Kurban ile ilgili ayetler ve hadisler
Kurban, İslam alemi için büyük bir müjde vesilesidir. Her sene büyük bir coşku ile beklenen Kurban Bayramı ise bunun bir göstergesi. Bu ibadet, kulları Rabbine yakınlaştırır. Sonuç olarak Kurban Bayramı bir teslimiyet sınavıdır. Kurban ile ilgili hususlar hem Kur'an-ı Kerim'de hem de hadislerde geçmekte. İşte, sizler için kurbanla alakalı hadis-i şerifleri ve Kur'an-ı Kerim'de geçen ayetleri sizler için bir araya getirdik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔹
﴾101﴿ Bunun üzerine kendisine akıllı ve iyi huylu bir erkek çocuğu olacağını müjdeledik.
﴾102﴿ Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, "Yavrucuğum" dedi, "Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?" Dedi ki: "Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın."
﴾103﴿ Her ikisi de (ilâhî buyruğa) teslim olunca ve babası onu yüzüstü yatırınca,
Sâffât Suresi - 101-103. ayetler
AYETİN TEFSİRİ:
Dilcilerin hem zihinsel gelişmişlik hem de ahlâkî olgunluk anlamı içerdiğini belirttikleri, bu sebeple "akıllı ve iyi huylu" diye çevirdiğimiz halîm, Kur'an-ı Kerîm'de, on bir âyette "sabırlı, yapacağını aceleyle ve kızgınlıkla yapmayan" anlamında Allah'ın sıfatı olarak geçmektedir (bilgi için bk. İsrâ 17/44). "Sabırlı ve temkinli, akıllı, ağır başlı" gibi anlamlar içeren diğer dört kullanımından ikisi Hz. İbrâhim (Tevbe 9/114; Hûd 11/75), biri Hz. Şuayb (Hûd 11/87) hakkındadır. Sonuncusunun da konumuz olan âyette Hz. İbrâhim'e müjdelenen oğlu ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
🔹
Hz. Âişe validemiz şöyle anlatıyor: Bir koyun kesilmişti. Efendimiz sordu: "Ne kadarı dağıtıldı, geriye ne kaldı?" "Bize sadece kürek kemiği kaldı." cevabını aldı. Kürek kemiği dışında hepsi dağıtılmıştı. Bunun üzerine o şöyle buyurdu: "(Demek ki) kürek kemiğinin dışında tümü (bize) kaldı."
(Tirmizî, "Sıfatü‟l-Kıyâme", 33)
🔹
﴾1﴿ Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler verdik.
﴾2﴿ Şimdi sen rabbin için namaz kıl ve kurban kes!
﴾3﴿ Asıl soyu gelmeyecek olan, sana karşı nefret duyandır.
Kevser Suresi - 1-3. ayetler
AYETİN TEFSİRİ:
Kevser kelimesi "çokluk" mânasına gelen "kesret" kökünden türemiş olup çok değerli ve çok önemli şeyleri ifade eder. Tefsirlerde kevser, "çok hayır, Kur'an-ı Kerîm, Kur'an'la ilgili ilimler ve mümine dinî hayatında tanınan kolaylıklar, peygamberlik, makam-ı mahmûd (bk. İsrâ 17/79), cennetteki bir nehir veya havuz, Hz. Peygamber'in nesli, ashabının ve ümmetinin çokluğu, duasının kabul olması, şanının yüceliği, başkasını kendine tercih etme, kalbin nuru, şefaat, mûcizeler, kelime-i tevhid, din konusundaki bilgi, beş vakit namaz, İslâm dini" gibi çeşitli anlamlarda yorumlanmıştır (bk. Taberî, XXX, 208-209; Şevkânî, V, 593). Ancak biz, bunlar içinde Şevkânî'nin de tercihi olan, "çok hayır" anlamına uygun düşen "bitip tükenmez iyilik" şeklindeki kapsamlı anlamı tercih ettik.
🔹
Câbir b. Abdullah anlatıyor: Resûlullah (sav) bir bayram günü kurban olarak iki koç kesti ve onları kıbleye doğru yatırdığı zaman şöyle dedi: "Ben hanîf (hakka yönelmiş) olarak, yüzümü gökleri ve yeri yaratan (Allah)'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Allah'ım (bu kurban) sendendir ve Muhammed ile ümmeti tarafından senin (rızan) için sunulmuştur."
(İbn Mâce, Edâhî, 1 Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 3-4)
🔹
Biz, (oğlunun canına) bedel olarak ona iri bir kurbanlık verdik.
Sâffât Suresi - 107. ayet
AYETİN TEFSİRİ:
Kaynaklarda verilen ayrıntılı bilgilere göre Hz. İbrâhim, rüyasında aldığı buyruğu yerine getirmeye karar verip gerçekleştirmek üzereyken, bu tutumuyla Allah tarafından tâbi tutulduğu büyük teslimiyet sınavını kazandığı için Allah Teâlâ, Cebrâil aracılığıyla (Zemahşerî, III, 307) görkemli bir koç göndererek oğlunun yerine bunu kurban etmesini istemiş, İbrâhim de öyle yapmıştır. Hz. İbrâhim, daha önce yakılmayı göze alacak derecede tehlikelere göğüs gererek putperestlere karşı mücadele verdiği gibi bu defa da evlâdını kurban etme buyruğuna da tereddütsüz boyun eğmiş; bu büyük özveriye karşı yüce Allah hem onun vaktiyle ateşte yanmasını önlemiş hem de şimdi oğlunu ölümden kurtarmıştır.