Üstün Yetenekli Çocuklar Eleştirel Düşünmeyi Öğrenmeli

Yayınlanma Tarihi: 10.08.2026 08:59

Biruni Üniversitesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün zekalı çocukların potansiyellerini tam anlamıyla kullanabilmeleri için eleştirel düşünme eğitiminin şart olduğunu açıkladı. Toplumda yaygın olan "Üstün yetenekli çocuk zaten başarılı olur" algısının bilimsel verilerle desteklenmediğini belirten Sayı, zekanın doğru yönlendirilmediğinde manipülasyona açık, ön yargılı veya otoriter kişiliklere dönüşebileceğini vurguladı. Eleştirel düşünme becerisine sahip öğrencilerin yanlış bilgiyi ayırt edebildiğini, bilimsel kanıtları değerlendirebildiğini ve etik kararlar alabildiğini ifade eden uzman, bu becerinin yorumlama, analiz, değerlendirme, çıkarım, açıklama ve öz düzenleme olmak üzere altı temel boyutundan oluştuğunu kaydetti. Sayı, eleştirel düşünmenin sadece okul ve ailede değil, toplumsal düzeyde de desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Üstün Yetenekli Çocuklar Eleştirel Düşünmeyi Öğrenmeli

Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli çocukların sahip oldukları yüksek bilişsel potansiyeli tam anlamıyla kullanabilmeleri için eleştirel düşünme becerilerinin sistemli bir eğitimle geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üstün zekalı çocukların eğitiminde sadece bilgi edinmenin yeterli olmadığını belirten Sayı, bilgiyi sorgulayan, kanıtları değerlendiren, farklı bakış açılarını analiz eden ve karmaşık problemlere yaratıcı çözümler geliştirebilen bireylerin yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Eleştirel düşünme becerisine sahip öğrencilerin yanlış bilgiyi daha kolay ayırt edebildiğini, bilimsel kanıtları değerlendirebildiğini ve etik kararlar alabildiğini ifade eden uzman, üstün yetenekli çocukların yüksek bilişsel potansiyele sahip olmalarına rağmen, eleştirel düşünme becerileri sistematik olarak desteklenmediğinde bu potansiyellerini tam anlamıyla kullanamayabileceklerini kaydetti.

Toplumda yaygın olan "Üstün yetenekli çocuk zaten başarılı olur" düşüncesinin bilimsel bulgularla tam olarak desteklenmediğine dikkat çeken Doç. Dr. Sayı, zekanın önemli bir güç olduğunu ancak bu gücün doğru biçimde yönlendirilmediğinde bireyin başkalarının etkisine açık hale gelebileceğini, otomatik düşünceler geliştirebileceğini, ön yargılı veya otokratik bir tutum sergileyebileceğini vurguladı. Üstün yetenekli öğrencilerin hızlı öğrenmelerine rağmen bilgiye eleştirel yaklaşma, kanıtları değerlendirme ve muhakeme yapma becerilerinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini belirten uzman, tarihte otokratların insanlığın başına açtığı sorunlar düşünüldüğünde eleştirel düşünmenin öneminin daha açık biçimde görüldüğünü ifade etti. Eleştirel düşünmenin yorumlama, analiz etme, değerlendirme, çıkarımda bulunma, açıklama ve öz düzenleme olmak üzere altı temel boyutu bulunduğunu aktaran Sayı, bu becerinin bireyin ne yapacağına veya neye inanacağına karar verirken bilinçli değerlendirmelerde bulunmasını sağladığını kaydetti.

Eleştirel düşünmede en önemli boyutlardan birinin öz düzenleme olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Sayı, öz düzenlemenin kişinin kendi davranış ve düşüncelerini gözlemlemesi, değerlendirmesi ve gerektiğinde değiştirmesi anlamına geldiğini belirtti. Bu becerinin ileride ülkenin önemli kademelerinde görev alacağı öngörülen üstün yetenekli çocuklar açısından ayrıca önem taşıdığını ifade eden uzman, eleştirel düşünmenin doğuştan gelen bir özellik olmadığını ve sistemli öğretim yoluyla kazanıldığını vurguladı.

Zihinsel bütünlük, tarafsızlık ve cesaretin eleştirel düşünmenin önemli unsurları olduğunu belirten Sayı, eleştirel düşünen kişinin yalnızca etkili düşünen bir birey değil, aynı zamanda adaletli, erdemli, cesur, alçak gönüllü ve azimli olması gerektiğini kaydetti. Üstün yetenekli çocukların iletişim kurmaya başladıkları ilk dönemlerden itibaren yoğun bir merak duygusuna sahip olduğuna ve sürekli sorular yönelttiğine işaret eden uzman, eleştirel düşünme eğitimi alan üstün yetenekli öğrencilerin problem çözme becerilerinin arttığını, bilimsel muhakemelerinin güçlendiğini, yaratıcılıklarının geliştiğini, akademik motivasyonlarının yükseldiğini ve karar verme süreçlerinde daha başarılı sonuçlar elde ettiğini vurguladı.

Eleştirel düşünmenin yalnızca okulda veya aile ortamında geliştirilebilecek bir beceri olmadığını, toplumun da bu süreci desteklemesi gerektiğini belirten Sayı, çocuğa "Senin düşüncen değerli ve sen değerlisin" mesajının verilmesi gerektiğini ve çocuğun istek ve düşüncelerini dikkate alan, davranışlarını cezalandırmadan önce anlamaya çalışan ve onunla sevgi ilişkisi kuran bir kültüre ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Fikriyat

Mobil Uygulamamızı İndirin