Semavi Eyice kimdir? İstanbul'un tarihine sahip çıkmak adına önerileri...
Semavi Eyice, yaklaşık bir asırlık ömründe İstanbul'daki tarihi mirasın çeşitli yönlerinin hafızasını oluşturdu. Sanat ve kültür tarihçisi Eyice, ardında 400'ü aşkın bilimsel makale ve çok sayıda eser bıraktı. İslam Ansiklopedisi çalışmalarına önemli katkılarda bulunan Eyice, yaklaşık 440 madde ve madde bölümü yazdı. Tarihçilerin pusulası olarak görülen Semavi Eyice, sanat tarihine, kültürüne sahip çıkmak adına neler yapılması gerektiği konusunda da önerilerde bulundu. Sanat tarihinin hafızası Semavi Eyice'yi doğum yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Semavi Eyice, 1997'de "Türkiye Bilimsel Araştırmalar Kurumu Hizmet Ödülü", 1998'de Fransa tarafından verilen "Legion d'Honneur Nişanı", 2009'da "Atatürk Kültür Merkezi Hizmet Ödülü" ve "Avrupa Kültürleri İstanbul Buluşması temalı onur ödülü", 2011'de "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü", 2012'de "Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği Özel Ödülü" ve 2014'te Diyanet İşleri Başkanlığının "Yüzyılın İslam Kültür Hizmeti Onur ve Hizmet Ödülü"nün sahibi oldu.
Tedavi gördüğü hastanede 28 Mayıs 2018'de yaşamını yitiren Eyice, Fatih Camisi haziresinde Prof. Dr. Halil İnalcık'ın yanına defnedildi. Sanat tarihi profesörü Eyice'nin kendi ağzından çocukluğundan bu yana hayatının çeşitli devrelerini anlattığı söyleşi, 2014'te kitap olarak okuyucuyla buluşturuldu.
Prof. Dr. İlber Ortaylı, tarihçi Eyice'nin vefatının ardından yazdığı köşe yazısında şunları dile getirmişti:
"Semavi Eyice, çok genç yaşlarında hatta üniversite çağından önce şehri adımlayan, tespit etmeye çalışan bir alim adayıydı. Son gününe kadar da bu özelliğini kaybetmedi. Talihsiz bir göz ameliyatı yüzünden son on yılında artık kitaplarını ve resimleri kullanacak durumda değildi. Ama şaşılacak hafızasıyla neyin nerede olduğunu bilir, okutturarak veya hatırlayarak konferanslarını verirdi.
Bu dönemde onunla birkaç uzun televizyon sohbetimiz de oldu. Orada bile soran ve dinleyen konumundaydım. Epey şey öğrenmişimdir. Maalesef kendi dalının geleceği konusunda ekşimtırak intibalarla aramızdan ayrıldı. Ama belli olmuyor, bu memlekette kapkara bilgisizliğin yanında pırıltılı ve meraklı insanlar da her zaman çıkıyor. Ben Bizans araştırmalarının bile Türkiye'de geleceği, hem de parlak geleceği olacağına inananlardanım. Elverir ki gençlerin merakı Semavi Eyice'de olduğu gibi bombalar altındaki Avrupa'da okumaya gidecek kadar derin olsun. O zaman böyle verimli hocalar çıkar."