olan paranın değiştirmeye gerek görmedi.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN