İsra suresi ne anlatır? İsra suresi 1. ayetinin tefsiri
"Geceleyin yürütmek" anlamına gelen İsra, Peygamber Efendimizin (SAV), Recep ayının 27. gecesinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya götürülmesi olayına verilen addır. Hz. Peygamber (SAV), oradan Miraç'a yükselerek Rabbinin huzuruna çıkar. Peygamberliğinin ispatı niteliğindeki bu olağan üstü hadise, İsra suresinin birinci ayetinde açıkça anlatılır. İşte, İsra Suresi'nin tefsiri...
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔸 İsra suresinin 1. ayeti ile Necm suresinin ilk ayetleri Miraç olayına işaret etmektedir. Aynı konuda hadis mecmualarında da kırk beş kadar sahabi vasıtasıyla bizzat Hz. Peygamber'den bilgiler nakledilmiştir. Ancak özellikle bu hadislerdeki ayrıntılı malumat değişik yorumlara yol açacak nitelikte olduğu için, Miraç'ın tarihi ve nasıl cereyan ettiği hakkında farklı bilgiler verilmiştir.
🔸 Yaygın kabule göre mi'rac, peygamberliğin 12 veya 13. yılında vuku bulmuştur. Konuyla ilgili çok sayıda hadis bulunmakta olup özellikle Buhari'nin el-Camiu's-sahih'inde yer alan hadislere göre bir gece Hz. Peygamber, Kabe'nin avlusunda (diğer bazı rivayetlerde amcasının kızı Ümmühani'nin evinde) "uyku ile uyanıklık arasında bir durumdayken" Cebrail yanına geldi, göğsünü açarak kalbini zemzemle yıkadı, sonra Burak denilen bir binek üzerinde onu Kudüs'e götürdü.
🔸 Resulullah'ı (SAV) Kudüs'te, önceki bazı peygamberler karşıladılar ve onu kendilerine imam yaparak arkasında topluca namaz kıldılar.
🔸 Başka bazı rivayetlere göre Hz. Peygamber (SAV), önce Mekke'den göklere yükseltildi, dönüşte de Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürüldü. Bu bilgiye göre ayette Resulullah'ın (SAV) bu manevi yolculuğa Mekke'den başlayıp semalara yükseldikten sonra Mescid-i Aksa'ya geldiği, oradan da Mekke'ye döndüğü özetlenmiştir.
🔸 Semaya yükseltilen Resulullah (SAV), semanın birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Hz. Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa, yedinci katında ise Hz. İbrahim ile görüştü.
🔸 Kur'an'da "sidretü'l münteha" yani hudut ağacı denilen ve bir görüşe göre yaratılmışlarca bilinebilen alanın son sınırını işaretlediği kabul edilen hudut noktasının ötesine, Cebrail'in geçme imkanı olmadığı için Hz. Peygamber refref denilen bir araçla tek başına yükselmesini sürdürdü. Bu sırada kendisine evrenin sırları, varlığın kaderiyle hükümlerin tespiti için görevlendirilmiş olan meleklerin çalışmaları gösterildi.
🔸 Bir yoruma göre Peygamber (SAV), beşerin insan olma özelliğini koruyarak Allah'a (CC) yaklaşabileceği son noktaya kadar yaklaştı, Peygamber'in (CC) Rabbine selam ve ihtiramını arzettiği, Allah'ın (CC) da ona selamla hitap ettiği ve inananlara esenliklerin dile getirildiği "Tahiyyat" duasındaki diyalogun Miraç olayı sırasında gerçekleştiği kabul edilir.
🔸 Mekandan münezzeh olan Allahu Teala ile Kur'an'ın "alemlere rahmet" olarak gönderildiğini bildirdiği Hz. Muhammed (SAV) arasında, insan idrakinin kavramaktan aciz olduğu bir şekilde gerçekleşen bu buluşma sırasında Resulullah'a (SAV), içlerinden günahkar olanlar –eğer affedilmezlerse– bir süre cehennemde cezalandırıldıktan sonra bütün ümmetinin cennete kabul buyurulacağı müjdelendi.
🔸 Ayrıca kendisine bir hediye olarak Bakara suresinin "Amene'r-resulü..." diye başlayan son iki ayeti verildi. İslam'ın temel ibadetlerinden beş vakit namaz emredildi. Bazı rivayetlere göre mi'racdan dönüş sırasında kendisine cennet ve cehennem ile buralarda bulunacak insanların durumları gösterildi. Nihayet Hz. Peygamber (SAV), Mekke'den ayrıldığı noktaya getirildi.
🔸 Miraç'ın Hz. Peygamber'in (SAV) uyku ile uyanıklık arasında bir durumdayken başladığını, uyandığında kendisini Mescid-i Haram'da bulduğunu belirten ifadeler dolayısıyla bu olayın bedenle gerçekleşen bir yolculuk mu olduğu, yoksa bunun bir tür rüyada vuku bulan ruhani bir durum mu olduğu hususunda erken dönemden itibaren tartışmalar yapılmıştır.
🔸 Biri uykuda diğeri uyanıkken olmak üzere iki Miraç'tan bahsedildiği de olmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu Miraç'ı, Hz. Peygamber'in hem bedeniyle hem de ruhuyla uyanıkken yaşadığı bir olay olarak kabul etmişlerdir.
🔸 Miraç'ın uykudayken veya uyanık iken ruhen vuku bulduğunu söyleyenler olmuştur. Doğru olsa bile bu iddia Miraç mucizesinin değerini ve önemini azaltmaz. Çünkü genel bir ilke olarak vahiy yollarından birinin de rüya olduğu kabul edilir. Nitekim bu surenin 60. ayetinde Miraç olayı kastedilerek "sana gösterdiğimiz rüya ..." şeklinde bir ifade yer almaktadır. Buradaki rüya kelimesinin uyanıkken görme anlamına gelebileceği gibi bundan uykuda görülen rüyanın kastedilmiş olabileceği de belirtilmektedir.