Arama

Müslümana yakışan: Her zaman ve her yerde “Dürüst” olmak!...

Müslümana yakışan: Her zaman ve her yerde “Dürüst” olmak!...

Bir haftasını daha geride bıraktık. Peygamber Efendimizi (sav) doğumunun yıldönümünde anmakla beraber aynı zamanda O'nu farklı yönleriyle tanıma ve anlamaya vesile olmasını hep temenni ederiz. Zira anmak, "anlama"ya vesile olduğu zaman yapılan iş "tamam" olur.

Yüce Mevlâmız tarafından her yönüyle bizlere "en güzel örnek" gösterilen Son Nebi'nin, Rabbinden alarak bütün insanlığa tebliğ ettiği vahy-i ilahi olan ayetleri ve O'nun ümmeti olarak bugün yaşamakta olduğumuz ticari hayatımızdaki sıkıntılara çözüm niteliğindeki tavsiyelerini bu yazımızda ele alacağız.

PEYGAMBERİMİZİN MESLEĞİNİN BİZİM İÇİN TAŞIDIĞI DEĞER

'e bakıldığı zaman pek çok ayetin ticaretten, alış-verişten, kazançtan, kaybetmekten… bahis konusu edildiğine şahit oluruz. Bunun sebeplerinden biri Mekke sakinlerinin geçimlerini ticaretle kazanmaları ve ticareti iyi bilmeleridir. Diğeri ise ticaretin insanın hayatını idame ettirebilmesi için onun geçim yollarından biri olmasıdır; ve Allah Teâlâ'nın, insana dair bu ihtiyaca vahy-i ilahi ile karşılık vermesidir.

Şurası bir hakikattir ki, her bir peygambere bir meslek tayin eden Allah Teâlâ, gönderdiği Son Elçi Hz. Muhammed'e (sav) meslek olarak ticareti takdir buyurmuştur. Peygamberlik vazifesiyle görevlendirilmeden önce amcası Ebu Tâlib ile birlikte kumaş ticareti ile uğraşan Efendimiz, (sav) zaman içinde , Bahreyn ve diyarlarına kervanlarla birlikte ticari emtia getirip-götüren bir uluslararası tâcir durumuna gelmişti. Dolayısıyla kendisi ticari hayatın bizzat içinde bulunan biriydi. Ancak O, aynı zamanda "özü-sözü doğru" kişiliğiyle Mekkelilerin kendisine "" vasfını verdikleri Muhammedül-Emin idi.

Bugün bizler, onun bir ticaret erbabı olarak örnekliğine her zamankinden daha muhtacız. Zira bugün şanlı bir ecdadın torunları olarak bizler millet olarak sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Dış kaynaklı ekonomik saldırılar sebebiyle yaşadığımız birtakım problemler ticari hayatta pek çok müessesenin zincirleme sıkıntılarla muhatap olmasına sebebiyet verdi. Bugün imtihan, mal-mülk; servetin ve dünyalıkların elden çıkması… gibi maddi alanlarda vesselâm. Ancak öte yandan, yine dikkat çekici birtakım hususlar var ki, bunlar Allah ve Resulünün açık ve net bir biçimde müminlere haram kıldığı konular olmasına rağmen gündemimizde adeta hiç yer tutmuyor. Bilgisizlik mi, kaale almamak mı yoksa kanıksama mı belli değil!..

Sözgelimi, bakıyorsunuz bu kriz ortamında bile en çok kâr eden şirketler sıralamasında, parayı faizle alıp veren bankalar ilk dokuz sırayı işgal ediyor!..

Bakıyorsunuz, ekonominin canlı bir şekilde devam etmesinin hayati önem taşıdığı şu günlerde, binlerce ton gıda maddesini stoklayıp vatandaşın yiyeceği patatesin, soğanın fahiş fiyatlara yükselmesine sebep olan karaborsacı zihniyet yeniden hortlamış!..

Bakıyorsunuz, dövizle hiç alakası olmayan yerli üretim mallarına haksız zamlar yapmaktan çekinmeyen birtakım kara vicdanlı kişilerin fırsatçılık anlayışı sık sık haberlere konu oluyor!..

Bize ne oldu da, birbiriyle "kardeş" olan ve bu sebeple müntesip oldukları teşkilata Ahilik (Kardeşlik) adı verilen; esnaf ve sanatkârların, tâcirlerin tesis edip yaşattıkları bu medeniyeti kuranların torunları olan bizler bu hallere düştük?..

Kanaatimizce, meselenin ehemmiyetini ortaya koymak adına kısaca temas ederek yazdıklarımız bizim için bundan sonra söyleyeceklerimize bir mukaddime oluşturmuştur. Şimdi geliniz, bu sıkıntılarımızı aşma hususunda, peygamberlik vazifesi öncesinde bir ticaret erbabı olan Resul-i Ekrem (sav) Efendimizin getirdiği ayetlere ve onun bu husustaki tavsiye ve uyarılarına kulak verelim.

ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN DÜRÜST OLMAK

"" veya "" ifadeleri bir surenin veya ayetin Mekke'de nâzil olduğuna işaret ederler. Kur'an-ı Kerim'e baktığımızda ticaretten, alış-verişten, kazanç ve kayıptan, terazide hassasiyetten ve dürüstlükten bahseden pek çok ayetle ve bu ayetlerin yer aldığı surelerle karşılaşırız. Birkaçını örnek olarak verelim:

Doğruya (hidayete) karşılık sapkınlığı (dalâleti) satın alanlar işte o münafıklardır. Bu sebeple onların ticaretleri kâr etmemiş ve onlar doğru yolu bulamamışlardır." (, 16)

(Hz. Şuayb onlara dedi ki) "Ölçüyü tam tutun, eksik verenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın." (Şuarâ, 181-182)

"Eksik ölçüp tartanların vay haline! Onlar insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler. Kendileri başkalarına ölçüp verdiklerinde ise haksızlık ederler." (Mutaffifîn, 1-3)

"Göğü O yükseltti. Denge ve ölçüyü O koydu ki, dengeden sapmayasınız. Ölçüyü düzgün tutasınız ve eksik tartmayasınız." (Rahman, 7-9)

Bu ayetler, hem putlara tapan Mekkeli müşrikleri ve inanmış gibi görünen münafıkları, hem bir avuç Müslümanı, hem de bu mesajın ulaştığı tüm insanları ve tabiatiyle günümüzde yaşayan bizleri ilgilendirmektedir. Mesaj açık ve nettir: Müslüman her hâlükârda, yani nerede ve hangi konumda olursa olsun işinde-gücünde, ticaretinde dürüst olmalıdır. Bu prensip sadece Hz. Muhammed'in getirdiği şeriatinde değil, önceki ümmetlere gönderilen peygamberlerin de şeriatinde var olan bir emr-i ilâhidir. O halde, ticaretle iştigal eden bir Müslüman için şartlar ne olursa olsun, "Müslümanca yaşamak" ideali ve "Müslümanca duruş" hedefi gönülde her daim var olmalıdır. Bu ideal var oldukça niyet "" hale gelecek, hedef "salih" amel olacak ve Allah Teâlâ bu kişiye "doğru yol"u ve doğru olanı gösterecektir. Günümüz ticari hayatında en büyük kaybımızın işte bu yüce idealleri ve güzel ticari ahlâkı yitirmemiz olduğu kanaatindeyiz.

Gelecek yazımızda Medine'ye hicret ettikten sonra, Müslümanlara helal kazancın zeminini oluşturan Hz. Peygamberin (sav) ticarete dair hususlarda ne gibi tavsiye ve uyarılarda bulunduğuna dair bilgiler paylaşmak üzere, sağlıcakla kalınız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN