Arama

Rönesans ninnisine son veren Fuat Sezgin’e dair bilinmeyenler

İslam Bilim Tarihine yaptığı katkılarla, adını tarihe altın harflerle yazdıran Prof. Dr. Fuat Sezgin, günde 17 saat çalışırdı. 6 ay gibi kısa bir sürede Arapça'yı çok iyi derecede öğrendi. Hadis alimi Buhari'nin kaynakları ile ilgili gerçekleri ortaya çıkardı ve Avrupa'nın uydurduğu Rönesans ninnilerine son verdi. Bir dönem İslam Bilim Tarihi üzerine kaleme aldığı kıymetli yazılarıyla Fikriyat'a katkı sağlayan Prof. Dr. Fuat Sezgin'i, doğumunun 95'inci sene-i devriyesinde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

  • 1
  • 31
GÜNDE 17 SAAT ÇALIŞAN BİR ‘İBNÜ’L VAKT’
GÜNDE 17 SAAT ÇALIŞAN BİR ‘İBNÜ’L VAKT’

Fuat Sezgin, 1943'te İstanbul'a geldi ve İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter'in öğrencisi oldu.

İslam bilimlerine yönelen Sezgin, matematiğe olan merakının şarkiyata dönüşümü konusunda Helmut Ritter'in etkili olduğunu söylerdi. Ritter'le çalışmaya başladıktan sonra çalışma düzeninin nasıl değiştiğini şu sözlerle anlatırdı:

"Ritter'le çalışmaya başladım. Çok zor bir adamdı. Çalışmaya başladıktan bir iki gün sonra bana: "Fuat! Günde kaç saat çalışıyorsun?" diye sordu. "13-14 saat çalışıyorum" dedim. O zaman bana: "Bu çalışmayla âlim olamazsın. Eğer âlim olmak istiyorsan bu miktarı artıracaksın. Benim hocam (Eilhard) Wiedemann günde 24 saat çalışırdı. Gün daha uzun olsaydı daha çok çalışırdı" dedi. Ben bu konuşmadan sonra çalışma saatlerimi yavaş yavaş artırdım. 17 saate kadar çıkardım. Uzun zaman böyle devam ettim. Son senelerde, malum, artık yaşlanınca çalışma tempomu biraz yavaşlattım."

Fuat Sezgin'in Fikriyat'taki tüm yazılarına ulaşmak için tıklayın...

  • 2
  • 31
FUAT SEZGİN, ŞARKİYATTAN BİLİM TARİHİNE NASIL GEÇTİ?
FUAT SEZGİN, ŞARKİYATTAN BİLİM TARİHİNE NASIL GEÇTİ?

Prof. Dr. Fuat Sezgin'in öğrenciliği döneminde İstanbul Üniversitesi'nde bilim tarihi yoktu. Sezgin, hocası Ritter'in "Matematiği bırakma" tavsiyesi üzerine matematik bölümüne giderek ders aldı.

Ritter'in Harizmî, Ebu'l-Vefa Buzcanî, İbn Heysem, Birunî gibi ünlü âlimlerin isimlerini sayması üzerine Fuat Sezgin oldukça etkilenmiş ve bir mülakatta o anda düşündüklerini şu sözlerle dile getirmişti:

"Bu isimler benim hiç bilmediğim, hatta duymadığım isimlerdi. Dehşete düştüm. Hocam halimi görünce: "Bunlar ve daha pek çok isim büyük âlimlerdi ve daha sonraki Avrupalı âlimlerle aynı seviyedeydiler; hatta yer yer onlardan da üstündüler" diye açıkladı. Bu konuşmadan sonra da bilim tarihi yapmaya karar verdim. Hocam Ritter, tabiî ki matematik ilimlerinden anlamıyordu. Ancak benden çok süratli bir şekilde Arapça öğrenmemi istedi."

  • 3
  • 31
6 AYDA ARAPÇA ÖĞRENDİ
6 AYDA ARAPÇA ÖĞRENDİ

Şarkiyat ve bilim tarihine olan ilgisine ışık tutan ve ona yol gösteren Helmutt Ritter, Fuat Sezgin'e kaynağından araştırma yapabilmesi için Arapça öğrenmesini tavsiye etmişti.

Sezgin o günlerde eve kapanmış ve 6 ay boyunca Arapça öğrenmek için çalışmıştı. Babasından kalan Taberî Tefsiri'ni okumaya başlayan Sezgin, "Hepsini anlamasam da ısrarla okuyor, Türkçe Kur'an tefsirleriyle karşılaştırıyordum. Bu şekilde, gece gündüz 6 ay içinde 30 cildi okudum" diyordu.

Kısa zamanda Arapça'yı öğrenen Sezgin, sonbaharda okula gittiğinde Ritter'le olan anısını şu sözlerle anlatıyordu:

Derste bana bir yandan "Bu yaz ne yaptın bakalım" diye sorarken diğer yandan önüme Gazzâlî'nin İhya Ulumi'd-din'ini koyuverdi. Ben hemen hocanın maksadını anladım ve okumaya başladım. Şaşırdı ve "Hayatta bir lisanı bu kadar süratle bu kadar iyi öğrenen bir insan görmedim" dedi. Çok sevinmişti. Gerçekten de talebelerinin başarısı karşısında bu kadar çok sevinen bir insanı, bir hocayı hayatım boyunca tanımadım."

  • 4
  • 31
BUHARİ'NİN KAYNAKLARINA IŞIK TUTTU
BUHARİ'NİN KAYNAKLARINA IŞIK TUTTU

Doktora tezini "Buhari'nin Kaynakları" başlıklı eseriyle tamamlayan Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.

Fuat Sezgin'in, "Buhari'nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar" adındaki takdim tezi 1956'da yayımlandı.

Mecazu'l-Kur'an'ın kaynaklarını aradığı sırada, İbn Hacer el-Askalanî'nin Tehzib adlı eseriyle karşılaşan Fuat Sezgin, Muammer b. Musemma'yı Buharî'nin kitabında Muammer diye zikrettiğini öğrendi. Buhari'nin bu kitapla ilgisini araştırmaya başlayan Sezgin, Buhari'nin yazılı kaynak kullanıp kullanmadığını merak etmiş ve araştırmaya koyulmuştu.

Prof. Dr. Fuat Sezgin'in bu çalışması, El-Buhârî'nin yazılı kaynakları kullandığını ortaya koyarak, daha önce akademisyenlerin ve muhaddislerin mecmualarının sadece sözlü geleneğe dayandıklarına dair tezlerinin yanlış olduğunu kanıtladı.

  • 5
  • 31
TARİHTE KİMSENİN YAZAMADIĞI ESERE İMZASINI ATTI
TARİHTE KİMSENİN YAZAMADIĞI ESERE İMZASINI ATTI

İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'ni yazan Fuat Sezgin, bu eseriyle tarihe geçti.

Sezgin, bu çalışmaya başlamadan önce, 1956 yılında hocası Ritter'e bu fikrini açmış ve ondan "Bunu dünyada hiç kimse yapamaz. Bırak bu işi; boşuna kendini yorma" cevabını almıştı. Çalışmalarına kararlılıkla devam eden Sezgin, 1967 yılında kitabın birinci cildi çıkar çıkmaz Ritter'e göndermişti.

Ritter, Fuat Sezgin'e gönderdiği bir kartta eserle ilgili "Şimdiye kadar böylesini hiç kimse yapamadı. Senden başka da hiç kimse yapamayacak. Tebrik ederim" cümlelerini yazmıştı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN