Rasûlullah'ın (sav) Meymûne Bintu’l-Hâris ile Evliliği
Rasûlullah'ın (sav) Meymûne bintu'l-Hâris ile nikâhlayıp aile hayatı yaşadığı son hanımı olarak kabul edilir. Onun evliliği Umretü'l-kazâ sırasında gerçekleşmiş olması ve Rasûlullah'ın ihramlı olup olmadığı tartışması sebebiyle hadis ve fıkıh literatüründe de geniş biçimde ele alınmıştır.
Müminlerin annesi Meymûne (r.), Hilâloğullarından Hâris ibn Hazm'ın kızıydı. Hz. Abbas'ın hanımı Ümmü'l-Fadl Lübâbe'nin kız kardeşi olduğundan Hz. Abbas ailesiyle yakın bir bağa sahipti. Aynı zamanda Abdullah İbn Abbas'ın teyzesiydi.
Evliliğe Giden Süreç
Rasûlullah (sav), Hudeybiye Antlaşması gereği hicretin yedinci yılında ashâbıyla birlikte Mekke'ye gelerek Umretü'l-kazâ'yı gerçekleştirdi. Meymûne annemiz ile evliliği bu ziyaret sırasında gündeme geldi. Kaynaklarda evlilik teklifinin nasıl iletildiği konusunda birden fazla bilgi vardır. Bazı kaynaklarda Ca'fer İbn Ebi Tâlib'in Meymûne'ye Rasûlullah (sav) adına talip olduğu, Meymûne'nin de nikâh işlerini Hz. Abbas'a havale ettiği aktarılır. Başka rivayetlerde Hz. Abbas'ın dul kalan Meymûne'yi Rasûlullah'a (sav) tavsiye ettiği kaydedilir. İbn Hacer el-Askalanî bu farklı bilgileri birlikte aktarmaktadır.
Ebû Râfi'den gelen rivayet ise özellikle önemlidir. Kendisi, Rasûlullah (sav) ile Hz. Meymûne arasında elçilik/aracılık yapan kişinin kendisi olduğunu bildirmiştir.
Rasûlullah (sav) İhramlı mıydı?
Bu evlilikte en meşhur tartışma konusu budur. Abdullah İbn Abbas'tan gelen sahih rivayette Rasûlullah'ın (sav) Meymûne ile ihramlıyken evlendiği belirtilmektedir.
Buna karşılık Hz. Meymûne'nin bizzat kendi rivayetinde, Rasûlullah'ın (sav) onunla evlendiği sırada ihramlı olmadığı açıkça belirtilmektedir. Bu rivayet Sahih Müslim'de yer almaktadır.
Aynı şekilde nikâhta aracılık yapan Ebû Râfi' de Rasûlullah'ın Meymûne ile ihramdan çıktıktan sonra evlendiğini ve zifafın da ihramsız iken gerçekleştiğini anlatmıştır.
Hadis âlimleri bu rivayetleri uzun uzun tartışarak değerlendirmişlerdir. Olayın doğrudan tarafı olan Meymûne ile nikâhın aracısı Ebû Râfi'in rivayetleri sebebiyle birçok âlim, nikâhın Rasûlullah (sav) ihramlı değilken gerçekleştiği kanaatini tercih etmiştir. Bu nedenle burada ihtilafı gizlememek, fakat Meymûne'nin kendi şahitliğinin "ihramlı değildi" şeklinde olduğunu özellikle belirtmek gerekir.
Nikâhta Hz. Abbas'ın Rolü
Hz. Meymûne'nin nikâh işlerini Hz. Abbas'a bıraktığı ve Hz. Abbas'ın onun adına nikâh işlemlerini yürüttüğü siyer kaynaklarında yaygın biçimde kaydedilmektedir. Bu durum iki aile arasında var olan akrabalık bağının daha da güçlenmesi anlamına gelmiştir.
Ancak teklifin başlangıcının Hz. Abbas'tan mı, Ca'fer'den mi yoksa başka bir elçi vasıtasıyla mı geldiği konusunda farklı bilgiler bulunduğundan ayrıntıyı kesinleştirmemek gerekir.
Hz. Meymûne'nin Mehri
Hz. Meymûne'nin mehri konusunda 400 ve 500 dirhem şeklinde iki farklı rakam nakledilmektedir. Tabakat adlı eserin müellifi Muhammed İbn Sa'd'dan aktarılan bir rivayette Rasûlullah'ın (sav) onunla 500 dirhem mehir karşılığında evlendiği ve nikâhında Hz. Abbas'ın görev aldığı belirtilmektedir. İbn Hacer de bu rivayeti kaydetmektedir.
Başka siyer kaynaklarında ise Hz. Abbas'ın Rasûlullah (sav) adına 400 dirhem mehir verdiği ifade edilmektedir. Bu sebeple burada "kesin mehir 500 dirhemdi" demek yerine, kaynaklarda 400 veya 500 dirhem şeklinde iki rivayet bulunduğunu belirtmek daha doğru olacaktır.
Mekke'de Düğün Yapma Arzusu
Umretü'l-kazâ antlaşması gereği Müslümanların Mekke'de yalnızca üç gün kalmasına izin verilmişti. Rasûlullah (sav), süre tamamlanırken Kureyşlilere evliliği münasebetiyle Mekke'de biraz daha kalmayı ve onlara bir düğün yemeği vermeyi teklif ettiğine dair erken dönem siyer kaynaklarında rivayetlerin bulunduğunu görmekteyiz.
Rivayetlere göre Rasûlullah (sav), anlam olarak, birkaç gün daha kalıp burada evlilik merasimini gerçekleştirerek kendilerine yemek ikram etmeyi teklif etmiş, fakat Mekkeliler bu teklifi kabul etmeyerek antlaşma süresinin dolduğunu ve Müslümanların şehirden ayrılmasını istemişlerdir.
Bu ayrıntı önemlidir; çünkü Rasûlullah'ın (sav) düğün yemeğini bir toplumsal yakınlaşma vesilesi hâline getirmeyi arzu ettiğini düşündürmektedir. Ancak bunun Buhari ve Müslim hadis müelliflerinin kriterlerinde güçlü bir rivayet olmadığını, bu bilgi ve kanaatlerin siyer kaynaklarında aktarıldığını belirtmek gerekir.
Mekke'den Ayrılış ve Serif'te Zifaf
Rasûlullah (sav) Mekke'den ayrıldıktan sonra Hz. Meymûne bir süre geride kaldı. Ebû Râfi'in daha sonra onu Rasûlullah'a (sav) ulaştırdığı nakledilmektedir. Zifaf Mekke'nin dışında bulunan Serif adlı yerde gerçekleştiği kaydedilir. İlginç bir şekilde Hz. Meymûne yıllar sonra yine aynı bölgede vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. İbn Hacer, onun Rasûlullah (sav) ile Serif'te zifafa girdiğini bildiren rivayetleri kaydetmektedir.
Dolayısıyla Hz. Meymûne'nin düğününün önemli coğrafî ayrımı şudur: evlilik işlemleri Umretü'l-kazâ sürecinde Mekke'de gerçekleşmiş; fakat zifaf Mekke dışında Serif'te olmuştur.
Velîme/Düğün Yemeyi
Hz. Meymûne'nin velîmesi konusunda bazı siyer ve biyografi kaynakları Rasûlullah'ın (sav) koyun kestirdiğini ve yemek hazırlattığını nakleder. Fakat bazı araştırmalarda Meymune ile ilgili aktarılan biyografik bilgide birden fazla koyunla velîme yapıldığı kaydedilmekle birlikte, bu ayrıntı Hz. Zeyneb bint Cahş'ın ekmek-et velîmesi veya Hz. Safiyye'nin hurma-akıt-yağ velîmesi kadar güçlü sahih hadis metinlerine dayanmamaktadır.
Bu yüzden kesin olan hususları ihtilaflılardan ayırmak gerekir: Rasûlullah'ın Meymûne ile evlenmesi, zifafın Serif'te bulundukları bir sırada ve Rasulullah ihramdan çıktıktan bir hayli zaman sonra gerçekleşmesi güçlü rivayetlere dayanır; velîmenin ayrıntılı menüsü ise aynı kesinlikte bir bilgi değildir.
Hz. Meymûne'nin evliliğiyle Rasûlullah'ın (sav) aile hayatındaki evlilikler tamamlanmıştır. Böylece onun nikâhı hem Ümmü'l-mü'minînler silsilesinin son halkasını oluşturmuş hem de Umretü'l-kazâ gibi Mekke-Medine ilişkilerinde son derece önemli bir tarihî dönemin içinde gerçekleşmiştir. Bu evlilikten sonra yüce Allah Rasûlüne başka bir evlilik yapmasını yasaklamıştır. Dolayısıyla bu evlilik Rasûlullah'ın (sav) evliliği olmuştur.
Ahmet Ağırakça
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.