Kur’an’da Allah kendisini nasıl tanıtır?
Marifetullah, yani Yüce Allah'ı hakkıyla tanıyıp emirlerini yerine getirmek, insanın bu dünyadaki en kutsal görevidir. O'nu eserlerine bakarak tanımak mümkündür. İşte insana muhatap olarak Peygamber aracılığıyla inen Kur'an-ı Kerim'de Allah'ı tanımamız için pek çok ayet bulunur. Sizin için Kur'an'dan Rabbimizi tanımamıza vesile olan ayetleri araştırdık.
Önceki Resimler için Tıklayınız
◼ "Güldüren de O'dur, ağlatan da. Öldüren de O'dur, yaşatan da. Rahime atıldığı zaman nutfeden (embriyo) erkeğiyle dişisiyle iki cinsi yaratan da O'dur. Öteki yaratma da (öldükten sonra diriltme) O'na aittir. Çok veren de O'dur, az veren de. Şi'râ yıldızının rabbi de O'dur. Eski Âd kavmini helâk eden de O'dur. Semûd'u da öyle. Hem de geriye bir şey bırakmadan! Bunlardan da önce Nûh kavmini. Çünkü onlar çok zalim ve çok azgın idiler. Altı üstüne getirilmiş şehirleri de O helâk etti."
(Necm suresi, 43-53 ayetler)
🔹 Bu ayetlerde Allah-u Teala, insanın hayatı boyunca deneyimlediği her şeyden haberdar ve tüm bunlara muktedir olduğunun altını çiziyor. Bireysel veya toplumsal tecrübe edilen her şey O'nun izni ve iradesi dahilinde gerçekleşir. Doğum, ölüm, rızık, çeşit çeşit imtihan ve tarihte milletlerin başına gelen vakıalar O'ndandır.
🔹 Yukarıda da ele alındığı gibi Allah-u Teala'yı eserleriyle tanımak mümkündür. Evrende, insan bedeninde, geçmişte, gelecekte ve şu anda cereyan eden her şey O'nun iradesiyle olur. Dolayısıyla insanın bu dünyadaki temel görevi O'nu hakkıyla tanıyıp emirlerini yerine getirmektir.
◼ "Kullarıma benim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olduğumu bildir. Ama azabım da çok elem verici bir azaptır!"
(Hicr suresi, 49-50 ayetler)
🔹 Kur'an-ı Kerim'de Allah-u Teala'nın cemal ve celal sıfatları birçok kez aynı yerde kullanılmıştır. Böylece kul O'nun engin merhametini bilerek ümitvar olur. Aynı zamanda da Allah'ın azabından korkarak rehavete kapılmaz. Ümit ve ye's arasında itidal üzere bir noktada durur.
🔹 Hicr suresi 49. Ve 50. ayetlerde de hem Yüce Allah'ın bağışlayıcı ve esirgeyici olmasından bahsedilir hem de azabının şiddetinden sakınılması gerektiğinin altı çizilir.
◼ "Yeryüzünde bulunanların hepsi fânidir. Azamet ve kerem sahibi rabbinin zâtı ise bâki kalır."
(Rahman suresi, 26- 27 ayetler)
🔹 Rahman suresinde Yüce Allah çeşitli dünya nimetlerinden bahseder. 26. ayette ise tüm bunların geçiciliğine değinerek baki kalacak tek şeyin Allah-u Teala'nın zatı olduğunu vurgular. Azamet ve kerem sahibi ifadesiyle de O'nun zatının yüceliği ve bağışlayıcılığının bir kez daha altı çizilmiştir.
◼ "Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir."
(Nur suresi, 35 ayet)
🔹 Nur ayeti olarak bilinen bu meşhur ayet, müfessirler tarafından detaylıca açıklanır. Genelde Allah-u Teala'nın nur olamayacağını, dolayısıyla bunun mecazi bir anlatım olduğunu savunmuşlardır. Razi, nurdan kastın Allah'ın hidayete erdiren, aydınlatan olduğunu öne sürmüştür.
◼ "Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı kesinlikle yerin göğün düzeni bozulurdu. Demek ki arşın rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir."
(Enbiya suresi, 22 ayet)
🔹 Allah (CC), Kur'an-ı Kerim de kendisini birçok sıfat ve fiilleriyle tanıtır. Böylece O'nun hakkında fikir sahibi oluruz. Aynı zamanda kendisine yakıştırılan ama bir hakikati bulunmayan bazı özellikleri de kendinden tenzih ederek O'nu daha iyi tanımamızı sağlar. Örneğin bu ayet müşriklerin iddialarının aksine Allah'ın, tüm alemlerde bir ve tek olduğunu, kendisine ortaklar edinmediğini konu edinir.