Arama

Yazarların az bilinen çocukluk anıları

Edebiyatımızın usta kalemlerinin anıları yaşadıkları döneme ışık tutuyor. Yol gösterici konuma gelen yazarlar, bu aşamaya gelene kadar çocukluklarında hangi idealleri taşımış, hangi engelleri aşmıştı? İşte Ahmed Cevdet Paşa'dan Necip Fazıl'a kadar edebiyatımızın usta kalemlerinin çocukluk yıllarına dair az bilinen anıları...

  • 1
  • 18
AHMED CEVDET PAŞA
AHMED CEVDET PAŞA

Ahmed Cevdet Paşa, medrese hatırlarından şöyle bahseder:

"Medreselerin tahsil günlerinde, belirli dersleri görürdük. Bundan başka tatil günleri olan Cuma günlerinde ben ufak tefek ve eski metotla hesap, cebir, geometri, astronomi ve diğer ilimlere ait pek çok okurdum. Arkadaşlarım senenin üç ayını memlekette geçirirken ben yalnızca Ramazan'da sıla hasretini gidermek için Lofça'ya giderdim. Bundan başka hep İstanbul'da kalıp kitaplarımla uğraşıyor, tatil günlerinde tahsil günlerinden fazla bilgi ediniyordum. Bu şekilde diğer talebelerin on yılda yapamadığı tahsili ben beş-altı senede tamamlayarak ders kitabı okutmaya başladım. Bu arada "Beyanü'l-Unvan" adlı kitap yazdım.

Yüksek ilimleri öğrenebilmek için derslerin üzerine pek fazla eğildim. Önceleri yatağa yatmıyordum. Ders çalışırken uyukluyor, kitap üzerine uyuyor, sonra yine uyanıp kitaba sarılıyordum."

  • 2
  • 18
ÖĞRETMENLERİNE DERS VEREN ÖĞRENCİ
ÖĞRETMENLERİNE DERS VEREN ÖĞRENCİ

"Fatih Cami'ndeki Vidinli adında büyük bir hoca Mutavvel adında kitabı ders olarak veriyordu. Üç yüzden fazla talebe bu dersi dinliyordu. Dersler tartışmalı geçiyor, zaman zaman hocaya itiraz edip açıklama istiyorlardı.

Bir gün bir konuda hocamın görüşünün aksine olarak fazla ısrar edip dayandım. Hocamın canı sıkıldı, beni azarladı. Azarlaması gücüme gitmişti. Ondan sonraki birkaç derste ağzımı açmadım. Başka bir gün hoca aramızda anlaşamadığımız konuyu açtı. Güzelce açıkladı ve beni kastederek 'Lofçalı haklıymış' dedi. Hocanın daha önceki azarlamasından ne kadar kırılmışsam bu tavrından da o kadar memnun oldum."

  • 3
  • 18
MEHMET AKİF ERSOY
MEHMET AKİF ERSOY

Mehmet Akif çocukluğundan şöyle bahseder:

Sekiz yaşında bir çocuktum. Babam: "Bu gece sizinle camiye gitsek. Fakat namazsa uslu oturmanız şartıyla. Yaramazlık ederseniz işte ev!" der ve benimle kardeşimi alıp camiye götürürdü. İçeriye girince kendisi namaza durur, haliyle beni salıverirdi. Babamın kontrolünden kurtulunca hasırla üstünde ne âşıkane koşardım! Hayal, otuz dene evvelki hali gözümün önüne getirdi de elli beş yaşlarında, güçlü kuvvetli fakat sakalı fazla ağarmış beyaz sarıklı ve heybetli bir adamla yanında küçük bir kız ve pek yaramaz bir oğlanı görmeye başladım. Bu afacanın başındaki fesin püskülü yoktu. İbiğinde mavi bir boncuk bağlı fesin üzerinde yeşil bir sarık sarılı idi.

  • 4
  • 18
AKİF NEDEN MÜLKİYE’Yİ BIRAKMIŞTI?
AKİF NEDEN MÜLKİYE’Yİ BIRAKMIŞTI?

Rüştiyeyi bıraktıktan sonra Mülkiye okuluna başlayan Mehmet Akif, Baytar Mektebi'ne geçişini şöyle anlatır: "Dört lisanda (Türkçe, Arapça, Farsça, Fransızca) birinci idim ve şiiri çok severdim. İlk okuduğum şiir kitabı Leyla ile Mecnun'du. Babam bu temayülüme ses çıkarmazdı. Birkaç arkadaş "Bu mektep yenidir, çıkanlara memuriyet verecekler" diye Mülkiye'i terk ettik, yeni mektebe geçtik. O zaman Baytar Mektebi iki sene gündüz, iki sene gece olmak üzere dört senelikti. Biz gündüz kısmı bitirince Halkalı'daki gece kısmına geçtik.

Şiirle iştigalim Baytar Mektebi'nin Halkalı'daki son iki senesinde hızlandı. Çok mazmun parçalar yazdım. Sonra bunların hepsini imha ettim. Şiirle alakamı artırmak için orta be yüksek tahsilde yeni bir müessir çıkmamış; eski temayülüm inkişaf etmiştir.

  • 5
  • 18
DEMİR HAFIZ
DEMİR HAFIZ

Sağlam bir karaktere, kuvvetli bir inanca sahip olan Akif anılarından şöyle bahseder: Yüksek tahsilimi bitirdikten sonra hafız oldum. Beden terbiyesinde çok meraklı idim. Güreşe girdim. Kisbet ve zeytinyağlı güreşlerimi Çatalca köyünde yaptım. Güreşte üstadım, meşhur Kayıkçı Osman Pehlivandı.

İlk şiirlerim 1896 senesinde Resimli Mecmua'da çıktı. Konuları ahlaki, dini, pek azı garami idi. İlk şiirlerimde birkaç şairi kendime numune olarak almıştım. Bunların başında Ziya Paşa gelir. Naci'den, Namık Kemal'den, Hamid'den de pek çok istifade ettim.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN