Arama

Jack London'dan mutlaka okunması gereken 14 kitap

Jack London'ın ABD'nin ilk ve tek proleter yazarı olduğunu biliyor muydunuz? Ya da dünyaca ünlü kitabı Demir Ökçe'nin distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edildiğini? Sizler için Jack London'dan mutlaka okunması gereken 14 kitabı derledik.

  • 1
  • 14
Cinayet Şirketi
Cinayet Şirketi

Cinayet Şirketi gizli bir örgüttür. Siz ona ulaşamazsınız, o sizi bulur. Birini mi öldürtmek istiyorsunuz? Tarife belli, ödeme peşin, kontratınız para iadesi garantili. Ancak toplumsal fayda gözetmeyen hiçbir suikastın altına imza atmamak gibi bir düsturları var. Her bir üyesi toplumda saygın bir konuma sahip bilim insanları, filozoflar ve akademisyenlerden oluşan şirket "kusursuz" işleyen bir örgüttür. Ta ki, kızıl milyarder Winter Hall'un şirketin şefi Dragomiloff'un izini bulup, onu varoluşsal bir etik tartışmanın içine çekmesine dek..

Jack London'ın bitirmeye ömrünün yetmediği roman, ölümünden 47 yıl sonra, yazarın finale dair notlarından hareketle, Robert L. Fish tarafından sonlandırıldı. Cinayet Şirketi, 1963'te ilk yayımlandığında Kennedy suikastıyla çalkalanan ABD'deki derin devlet yapıları ve komplo teorilerinin habercisi niteliğindeydi.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 2
  • 14
Beyaz Diş
Beyaz Diş

Jack London'ın Issız Diyarı, yaban, buz kalpli Kuzey Toprakları'ndaki hayatı konu edindiği ikinci romanı Beyaz Diş'tir. Vahşetin Çağrısı'na kendini bırakmış bir annenin yavrusu Beyaz Diş'in diyarıdır. Onun hayranlık uyandırıcı zekâsı ve içgüdüleriyle kendini var edişinin ve insan yaşamına geri dönüşünün enfes hikâyesi sizleri bekliyor.

Jack London ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876'da San Francisco'da doğdu. İlk teknesi Razzle Dazzle'la San Francisco Körfezi'nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, fok avlayan bir Japon gemisinde tayfalık yaptı, ABD'yi bir başına dolaştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland'a döndü, liseye başladı; sınavlarını dışarıdan vererek üniversiteye girdi. 1897'de altın aramak isteyen binlerce kişi gibi Jack London da Kanada'ya gitti ve bu yolculuk yazarlığının keşfi oldu.

Bir yıl kaldığı Klondike hakkında, 1903'te yayımlanan Vahşetin Çağrıs ıile 1906'da çıkan Beyaz Diş dahil çok sayıda öyküyü kaleme aldı. 22 Kasım 1916'da, geride bıraktığı 15 eseriyle, hayata gözlerini yumdu.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 3
  • 14
Kızıl Veba
Kızıl Veba

Kızıl Veba, medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur. Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan, vahşi yaşamın ortasında, kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan. Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar. İlkel zamanlara geri dönülmüş, yaşam yine 'yemek-çoğalmak-hayatta kalmak' üçgenine hapsedilmiştir. Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte, her türlü batıla inanmaktadır.

Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan, hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith'tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı, cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir. Yaşlı adama kulak verin, o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor. Peki, ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse, geriye insanlığa dair ne kalır?

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 4
  • 14
Demir Ökçe
Demir Ökçe

Jack London'ın Demir Ökçe'si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri'ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Tröstler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

  • 5
  • 14
Yabanın Çağrısı
Yabanın Çağrısı

"İlk ve son kez, elinde sopa olan bir adama karşı şansı olmadığını görmüştü. Bunu bir kez öğrenmişti ve hayatının geri kalanında asla unutmadı. O sopa bir şeyi açıklığa kavuşturmuştu. O sopayla, Buck ilkel kanunların hükmüne adım atmış ve bu girişi yarı yarıya atlatmıştı."

Buck, Santa Clara Vadisi'nde yaşayan bir çiftlik köpeğidir. 1890'larda Klondike Altın Avı döneminde kızak köpeklerine duyulan ihtiyacı fırsat bilen biri tarafından çalınır ve satılır. Konfor içinde yaşadığı evinden ayrılıp bir kızak köpeğine dönüşme sürecinde Buck, atalarından devraldığı yabanlığı ve kendi vahşiliğini keşfetmeye başlar. Jack London, Klondike Altın Avı'na Temmuz 1897'de katılmış, yaşadığı sağlık sorunları dinlenmesini gerektirince, ilk başarılı öykülerini yazacak zamanı da bu sayede bulmuştur. Yabanın Çağrısı, hem yazarın tanıklık ettiği bir dönemi tasvir etmesiyle hem de hikâyenin merkezine bir köpeği yerleştirmesiyle, oldukça özel bir hikâye sizleri bekliyor.

Kitabı incelemek ve satın almak için tıklayınız…

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN