Kıtalara göre en çok okunan yazarlar
Harper Lee'nin ırkçılığa eleştiri olarak kaleme aldığı dünyaca ünlü romanı Bülbülü Öldürmek, hangi ülkede en çok okunmuştur? Peki ya, dünya edebiyatında 'şiirin başyapıtı' olarak nitelendirilen İlahi Komedya? Kıtalara göre en çok okunan yazar ve eserleri sizler için derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Yabancı - Albert Camus
"Albert Camus"nün en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtıdır. Ölümün egemen olduğu bir varlıkğın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır. Bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir.
Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçludur. Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramadı. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.
Utanç - John Maxwell Coetzee
J. M. Coetzee, 1999 Booker Roman Ödülü'nü alan etkileyici romanı Utanç'ta, şiddetli, yaoğun bir dönüşüm geçirmekte olan bir toplumun, yeni Güney Afrika'nın öyküsünü anlatıyor. İki kez evlenip boşanmış bir kız babası olan, elli iki yaşındaki Profesör Lurie'nin öyküsünde, hem siyasal hem de kişisel dönüşümler, değişimler yaşayan sancılı bir toplumun insanını tanıtıyor. Profesör David Lurie'nin düşüşünü anlatırken, daha ilk satırından kıskıvrak yakalıyor okuru, Lurie'nin kişisel öyküsüyle Güney Afrika'nın öyküsü iç içe geçiyor; beyazıyla siyahıyla bütün Afrikalıların uydukları kuralların tümü tersine dönüyor, çarpıtılıyor. Utanç, aslında insan olmanın ne anlama geldiğini araştırıyor. J. M. Coetzee, insanın içine işleyen gerçekleri yalın ama vurucu bir üslupla dile getirirken yaşayan en iyi romancılardan biri olmayı hak ediyor.
Kızıl Köşkün Rüyası - Cao Xueqin
Kızıl Köşkün Rüyası, Kızıl Odanın Rüyası veya Taşın Hikâyesi; Cao Xueqin tarafından kaleme alınmış, Çince'nin dört büyük klasik romanından biridir. Eser, 18. yüzyılın ortalarında, Qing Hanedanı döneminde yazıldı. Çin'de halk dilinde yazılmış en büyük eserlerden biri ve kurgu edebiyatının şâheseri kabul edilir.
Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…
Gönül - Kokoro - Natsume Soseki
Japonya'da modernleşmenin en keskin virajının alındığı Meiji döneminin tartışmasız en büyük romancısı olan Natsume'nin, bu başyapıtında bu geçiş iklimini, romanındaki karakterler aracılığıyla derin bir "gönül" (kokoro) süzgecinden geçirmektedir. "Gönül", yaklaşık yüzyıl öncesinin Japonyasında yazıldı ve yazıldığı dönemde geçen bir hikâyeyi anlatır. Roman boyunca hissedeceğiniz merak duygunuz, size hayatla ilgili özgün dersler verecek. Uzak Doğu yaşam felsefesi ve bu felsefenin dingin ruh hallerine birebir şahit olacak ve bir insanın iç çekişlerinde kendi yaşam felsefenizden ve gönlünüzden parçalar bulacaksınız.