Byung-Chul Han'ın modern yüzyıl okuması: Yorgunluk Toplumu
21. yüzyılla beraber zaman artık geçmemesi için değil geçmesi için uğraşılan bir argüman haline geldi. İnsanlık artık daha önce hiç olmadığı kadar umutsuz ve yorgun. Günümüzün en önemli eleştirmenlerinden olan Byung-Chul Han, Yorgunluk Toplumu kitabı ile büyük bir eleştiri okuması yapıyor.
Önceki Resimler için Tıklayınız
📚
İş ve performansın ifratı kendini sömürmeyi şiddetlendirir. Bu ise başkalarını sömürmekten daha verimlidir çünkü özgürlük hissiyle beraber gelir. Sömüren aynı zamanda sömürülendir. Avcı ve kurban artık ayırt edilebilir değildir. Bu kendi kendine çekilme hali, kendine içkin mecburiyet yapılarının şiddete tahavvülü sebebiyle paradoksal bir özgürlük doğurur. Performans toplumunun psişik hastalıkları, böylesi bir paradoksal özgürlüğün patolojik tezahürleridir.
Byung-Chul Han
📚
İnsanlığın kültürel icraatları, buna felsefe de dâhildir, bize derin ve yoğunlaşmış bir dikkat vermiştir. Kültür, içinde derin bir dikkatin mümkün olduğu muhiti şart koşar. Bu derin dikkatin yerini gitgide tamamıyla başka bir dikkat formu alır: Hiper-dikkat. Çeşitli hedefler, bilgi kaynakları ve işlemler arasındaki âni odaklanma değişiklikleri bu dağınık dikkati işaret eder. Sıkıntıya karşı az bir tolerans gösterdiği için de, yaratıcı süreçler için hiç de önemsiz olmayan derin sıkıntıya çok az müsaade eder. Walter Benjamin bu derin sıkıntıya "tecrübe yumurtasına kuluçkaya yatmış bir rüya kuşu" demiştir.
Byung-Chul Han
📚
Dinlenmenin ortadan kalkmasıyla "dinleme kabiliyeti" kaybolur ve "dinleyenler cemaati" sırra kadem basar. Bizim aktivite topluluğumuz ise dinlenmeye taban tabana zıttır. "Dinleme kabiliyeti" doğrudan doğruya, yoğunlaşmış ve derin dikkat istidadımıza dayanır, ki buraya hiperaktif ego için herhangi bir giriş yolu yoktur.
Byung-Chul Han
📚
"Huzur eksikliği sebebiyle medeniyetimiz yeni bir barbarlığa dönüşüyor. Hiçbir zamanda çalışanlar, yani huzursuzlar, bu kadar muteber değildi. Bu sebeple insan karakterine dair ele alınması gereken en önemli düzeltmelerden biri ondaki dalgınlaşma unsurunun önemli bir derecede güçlendirilmesidir." (F. Nietzsche)
Byung-Chul Han
📚
İnsan bakmayı, düşünmeyi ve okuyup-yazmayı öğrenmelidir. Nietzsche'ye göre öğrenmenin amacı "yüksek kültür" olmalıydı. Bakmayı öğrenmek demek, "gözü sükûnete, sabra ve kendine-gelmeye-bırakmaya alıştırmak", yani, gözü derin ve yoğun bir dikkate, uzun ve aşamalı bir bakışa ehil kılmak demektir.
Byung-Chul Han