Asaf Halet Çelebi'nin Bütün Yazıları
Şiirleri ve düz yazıları ile modern-gelenekçi çizginin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul edilen Asaf Halet Çelebi, ömrünün ciddi bir kısmını kütüphane memuru olarak geçirmişti. Bu durum onun okuma kültürü ve entelektüel merakı üzerinde çokça etkili oldu. Yazarın deneme, eleştiri, ve inceleme yazılarından meydana gelen Bütün Yazıları başlıklı eseri, Asaf Halet Çelebi'nin dergilerde yayınlanan düz yazılarından meydana geldi. Sizler için Asaf Halet Çelebi'nin Bütün Yazıları'ndan önemli cümlelerin altını çizdik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
📚
"Bir ordudaki çavuşlar nasıl birbirinden farklı değilseler, muhtelif milletlerin yıllıklarında meb'uslar nasıl harf sırasıyla ve birbirinden farksız konulmuşsa, hattâ manav dükkânlarındaki armutlar nasıl irili ufaklı bir yere dizilmişse, bizim eski ve yeni edebiyat kitaplarındaki zatlar da çok defa böyle dizilirler. Etiketleri hazırlanır, sonra da yapıştırılıp rafa konulur. Edebiyat tarihleri, hele tezkereler Galib Dede ile bir Akif veya bir Arif Efendi'den ayrı cins bir pirinçten bahsederler gibi bahsederler. Bu tezkereler ve tezkerelikten kurtulmamış edebiyat kitapları da ekseriye şairlerin en muvaffakiyetsiz ve harcıâlem şiirlerini mikroskopla arayıp hepsi bir çeşit görünsün diye bulup çıkarırlar. Galib Dede için pek de çok eski olmayan bu buluşları size ezberden söyleyebilirim: Üslûb-u Hayalî (!) açmıştır… Devrinde yenilik getirenlerdi; "bir başka lisan terennüm ettim" demişti… ilâh… Hemen hemen bütün kerametleri bunlardan ibaret kalır. Onun getirdiği yeniliklerin nasıl yenilikler olduğu hiçbir münekkidin tahlilinden geçmemiş, hakikaten Türk edebiyatının bu çok büyük şairi hakkında hiçbir esaslı tenkit yazısı yazılmamıştır. Galib Dede ne yaşadığı devirdeki "Pîr-i haknûs"lar, "Şalgam Hoca"lar, ne de romantik bozuntusu güzidelerce tanınmıştır. Naci Efendi bile ancak avamdan bir insanmış gibi onu hayırla yâd etmeği kâfi görür ve en çok şairin ölümünden sonra, Sürûrî tarafından yazılan ebced hesabı tarihe kuvvet verir:
"Geçti Galib Dede candan yâhû"
Hâlbuki zavallı ve büyük Galib'in yetiştiği devirde bile, üdebâ-yı kiram kırıntıları tarafından o bir dekadan ve rate addediliyordu. Çünkü bütün kusuru başkalarına benzememek, yeni bir çığır açmış olmaktı. Şiirleri müsamaha bilmez mukallitlerce tezyif ve tahkir ediliyordu."
Asaf Halet Çelebi
📚
"Galip eserinin başında onu niçin yazdığını anlatıyor. Bulunduğu bir mecliste Nâbî'nin meşhur Hayr-âbâd'ını fazla mübalâğa ile methetmişlerdi. O, Nâbî'nin meşhur hürmetkârlarından olduğu halde bu eserin kıymetsizliğinden bahsetti ve tabiî o mecliste bulunanların istihfaflarına uğradı. Derin ve âni bir heyecana kapılan şair, bu iddia yüzünden, başladığı Hüsn-ü-Aşk'ı altı ay zarfında bitirdi (1782). Bilhassa bu ölmez eser, onun kıymetini büsbütün arttırmıştı."
Asaf Halet Çelebi
📚
"Bütün hayatı 41 senenin içine sığan Galip Dede bu kısa zamanın hemen yarısında en mühim eserini, Hüsn-ü Aşk'ı vermişti. On sekiz yaşında bütün şiirlerini yazmış bulunan büyük Fransız şairi Rimbaud hatıra getirilecek olursa buna fazla şaşmamak icap eder. Yaşayacak fazla zamanları olmayan bazı dâhiler, olgunluklarını hayatının normal seyrinden çok evvel tamamlamış oluyorlar. Biri Fransız, diğeri diğeri Türk edebiyatının büyük çapta dâhileri olan bu iki şair de bunu gösteriyor. Ancak Galib Dede'nin ne muhiti, ne yaşayış tarzı ötekine hiç benzemez; büsbütün ayrı, son derece temiz, mütevazı olduğu kadar da şerefli ve caziptir.
Asaf Halet Çelebi
📚
"Zaman mefhumu daha ziyade bizim beynimizin içindedir. Çoğumuz güzeli zamanla ölçmek isteriz. Yine içimizden birçoğu güzelliği kendi gözlerine inanarak değil başkalarının gözlerine inanarak kabul etmek ister. Çünkü "güzel" standart damgası vurulmuş bir şeyi kayıtsızca kabul edivermek onun için kolay ve tehlikesiz olacaktır. Kollektif bir görüş rahatlığı insanı düşünmekten kurtarır. Bu görüş rahatlığı temin eden göreneklere, modaya uyma neticesinde beğenilen şey acaba hakikî sanat eseri midir?
"Meselâ, ne bileyim, bir çamurdan kaba ve iğrenç bir put yapıp ona tapan bir topluluk olduğumuzu düşünelim. Yine bir an bu kollektif manyetizmanın seyyalesinden kurtulup da iç benliğimizin gözler ile bakmaya muvaffak olduğumuzu farz edelim. Güzeli ve iyiyi görünce çamur putlardan uzaklaşacağımız muhakkaktır. Çamur putları yağmurlar ve karlar siler, eritir; çünkü zamanın eriteceği şey de bunlardır."
Asaf Halet Çelebi