Nobel Ödüllü Aziz Sancar Beyin Kanseri Çalışmasını Anlattı

Yayınlanma Tarihi: 23.10.2026 09:33

Nobel Ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi'nde düzenlenen söyleşide beyin kanseri tedavisinde çığır açacak araştırmasını paylaştı. TMZ ilacı ile EdU molekülünün kombinasyonunun fare deneylerinde tam başarı sağladığını açıklayan Sancar, teşhisten sonra ortalama yaşam süresinin sadece 12 ay olduğu glioblastoma tedavisinde umut verici sonuçlar elde ettiklerini duyurdu. Mardin'in Savur ilçesinde doğan ancak babaannesi Diyarbakırlı olan Sancar, "Kendimi hem Mardinli hem Diyarbakırlı sayarım" diyerek şehirle olan güçlü bağını vurguladı. DNA hasarı üzerine 50 yıl, beyin kanseri üzerine 3 yıldır çalışan Sancar, EdU molekülünün kan-beyin bariyerini geçebildiğini ve sadece kanser hücrelerini hedef alarak sağlıklı sinir hücrelerine zarar vermediğini belirtti. Yoğun katılımla gerçekleşen programda hasta yakınlarından gelen duygusal yardım taleplerine de değinen Sancar, araştırmanın henüz insan denemeleri aşamasına gelmediğini ancak çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Nobel Ödüllü Aziz Sancar Beyin Kanseri Çalışmasını Anlattı

Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, Diyarbakır'da Dicle Üniversitesi'nde düzenlenen söyleşi programında beyin kanseri tedavisine yönelik çığır açıcı çalışmasını paylaştı. Mardin'in Savur ilçesinde doğan ancak babaannesi Diyarbakırlı olan Sancar, "Kendimi hem Mardinli hem Diyarbakırlı sayarım ve bunu sadece sözlerle değil faaliyetlerle de gösterdim" diyerek bölgeyle olan güçlü bağını vurguladı. Askerliğini Diyarbakır'da yapan ve daha sonra Birleşmiş Milletler programı kapsamında Dicle Üniversitesi'nde mikrobiyoloji dalında ders veren Sancar, 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşen programda öğrenciler ve akademisyenlerle buluştu.

Glioblastoma olarak bilinen beyin kanseri üzerine yaptığı araştırmaları detaylı bir şekilde anlatan Sancar, TMZ (temozolomide) ilacı ile EdU molekülünün kombinasyonunun farelerde önemli başarılar gösterdiğini açıkladı. "Biz farelerde tedavi konusunda önemli ilerleme gösterdik fakat bu insanlarda çalışır mı, çalışmaz mı bilmiyorum. Bunu bilmek için daha çok çalışmalar yapmak lazım" diyen Nobel ödüllü bilim insanı, çalışmanın henüz insan denemeleri aşamasına gelmediğini belirtti. Farelerin beynine enjekte edilen insan kanser hücrelerinin, her iki ilacın birlikte kullanılması sonucunda tamamen tedavi edildiğini ve nüksetmediğini gözlemlediklerini aktaran Sancar, "Hakikat bize söyledi ki TMZ ve EdU birlikte kullanıldığı zaman insan beyin kanseri hücresi tedavi edilebiliyor" ifadelerini kullandı. En ölümcül kanserlerden biri olan ve teşhisten sonra ortalama yaşam süresinin 12 ay olduğu beyin kanserinde bu gelişmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Sancar, EdU molekülünün kan-beyin bariyerini geçebildiğini ve sadece kanser hücrelerini hedef alarak sağlıklı sinir hücrelerine zarar vermediğini söyledi.

DNA hasarı üzerine 50 yıl, beyin kanseri üzerine ise 3 yıldır çalışan Sancar, kaide olarak sadece Türkiye ve Türk devletlerinde seminer verdiğini, Nobel almış bilim insanlarına yapılan yüksek ücretli konferans tekliflerini geri çevirdiğini ancak Türkiye'nin her yerine para almadan gittiğini ifade etti. Hayatında ilk kez bu kadar büyük bir kalabalığın önünde konuştuğunu belirten Sancar, beyin kanseri hastaları ve yakınlarından gelen yardım taleplerinin kendisini çok üzdüğünü ancak henüz insan tedavisi aşamasına gelmedikleri için bir şey yapamadığını üzüntüyle dile getirdi. Program sırasında eşi Gwen Sancar ile birlikte öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Sancar'a, DÜ Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat tarafından öğrencilerin kendisi hakkında kaleme aldığı notların yer aldığı özel bir defter hediye edildi. Eronat, 1986'da DÜ Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda Sancar'ın bıraktığı bilim izinin bugün 37 bin öğrencinin geleceğini aydınlatan bir mirasa dönüştüğünü belirterek, üniversitedeki 101 ağaçlık badem bahçesini 2 bin ağaçla "Aziz Sancar Ormanı"na dönüştüreceklerini ve Dicle Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne Sancar'ın ismini vermek istediklerini açıkladı. Coğrafyanın kader olmadığını kanıtlayan Sancar'ın Nobel Ödülü'nü ve madalyasını Anıtkabir'de sergilenmek üzere bağışlaması, vefa duygusunun en büyük göstergesi olarak değerlendirildi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Fikriyat

Mobil Uygulamamızı İndirin