Mehmet Emin Ay
10 Temmuz 2026
Mehmet Emin Ay
İsraftan sakınmanın “sağlıklı bir hayat” için taşıdığı önem
Tüm Yazıları

İsraftan sakınmanın “sağlıklı bir hayat” için taşıdığı önem

Yaşadığımız hayatta, yediklerimizin "helal ve temiz" vasfına sahip olması; ve bu vasfa sahip yiyeceklerin insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde tüketilmesi, ayrı ayrı önem arz eden hususlardır.

Bilindiği üzere, bir gıda maddesi, hakkında haram kılınmış olduğuna dair bir hüküm yoksa o, "helal" kabul edilir; ve yenilip içilmesinde herhangi bir mahzur söz konusu olmaz. "Tayyib" vasfı ise onun hem helal bir gıda hem de birtakım "zararlı katkı maddelerinden arınmış", "temiz, hoş ve güzel" vasıflara sahip olduğunu ifade eder. Dolayısıyla müslüman bireyden, yediklerinin, helal olması yanında sağlığına zarar vermeyecek özelliklere sahip, yani "tayyib" olması da istenir. Bu önemli noktalara özen göstermekle birlikte bir hususa daha dikkat edilmesi gerekmektedir. O da kişinin, sağlığını korumak veya hastalığından şifa bulmak maksadıyla bazı durumlarda birtakım perhizlere riayet etmesidir. Bütün bunlar, aslında bir anlamda, Allah'ın verdiği sağlık nimetinin kadrini bilmek ve sıhhati korumak maksadıyla israfa düşmekten kaçınmaktır. Çünkü Peygamberimizin ifadesiyle, "İnsanların kadrini bilmek hususunda aldandığı iki nimet vardır: Sağlık ve zaman…" Bugünkü yazımızda işte bu konulardan birini ele almak ve sağlık nimetinden, onu korumaya dair hususlardan bahsetmek istiyoruz. Son olarak zikrettiğimiz perhiz konusuyla sözlerimize devam edelim, dilerseniz…

Asr-ı Saâdetten bir hatıra

Hz. Peygamber (sav) bir gün, yakalandığı hastalıktan yeni yeni kurtulmak üzere olan Hz. Ali'yi de yanına alarak halası Ümmü'l-Münzir Selmâ binti Kays'a misafir olmuştu. Peygamberimiz (sav), misafir oldukları evde, o dönemde âdet olduğu üzere, olgunlaşması için odanın bir köşesinde asılan hurma salkımlarından bir-iki hurma alarak yemeye başladı. Ancak Hz. Ali'nin de bu hurmalardan yemek arzusunda olduğunu görünce buna izin vermedi ve ona şunları söyledi: "Olgunlaşmamış bu hurmalardan yeme! Çünkü sen hastalıktan daha yeni kurtuluyorsun." Bunun üzerine Hz. Ali henüz tam olgunlaşmamış bu hurmalardan yemekten vazgeçti. Biraz sonra Peygamberimizin halası onlara arpa unu ve şalgam yaprağından yapılan bir yemek getirdi. Resûl-i Ekrem (sav) yemeğe işaret ederek, "Ey Ali! İşte bundan ye. Bu senin için daha faydalıdır." buyurdu.

Peygamber Efendimiz, tecrübelerine dayanarak henüz tam olgunlaşmamış koruk hurmanın, sağlığına henüz kavuşmak üzere olan Hz. Ali'ye iyi gelmeyeceğini ifade buyurmuştu. Bu hatıradan anlaşılan şudur ki, yiyecekleri tüketirken genel anlamda beden sağlığına dikkat edilmeli ve gerek hastalık zamanlarında gerekse nekâhat dönemlerinde, uzmanların uyarılarına kulak verilmelidir. Bu hususta özenli ve dikkatli davranmak, israftan kaçınmak anlamına gelmektedir. Zira böyle bir tavır, haddini bilmek ve haddini aşmamaktır; bir diğer ifadeyle israf etmemektir.

İnsan sağlığını tehdit eden yiyeceklerden uzak durmak

İnsan sağlığını tehdit edebilecek ve tiksindirecek yiyeceklerin atılması, terkedilmesi ve yenilmemesi ise "israf" olarak görülmemelidir. Peygamber Efendimiz (sav) kendisine ikram edilen hurmanın içinde kurt olup olmadığına bakmış, böylece alınacak gıdanın bir nevi kontrolünü yapmıştır. Yine Resul-i Ekrem (sav), su ve süt gibi içecek kaplarının temizliğine dikkat edilmesini ve geceleri ağızlarının sıkıca kapatılmasını, böylece içeceklerin olumsuz etkenlerden korunmasını istemiştir.

Yine bu başlık altında, konuyla doğrudan ilgisi olduğunu düşündüğümüz "gıdalardaki zararlı katkı maddeleri"nden ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan zehirli ilaçlardan da bir nebze bahsetmek isteriz. Gerek lezzet ve aroma katması amacıyla gerekse raf ömrünü uzatmak maksadıyla gıdalara katılan katkı maddelerinin pek çoğunun maalesef sağlığa zararlı içeriklere sahip oldukları araştırmalarla ortaya konulmuştur. Buna rağmen kapitalist anlayışın "daha fazla üretim-daha fazla tüketim" amacıyla insan sağlığını hiçe sayarak üretimlerine devam ettikleri insan sağlığına "zararlı katkılı" besin maddelerinden uzak durmak ve özellikle yeni yetişen nesilleri bunlardan uzak tutmak anlayışı, helal ve temiz gıdalarla beslenmek ve haddi aşma anlamına gelen israfa düşmemek adına önemli bir duruştur… Bu hususa en çok dikkat etmesi gereken ülkeler İslam ülkeleri ve nerede yaşarsa yaşasın müslüman bireyler olmalıdır.

Ölçüsüzce kullanılan tarım ilaçlarıyla yetiştirilen sebze ve meyvelerle birlikte, genetiği değiştirilmiş gıda maddeleri ve ağır metaller içeren besinler de bu bağlamda uzak durulması gereken besin kaynaklarıdır. Sağlığı tehdit ettiği ve kanser gibi birtakım onulmaz hastalıklara yol açtığı kabullenilmiş bir gerçek olan bu gıda maddeleri, tek kelimeyle "tayyib olmayan" besin kaynaklarıdır; ki bu vasfı, onların rahatlıkla tüketilmeyeceği anlamına gelmektedir.

Yemeğin sonundaki duanın önemi

Sağlıklı bir hayat için, insanın yedikleri ve içtiklerine dikkat etmesi şarttır. Zira doğru ve sağlıklı beslenme için, yenilen gıdaların muhtevası kadar bu gıdaların niçin ve nasıl yenildiği de önemlidir. Müslüman birey, vücudunun ihtiyacı olan beslenmeyi gerçekleştirmek için yemek yeme eylemini de bir ibadet olarak görmelidir. Her önemli işe olduğu gibi ibadetlere de "Bismillah" diyerek başlamak, nasıl ki bir gereklilik ise yemeğe de besmele ile başlamalıdır. Yemek esnasında bunca nimetleri veren Rabbine karşı daima şükür duyguları içinde bulunmalı, yediği yemeğin, ibadetlerin ifasına güç ve kuvvet, bedeni faaliyetlerine enerji kaynağı olacağını düşünmeli ve bunun gerçekleşmesi için de sonunda dua etmelidir. Bir anlamda mümin, Allah Teâlâ'nın kullarına lütfettiği sayısız nimetlerin muhasebesini yaparak yemek yemeli, şükrünü de mutlaka yemeğin sonundaki dua ve niyazlarla eda etmelidir. Çünkü nimetlere şükrün bir göstergesi olan bu duanın önemini, Peygamber Efendimiz (sav) şöyle ifade buyurmaktadır: "Yemek yiyip de Allah'a şükreden bir kimse, (sevap yönünden) oruç tutarak açlığa sabreden kimse gibidir."

Cumanızı tebrik eder, sağlıklı günler dileriz…

Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mehmet Emin Ay

Mehmet Emin Ay Diğer Yazıları