İlk rüya tabircilerinden İbni Sirin
"İmam, hafız" gibi unvanlarla anılan İbni Sirin, hadis, fıkıh, şiir ve hesap bilgisiyle tanınsa da sonraki yüzyıllarda asıl şöhretini rüya tabirleri alanında yakaladı. İbn Haldun'a göre İbni Sirin, bu alandaki en meşhur alimlerden biriydi ve onun görüşleri nesilden nesile aktarıldı. İbni Sirin, edebiyatımızda da önemli bir yere sahipti. Nitekim edebiyatımızda İbni Sirin'in eserinden yapılmış birçok tabirname tercümesi bulunmaktadır. İşte ilk rüya tabircilerinden İbni Sirin hakkında detaylar…
Önceki Resimler için Tıklayınız
📌İbni Sirin hadis alanında gösterdiği aynı başarıyı fıkıh alanında da gösterdi. Devrinin önemli bir müçtehidi olan İbni Sirin'in fetvaları, halk tarafından ilgiyle karşılanıyordu.
📌Fakat İbni Sirin yine de sahabenin fıkhi bilgisinin kendi bilgisinden kat kat üstün olduğunu her fırsatta dile getirdi.
📌İlmi hayatının ilk dönemlerinde muhaddis ve fakih olarak tanınan İbni Sirin, sonraki yüzyıllarda ilk rüya tabircilerinden biri olması yönüyle anıldı.
📌Bilhassa Buhari, Müslim, Cahiz ve Ebu Nuaym İbni Sirin'in rüya hususunda geniş bilgisi ve kabiliyeti olduğunu nakletti.
📌İbni Sirin'in rüya tabirciliğiyle ilgili en kapsamlı bilgiyi İbni Haldun vermektedir. İbni Haldun Mukaddime'sinde bu alanda en meşhur alimlerden biri olduğunu, tabircilikle ilgili kurallarının nesilden nesile nakledildiğini anlatır.
Kur'an-ı Kerim'de rüya
📌Rüya tabiri İslam'da önem verilen bir alandır. Kur'an-ı Kerim ve hadislerde bu alandan sıklıkla söz edilir. Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Yûsuf'a rüya yorumunun öğretildiği,
"Onu satın alan Mısırlı adam karısına, "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur veya onu evlât ediniriz" dedi. İşte böylece Yûsuf'a orada bir yer sağladık ve bunu olayların yorumunu ona öğretelim diye de yaptık. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."
(Yûsuf 12/6, 21)
📌Hz. İbrâhim ile Ya'kūb ve Yûsuf'un gördükleri rüyaları tabir edip ona göre hareket ettikleri belirtilir.
" Bir gün Yûsuf, babasına demişti ki: "Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm."
Babası, "Yavrucuğum" dedi, "Rüyanı sakın kardeşlerine anlatma, sonra sana tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır."
Anlaşılan böylece rabbin seni seçecek, sana rüyada görülenlerin yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrâhim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Ya'kūb soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Kuşkusuz rabbin çok iyi bilendir, hikmet sahibidir."
(Yûsuf 12/4-6)
Hadislerde rüya
📌Hadislerde rüyanın insan hayatındaki yerine ve önemine defalarca değinilmiştir. Resûl-i Ekrem'e ilk vahyin salih rüya şeklinde gelmesi hadis kitaplarında da rüya ve tabirin yer almasına vesile olmuştur.
Bir hadiste yirmi üç yıllık vahiy müddeti içerisindeki bu altı aylık zaman dilimi kastedilerek, "Müminin sâdık rüyası nübüvvetin kırk altıda biridir" buyurulmuş (Buhârî, "Taʿbîr", 5; İbn Mâce, "Taʿbîr", 1; Tirmizî, "Rüʾyâ", 2-3),
📌İslam'da rüya tabirinde Hz. Ebû Bekir ile kızı Esmâ, Saîd b. Müseyyeb ve İbn Sirin'in adları öne çıkmıştır.
📌Arap edebiyatının en tanınmış tabirnamesi, İbn Sirin'e ait olan Kitâbü'l-Ta'bîrü'l-Rü'yâ adlı eseridir.
📌İbni Sirin'in yazdığı Kitâbü't-Tabirü'l-Rüyâ adlı eser kendisinden sonra yazılmış olan neredeyse bütün tabirnâmelere kaynaklık etmiştir. Rüyalar Kitabı, İbni Sirin'in yazmış olduğu Tabirnâmenin Türkçe'ye yapılmış olan tercümelerinden birisidir.
Eserin içeriği
📌İbni Sirin'in eserinin girişinde, Peygamberimizin Kur'an-ı Kerim ve hadislerde geçen rüyaları başta olmak üzere, diğer peygamberlerin ve tarihe mal olmuş kişilerin rüyaları konu edinilmektedir.
📌Tabirnameler bab sistemiyle tasnif edilmiştir. Her bir bölümde farklı nesne ve olayların rüya tabiri yapılır. Bu bablarda hangi rüyaların tabir edileceği eserin başında kısaca belirtililir.
"Bir kimse düş görse açılur anun tabiri. Eyü düş görse şad ola, eger yad ise sakınalar. Amma düş didükleri peygamberligin kırk altıncı derecesin[den]dür ve dahı peygamber gazretine nübüvvet kırk yaşında geldi. Altmış üç yıl ömr sürdü. Yigirmi üç yıl peygamberlik ile geçirdi. Andan sonra dünyadan ahirete intikal eyledi. Amma her kim düş görse vacibdür bilmek. Nitekim şeriat ilmin bilmek gerekdür. İlla bir bölük kişi degül. Hak Te˘ala bunları kelam-ı kadiminde yad kıldı."
📌İbni Sirin, rüyayı hadîs-i nefs, (nefsanî söz), tahvîf-i şeytan, (şeytan korkutması), tebşîr-i Rahmân (Rahmândan müjde) olmak üzere üçe ayırırdı.
📌Bir kimse rü'yada gördüğü hoş olmayan ba'zı şeyleri ona anlatıp, tabirini sorup, kendisine zararı dokunup dokunmayacağını sorunca, ona şu cevabı verdi:
"Uyanık iken Allahü Teâlâ'nın emirlerini yapmakta titiz ve takvâ sahibi ol. Böyle olursan uykuda gördüğün kötü rü'yaların sana zararı dokunmaz."