Arama

Mehmet Akif’in gündelik alışkanlıkları

Mehmet Akif'in biyografisi yazılırken nedense günlük hayatı, alışkanlıkları, hangi yemekleri sevdiği, varsa tiryakilikleri gibi konular üzerinde pek durulmaz. Halbuki hatırat niteliği taşıyan birçok kitap ve yazıda, bu konular hakkında epey bilgi yer alıyor. Mehmet Akif'in en sevdiği yemekten kahveyi nasıl tercih etiğine kadar en özel bilgileri sizler için derledik.

  • 1
  • 13
Mehmet Akif'in en sevdiği yemek
Mehmet Akif'in en sevdiği yemek

Vatan şairimizin meyvelerden en çok sevdiği armuttu. Mehmet Akif, İhsan Efendi'nin Ezher'deki öğrenciliği yıllarında, onun iki Türk arkadaşıyla birlikte kaldığı odasına uğrar, oturur, çaylarını içerdi. Ersoy, iki arkadaşından İsmail Ezherli Hoca'nın yaptığı su böreği ile Hafız Eşref'in tavuk çorbasını beğenerek yerdi.

  • 2
  • 13
“Sigara ile mütareke yapılır”
“Sigara ile mütareke yapılır”

Hasan Basri Çantay, Âkif'in bir zamanlar düşkünü olduğu enfiyeyi bıraktığını, sigara da içmediğini söyler.4 Mahir İz de bir gün sigarayı yedi kere terk edip yeniden başladığını söyleyince, Âkif, "Sigara terk edilemez, onunla mütareke yapılır." demiştir. Bu sözden Âkif'in sigara içip içmediği anlaşılmıyor.

Ancak Eşref Edip, bu sözü naklettikten sonra şöyle devam eder: "Mamafih daha Mısır'a gitmezden evvel sigarayı terk etmişti. Esasen o kadar tiryakisi değildi. Sonra onu da terk etti."

Eşref Edip, aynı eserinin "Ahlâk ve Seciyesi, Bazı Fikir ve Nükteleri" bölümünde Âkif'in sigaradan nefret ettiğine dair ilgi çekici bir hadise de nakletmektedir:

"Sultan Hamid devrinin en kuvvetli ve şedit zamanı. İşkodralı Hasan Paşa'nın oğlu Celâleddin Paşa, dâmâd-ı şehriyârî olunca kendisine azamet gelmiş. Evvelce Üstad'la görüştükleri için ber-mutâd bir gün Üstad kendisini ziyarete gider. Üstad'a sigara ikram eder. Oturduğu yerden Üstad'a atar. Üstad da 'Ben sigara içmem!' der, kucağına düşen sigarayı oturduğu yerden dâmâd-ı şehriyârînin yüzüne fırlatır."

  • 3
  • 13
Maun cilasına batmış tütünle nargile
Maun cilasına batmış tütünle nargile

Kısa bir müddet de olsa sigara kullanan Akif'in bir zevki daha vardır: Nargile. Onun bu zevkinin az sayıdaki görgü şahitlerinden biri Balıkesir'de Çağlayan adlı edebî mecmuayı çıkaran ve kendisi de şair olan Ruhi Naci Sağdıç'tır.

Ruhi Naci, hatıralarında 1925 yılının sonbaharında Akif'le nasıl tanıştıklarını anlattıktan sonra, sık sık Karesi Oteli'nin çayhanesinde bir araya geldiklerinden bahseder.

Neşeli sohbetlerin yapıldığı bugünlerde, bir gün Neyzen Tevfik çıkagelir. Akif'i gören Neyzen, ney torbasını elinden fırlattığı gibi "Âh üstadım, sevimli üstadım, kıymetli üstadım!" diyerek Akif'in dizlerine kapanır, ellerini öpüp çekilir ve kemâl-i edeble oturur. Neyzen'i görünce neşesi büsbütün cilalanan Akif, "Bir nargile söyler misiniz evlat?" diyerek yüzüne hayretle bakan Hasan Basri Bey'e döner ve nargile arzusunun izahını yapar: "Ben tiryaki değilim, fakat Neyzen'in dumanlı keyfine iştirak etmek istedim." der.

Neyzen, parmakları arasında titreyen sigara kâğıdına bir toz döşedikten sonra Akif'in nargilesine eğilip "Dur üstad, lüleye biraz Kâbe toprağı ekeyim de tönbakünün kerâhetini gidersin!" diye elini uzatır. Akif, bu latifeye gülerek "Bizim kafaya dumanın sadesi bile çok geliyor. Üstü büberlisine dayanamam!" deyip marpuçla Neyzen'in elini men eder.

Mehmet Akif, nargileden "Mahalle Kahvesi" manzumesinde de bahsetmiştir. "Ahırdan farkının yemliksiz" olduğu, zemini ise yüz sene evvel döşenmiş maltadan olan bu mahalle kahvesinin kasvetli, dumana boğulmuş, loş havasına ayak uyduran" nargile ve mangalın tasviri Akifçedir:

Maun cilâsına batmış tütünle nargileden;
Duman ocak gibi çıkmakta çünkü her lüleden.
Dikilmiş ortaya boynundan üstü az koyu al,
Vücûdu kapkara, leylek bacaklı bir mangal.
Şu var ki bilmeyen insan görürse birden eğer,
"Balıkçılın kara sacdan yapılma heykeli!" der.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN