Arama

23.05.2020

Gökyüzüne aşık bir pilot: Vecihi Hürkuş'un öyküsü

Gökyüzüne âşık bir vatanseverdi Vecihi Hürkuş... İlk uçuşunu yaptığında 20, savaşta Ruslara esir düştüğünde 21 yaşındaydı... Çok çalışkandı! Yorulmazdı, hep olması gerekeni yaptı! Acılı bir öykü bu, Vecihi Hürkuş'un öyküsü...

Tüm engellere rağmen imzasını attığı "Vecihi" serisi uçaklarla tanındı.

"Ona kapıyı ver, üstüne çıkar, onu da uçurur" cümlesiyle tarif edilirdi.

18 Ocak 1896'da İstanbul'da doğdu.

Çok hareketli ve zeki bir çocuktu.

Balkan Savaşı'na eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey'in yanında gönüllü katıldı.

Hayali hep tayyareci olmaktı, Tayyare Makinist Mektebi'nden küçük zabit (gedikli) olarak mezun oldu.

Birinci Dünya Savaşı'nda Bağdat Cephesi'ne makinist olarak gönderildi.

2 Şubat 1916'da bir uçak kazası geçirdi, İstanbul'a döndü.

İyileştikten sonra çok önemli bir adım attı.

Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girdi ve ilk uçuşunu 21 Mayıs 1916'da icra etti.

1917'nin sonbaharında Kafkas Cephesi'nde Rus uçağı düşürdü.

Böylece uçak düşüren ilk tayyareci oldu.

Bir hava savaşında yaralandı, Ruslara esir olmadan önce düşmana teslim etmemek için uçağını yaktı.

Esir olarak gönderildiği Hazar Denizi'nde bulunan Nargin Adası'ndan Azeri Türklerinin yardımı ile yüzerek kaçtı.

Kurtuluş Savaşı'nda sivil pilot olarak hizmet verdi, ilk ve son uçuşu o yaptı.

Başarılarından dolayı TBMM'den üç defa takdirname aldı, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazandı.

En büyük ideali havacılığın millileştirilmesiydi.

Projesini hazırladığı uçağı Vecihi K VI ile ilk sivil uçuşunu 28 Ocak 1925'te yaptı ancak izin çıkmamıştı.

Cezalandırıldı, uçması yasaklandı, dahası uçağına el konuldu.

Vazgeçmedi!

Türkiye'de anonim şirket halinde tayyare fabrikası kurmak istiyordu.

Kadıköy'de kiraladığı bir keresteci dükkânında üç ay içinde Vecihi XIV uçağını yaptı.

Yine sertifika verilmedi, birileri engel çıkarmaya devam etti.

Vazgeçmedi!

Tüm uçağı parçalarına ayırdı, trenle Prag'a götürdü.

Çek yetkililerden uçuş müsaadesi alsa da, yurda döndüğünde engeller devam etti.

İkinci uçağı da uçuştan men edildi.

Vazgeçmeyecekti!

21 Nisan 1932'de ilk Türk sivil havacılık okulunu (VSTM) kurdu.

İlk Türk kadın tayyareci Bedriye Gökmen'i yetiştirdi, öğrencileriyle 2 uçak daha yaptı.

Gelir gideri karşılamadı, okul parasızlıktan kapandı.

Hürkuş Hava Yolları'nı 29 Kasım 1954'te kurdu.

Türk Hava Yolları'nın seferden kaldırdığı uçaklardan sekizini banka kredisiyle satın aldı.

Yine yasaklar çıktı, olmadı, olamadı…

Hayatının son dönemlerinde maddi sıkıntılar çekti.

Ankara'da anılarını yazdığı bir dönemde beyin kanaması geçirdi.

16 Temmuz 1969'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu.

Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'nda defnedildi.

Ardından makale, şiir, şarkı sözü ve tiyatro oyunu yazıldı, ismi birçok film ve dizide geçti.

Hür doğdu ama hür yaşatmadılar onu…

Hatıralarında şöyle diyordu Hürkuş:

"Elimizden alınamayacak tek özgürlük tavrımızı seçme özgürlüğüdür Benim özgürlüğüm tek yolun milli üretimden geçtiğine olan inancıma ömrümü vakfetmekti Çünkü başkalarının kanatlarıyla uçmaya çalışanlar 'Hürkuş' olamazlar."

***

Vecihi Hürkuş, hayatının yaklaşık 30 bin saati havada geçen "ilk ve tek Türk pilottur."

***

Editör: Özge Özkul
Kurgu: Furkan Tutar

Haberin Devamı

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan FİKRİYAT veya fikriyat.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN