Arama

Yarın Terviye günü... Başlıyor Tekbir ve tesbihler!...

Yarın Terviye günü... Başlıyor Tekbir ve tesbihler!...

Değerli okuyucum.

Bugün 29 Ağustos 2017. Hicri takvime göre 7 Zilhicce 1438... Her yılın Zilhicce ayı, içinde "Hacc Menâsiki" adı verilen hacc ibadetlerinin ifa edildiği zamanları ve ardından Kurban Bayramı günlerini de ihtiva eden önemli mübarek geceleri ve günleri barındırır. Yarın idrak edeceğimiz 30 Ağustos Çarşamba günü, Zilhicce'nin 8. Günüdür. Bu gece ise bizi yarına ulaştıracak Terviye Gecesi'dir. Bu gecenin faziletine dair Muaz bin Cebel'in (ra) Resûl-i Ekrem (sav) Efendimizden aktardığı bir hadis-i şerif'te şöyle buyurulmaktadır:

"Beş geceyi ihya eden, Cenneti hak etmiş olur. Bunlar, Terviye gecesi (Zilhicce ayının sekizinci gecesi) Arefe gecesi, Kurban Bayramı gecesi, Ramazan Bayramı gecesi ve Şaban ayının onbeşinci (Berat) gecesidir."

Peki, Terviye ne demektir? Kelime olarak Terviye, sulama, bol su verme, bir işi yaparken enine boyuna düşünüp taşınma gibi anlamlara gelmektedir. Eskiden beri hacılar Arafat'a çıkmadan önce kana kana zemzem kuyusundan su içerek Mina'ya hareket ettikleri için bu güne böyle bir isim verildiği söylenmektedir. Ancak değişmeyen hakikat, bu gün ve öncesindeki gecesi, Zilhicce'nin mübarek gün ve gecelerinden biridir.

Yarın, hacı adayları sabahın erken saatlerinden itibaren, ikamet ettikleri evlerden, otellerden ihramlarını giyinerek ve niyetlenerek Mina'ya doğru yola çıkarlar ve Mescid-i Hayf yakınlarındaki çadırlarına yerleşirler. Onlar, Peygamberimizin ifadesiyle, "yeryüzünde yaşanan en faziletli gün olan Arefe gününde" Vakfe'ye durup Rabbul-Alemin'e niyazda bulunacakları Arafat Vadisi'ne intikal öncesi Mina'da gecelerler... Dillerinde telbiyeler ve tekbirler vardır. Mina'da gecelemek Sevgili Peygamberimizin sünnet-i seniyyelerinden biri olduğu gibi aynı zamanda mümini bir sonraki güne manevi olarak hazırlayan bir süreçtir de... Dolayısıyla, bu geceyi ibadetle, nafile namaz, Kur'an tilaveti, zikir ve tesbihat ile geçirmek hem hacı adayları hem de tüm müminler için, kaçırılmaması gereken bir fırsattır.

Ertesi sabah, edâ edilen namazlardan sonra artık kafileler halinde Arafat Vadisi'ne doğru intikallere başlanır.

Arafat Vadisi... Eteklerinde insanlığın ana babası Hz. Adem ile Hz. Havva'nın birbirlerine kavuştukları "Cebelür-Rahme" adlı dağın bulunduğu vadi...

Arafat Vadisi... Her Arefe gününde, Nebiler ve velilerin ruhaniyetlerinin toplanıp müminlerin dualarına amin dedikleri vadi...

Arafat Vadisi... Mahşer gününün en mükemmel provasını müminlere bizzat yaşatan müstesna mekân...

Arafat Vadisi... Bugün milyonlarca mümini aynı saatte ve aynı yerde bir araya toplayan Kadir-i Mutlak Allah Teâlâ'nın, yarın mahşer meydanında da insanlık alemini haşr u cem etmeye işte böyle muktedir olduğunu gösteren ibret tablosu...

Terviye ve Arefe Gününün En Değerli Zikir ve Tesbihi...

Yarından itibaren hacı adayı müminlerin dilinde artık zikir ve tesbihler vardır. Çünkü bir ayet-i kerime'de şöyle buyrulmaktadır:

"Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin)." (Bakara, 203)

Sayılı günlerde, sayısız adetlerle Allah'ı anmak, onu tesbih etmek vaktidir bu vakitler... Bu muhteşem ve müstesna günlerin en başta gelen zikri ise "Tekbir"dir... Çünkü tekbir, kulun Allah'tan başka hiçbir şeyi ibadete layık görmeyip ilan etmesi; sadece Allah Teâlâ'yı en büyük, en yüce ve en üstün kabul edip bunu kalbiyle tasdik, diliyle de ikrar etmesidir.

"Allahü Ekber… Allahü Ekber… Lâ ilâhe illallahu Vallahu Ekber… Allahü Ekber ve lillahil-hamd."

Her bir tekbir, Hz. İbrahim'in yaşadığı büyük sınavı ve ailesiyle birlikte yazdıkları "teslimiyet destanı"nı hatırlatmalıdır okuyan kişiye… Hani, gözleri bağlanmış, yanı üzere yatmakta iken, Vahiy Meleği Cebrail'in büyük bir hızla yere indiği ve inerken "Allahü Ekber" diye semayı çınlattığı ânı… Hani, Hz. İbrahim'in, başını gökyüzüne kaldırıp da yanında bir koçla inmekte olan Cebrail'i görünce, samimiyetini sınayan Rabbinin, onu gördüğünü de ikrar edercesine, "Lâ ilâhe illallahu Vallahu Ekber" deyişini… Ve Rabbinin emrine teslim olmuş İsmail'in, gözlerini açarak "Allahü Ekber ve lillahil-hamd" dediği anları hatırlatmalıdır… Zira tekbir, semada başlayıp yeryüzünde tamamlanan en büyük zikirdir aynı zamanda… Dolayısıyla, Arafat Vadisi'nde ve Müzdelife-Mina bölgesinde en değerli tesbih ve zikir, işte bu duygu ve düşünceyle okunacak tekbir'dir…

Yarın hacı adaylarının Mina'ya doğru hareket edecekleri Terviye günüdür. Bu gece onlar için de bizler gibi uazaklardan onları hasretle, merakla ve dikkatle takib edenler için de özel gecelerden biri olan Terviye Gecesi... İhya edenlerin, büyük fazletler nâil olacakları, Zilhicce'nin mübarek on gecesinden biri... O halde geliniz bu geceyi hep beraber değerlendirmeye çalışalım. Kadir Gecesi, Berat Gecesi ve diğer mübarek geceler gibi kadrini-kıymetini bilelim. Mazlum ve mağdur müminlerin yer yüzünün çeşitli beldelerinde arşa çıkan âhları son bulsun niyazıyla âh ü efgân edelim yalvaralım Allah'a... Tevbe edelim nice nice günahlardan Tevvab olan Rabbimize... Af dilekçeleri sunalım Ğaffar olan Mevlâmıza...

Terviye Geceniz mübarek olsun. Rabbimiz Teâlâ, mübarek topraklardaki müminleri selametle Arafat Vadisi'ne kavuştursun; esenlikle müstesna Arefe Günü'ne ulaştırsın inşaallah...

Yarın Arafat'a Özel yazımızda buluşmak üzere...

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2021 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN