Babadan oğula manevi hediye: Yavuz Sultan Selim Camii
İstanbul'un kalbi olan Fatih'te, Haliç'e bakan tepede yükselen, Haliç'in muhafızlarından Yavuz Sultan Camii, Osmanlı klasik mimarisinin erken dönem şaheserlerinden biri olarak kabul edilmekte. Kanuni Sultan Süleyman tarafından babası Yavuz Sultan Selim adına 1520'li yıllarda tamamlanan bu eşsiz yapı, aynı zamanda şehrin yedi tepesinden biri üzerinde inşa edilerek eşsiz siluetin parçalarından biri haline geldi. Merkezi kubbeli mimarisiyle dikkat çeken cami, medrese, türbe ve sıbyan mektebini de barındıran kompleks bir yapı külliye düzeniyle tarihe meydan okumakta.
◼ Osmanlı'nın onuncu sultanı Kanuni Sultan Süleyman tarafından babası Yavuz Sultan Selim adına yaptırılan caminin inşası 1520'li yıllarda tamamlandı.
◼ İstanbul'un yedi tepesinden biri üzerinde yer alan cami, Haliç'e bakan yüksek konumu sayesinde şehrin siluetinde belirgin bir yer tutuyor. Yapı, Osmanlı mimarisinde merkezi kubbeli cami planının erken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
◼ Yavuz Sultan Selim Camisi, yalnızca bir ibadet mekanı değil aynı zamanda külliye düzeninde planlanan bir yapı topluluğunun merkezini oluştururken, içerisinde medrese, türbe, sıbyan mektebi ve çeşitli vakıf yapıları bulunuyor.
◼ Caminin avlusu geniş bir düzen sergilerken, avlunun ortasında şadırvan bulunuyor. Birer şerefeli iki minare ise yapının siluetini tamamlayan unsurlar olarak öne çıkıyor.
◼ Bugün mimari özellikleri ve bulunduğu konum itibarıyla İstanbul'un önemli tarihi yapıları arasında gösterilen Yavuz Sultan Selim Camisi, Osmanlı mimarisinin klasik üslubunun erken gelişimini yansıtan önemli eserlerden biri olarak kabul ediliyor.
◼ Sanat tarihçisi Yasin Saygılı, Yavuz Sultan Selim Camisi'nin mimari yapısını, külliye düzenini, Haliç'e hakim konumunun nedenini ve süslemelerini anlattı. Saygılı, Yavuz Sultan Selim Camisi'nin, eskiden beri Aspar Sarnıcı olarak bilinen ve sonraki dönemlerde Yavuz Selim Sarnıcı olarak anılan sarnıcın bulunduğu yerde yer aldığını söyledi.
◼ İstanbul'un tepelerinden birinin üzerine kurulan külliye olduğunu aktaran Saygılı, "Ana hattın biraz dışında olan ve Yavuz'un seçtiği bir arazi olduğu söyleniyor. Mimarı, genel olarak Mimar Sinan ve Acem Ali arasında tartışılıyor. Ama güncel kaynakların Acem Ali olduğu konusunda daha ağır bastığı söyleniyor. Çünkü Mimar Sinan'ın o dönemler henüz bu camiyi yapacak kadar bir titri veya bürokratik bir görevi yok." ifadelerini kullandı.
◼ Saygılı, caminin aynı zamanda erken Osmanlı mimarisinin son dönemi ve klasik Osmanlı mimarisinin girişinde önemli bir yapı taşı olarak işlev gördüğünü belirterek, önceden zaviyeli cami tipolojisinde çok sık görülen tabhane yapılarının bu camide mevcut olduğunu ifade etti.
◼ Caminin mimari yapısına ve tabhanelere değinen Saygılı, "Bundan evvel Beyazıt Camisi'nde var olan bu tabhaneler, aslında erken dönem Osmanlı'da çok sık rastlanan bir yapı türü. Camiye birleşik yapılmasıyla, aslında klasik dönemden itibaren Şehzade Camisi'yle başlayarak, Mimar Sinan'ın oluşturduğu klasik Osmanlı mimarisi içerisinde camiden ayrılıyor ve kendine özgü bağımsız bir yapı haline dönüşüyor." diye konuştu.
◼ Saygılı, Yavuz Sultan Selim Camisi'nin İstanbul'un tepesinde Haliç manzarasına tam hakim olduğu bir noktaya inşa edildiğini belirterek, "Aynı şekilde buradan sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptırdığı Süleymaniye Camisi ile beraber İstanbul siluetinin en önemli iki camisinden bir tanesi olarak, denizden geldiğinizde gözünüze çarpan bir cami. Burada yine Yavuz Sultan Selim'in kendisinin ve eşinin türbeleri var. Vefat ettikten uzun yüzyıllar sonra 19. yüzyılda, Sultan Abdülmecit de yine büyük dedesi olan Yavuz Sultan Selim'i çok sevdiği için kendi mezarını buraya yaptırmış." ifadelerini kullandı.
◼ Camide yer alan eski sarnıcın günümüzde Çukurbostan olarak bilindiğini, eskiden oranın mahalle olduğunu, fakat 18. yüzyılda çıkan yangın sonucu mahallenin silinmesiyle bostana dönüştürüldüğünü ifade eden Saygılı, Çukurbostan ismiyle müsemma olan yerin park olarak hizmet vermeye devam ettiğini söyledi.