Arama

Haşmet Babaoğlu
Ağustos 23, 2018
Bayram notları

Hayır, şaire uyup "nereye giderseniz gidin o şehir sizi takip edecek" falan demeyeceğim! Fakat dikkat ediyorum; kimse ait olduğu "hayat tarzı"ndan kaçmaya cesaret edemiyor. Hatta aklına bile getirmiyor. O halde kendinizi aldatmayın; ortada bir "kaçıp kurtuluş" yok!

***

"Hayat tarzı"na dört elle sarılıp değişmesinden korkanlara kızmamak gerek. Halleri anlaşılır. Çünkü hayat yok artık, sadece tarzı var! Ambalaj öyle bir sarıp sarmalıyor, öyle güzel örtüyor ki, içindeki boşluğu kimse fark edemiyor.

***

Hayatına nasıl baktığın, nasıl anlamlandırdığın, nasıl yaşamak istediğin meselesi çok önemli... Doğru! Zaten sorarsan, herkes farklı şeyler söylüyor bu konuda. Ama bakarsan görüyorsun ki, minik farklar bir yana herkes üç aşağı beş yukarı aynı hayatı yaşıyor. Yenildiğimiz yerlerden biri burası işte! "Hiza"ya sokulduğumuz, törpülendiğimiz, sözlerle oyalanıp eylemde kısırlaştırıldığımız yer burası!.. Neden? Bunu anlamak için "medarı maişet" köleliğine ve "işletmeye dönüşen insan" gerçeğine odaklanmak gerek...

***

Yoğun arzu, tutkulu bağlılık, derin hayal kırıklıkları, uykusuz geceler, kuşku nöbetleri ve yorgunluklar, mutluluk ile mutsuzluk arasında hızla gidip gelmeler... Söyleyin bakalım, modern insan bu halleri nerede yaşıyor? Aşkında mı? Hayır! İşinde yaşıyor.

***

Günümüz insanı çalışmaktan arta kalan zamanlarında çevresindeki haz kaynaklarını ve tatmin odaklarını araştırıyor. Sanki bir ses ona "her şey keyif vermeli!" diye fısıldayıp duruyor. O yüzden hep diken üstünde. O yüzden çok "keyifsiz" biri.

***

Biraz kedilere bakmalı!.. Bize "değer bilme"nin inceliklerini öyle güzel gösteriyorlar ki... Laf olsun diye değişmeye, değişim uğruna değerli eskileri terk etmeye bir kedi gibi inatla direnebildik mi hiç?

***

"Önemli olan tek şey sensin, sen kendine bak, bu senin hayatın" diyorlar. Onlarca yılboyunca okurlarına bunu tavsiye eden yazarlar biliyorum. Hem kendileri, hem de okurları hâlâ mutsuz. Dönüp, nerede yanlış yaptık, diye de sormuyorlar... Oysa başkalarının figüran olmaktan öteye gitmediği bir hayat berbat bir yalnızlıktır. Üstelik kimse kendine bakamaz! Yalandır! Göz başkasını görür, kalp başkasını sever ve insan ancak başkaları yoluyla "kendini" bulur..

Haşmet Babaoğlu-Sabah

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN