Arama

yeniden ibadete açıldı

Cihangir Camisi yeniden ibadete açıldı

İlk olarak Kanuni tarafından oğlu için yaptırılan, geçirdiği 5 yangından sonra 2. Sultan Abdülhamid tarafından yeniden inşa ettirilen restore edildi ve yeniden ibadete açıldı.

İlk olarak Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Cihangir için Mimar Sinan'a yaptırılan, geçirdiği 5 yangından sonra Sultan 2. Abdülhamid tarafından yeniden inşa ettirilen Cihangir Camisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen restorasyon çalışmalarıyla ihya edildi.

'nin yeniden ibadete açılması dolayısıyla öğle vakti düzenlenen törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Valisi Vasip Şahin, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Mürsel Sarı, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, Kadıoğlu İnşaat Kurucu Ortağı İsmet Kadıoğlu katıldı.

İstanbul Müftüsü Yılmaz'ın yaptırdığı duanın ardından, kurdele kesilerek Cihangir Camisi yeniden ibadete açıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ve beraberindekiler daha sonra cuma namazını burada kıldı.

MİMAR SİNAN İMZASI TAŞIYOR

Yapı ilk kez 1559 yılında tarafından oğlu için 'a yaptırıldı. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde; ilk yapının kare planlı, kubbe örtülü, tek minareli ve çevresinde tekke ve imaret yapılarının olduğu bilgisi yer alıyor.

Cümle kapısının üzerinde yer alan Şair Senih'in kaleme aldığı, hattat Ali Rıza Üsküdari'nin yazdığı mermer kitabede yapının kısa tarihçesi bulunuyor. Buradan yapının ilk yapılış tarihinden itibaren geçirdiği beş yangından sonra, her seferinde yenilenerek, altıncı defa Sultan 2. Abdülhamid tarafından inşa edildiği anlaşılıyor.

RESTORASYON ÇALIŞMALARI 3 YIL SÜRDÜ

Bulunduğu konum itibarıyla 'na hakim bir noktada yer alan, Tarihi Yarımada'dan Çengelköy'e kadar geniş bir yelpazede şehrin manzarasını görme imkanı sunan Cihangir Camisi'nin restorasyon çalışmaları 3 yıl sürdü.

Kadıoğlu İnşaat Taahhüt Kollektif Şirketi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında 10 Ağustos 2015'te, 8 milyon 675 bin TL bedelle sözleşme yapıldı.

Yapılan uygulamalar esnasında, öngörülemeyen imalatların tespit edilmesi üzerine toplam sözleşme bedeli 14 milyon 765 bin 780 lira olarak belirlendi.

Hazirede en eskisi 1588, en yenisi 1923 tarihli 28 adet kabir ve mezar taşı tespit edildi.

Ana mekanda yapılan uygulamalar kapsamında, gerek zemin hareketlerinin, gerekse çatlakların davranışlarının ve olası hareketlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan yapısal izleme sistemiyle restorasyon sürecinde tüm veriler izlendi ve kayıt altına alındı.

Yapılan tespitler sonucunda cami için herhangi bir güçlendirmeye ihtiyaç duyulmadı. Mevcut çatlak ve boşluklara enjeksiyon yöntemi ile sağlamlaştırma yapıldı.

BİR MİNARESİ YENİDEN ÖRÜLDÜ

Koruma Kurulu onaylı restorasyon projesinde batı minarenin petek bölümünün sökülerek yeniden örülmesi öngörüldü ancak farklı kotlarda yapılan tespitler neticesinde batı minarenin düşeyde zıvana kullanılmadan yapıldığı tespit edildi. Danışman Yrd. Doç. Dr. İhsan Engin Bal tarafından hazırlanan proje doğrultusunda batı minarenin kaideye kadar sökülerek tekrardan örülmesi öngörüldü ve Koruma Kurulu'nun onayının alınmasının ardından sökülen minare, küfeki taşından, paslanmaz çelik zıvana ve kenet kullanılarak yeniden örüldü.

1980'li yıllarda yapılan onarımlar kapsamında yeniden yapılmış olduğu anlaşılan doğu minarede ise statik bir problem olmadığı anlaşıldı, gerekli yüzey temizlikleri, kısmi taş değişimi ve derz yenileme işlemleri yapıldı.

CEPHESİ KUMLAMA YÖNTEMİYLE TEMİZLENDİ

Cami cephelerinde bulunan yüzey kirliliklerine garnet malzeme kullanılarak kontrollü kumlama yöntemi ile müdahale edildi. Ancak 1900'lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen boya katmanları kumlama yöntemi ile temizlenemedi. Alınan malzeme raporu doğrultusunda boya sökücü yardımı ile boya katmanları yüzeyden uzaklaştırıldı. Yüzey temizlikleri sonrası ortaya çıkan taş yüzlerinde çok yoğun biçimde olduğu tespit edilen plastik onarımlar ise sıva sökücü kimyasal marifeti ile özgün yüzeye zarar vermeden yapıldı.

Yapı alanını çevreleyen, düşeyde 3 ayrı kotta bulunan ve yükseklikleri 5-8 metre arasında olan istinat duvarlarında derin çatlak ve ayrışmalar bulunduğu tespit edildi. Çürümüş olan hatıllar meşe olarak yenilendi, yüzeyinde boşalma gözlenen kısımlarda gerekli çürütme işlemleri yapılarak taş onarımları yapıldı, boşluklara şerbet ile dolgulama ve enjeksiyon yöntemi ile güçlendirme yapıldı. Temeli olmadığı tespit edilen güneydoğu istinad duvarına hazırlanan güçlendirme projesi doğrultusunda betonarme pabuç-radye ile temel oluşturuldu, bu duvarın önüne betonarme payandalar ve paslanmaz çelik hatıllar yapıldı. Koruma Kurulu onaylı proje ve mevcut örneğine uygun olarak üretilen geçmeli dövme demir parmaklıklar yapı genelini tamamen çevreliyor.

BİZANS DÖNEMİNE AİT İKİ SARNIÇ

Yapı genelinde biri caminin altında, diğeri ise iç avluda olmak üzere Bizans dönemine ait 2 adet sarnıç bulunuyor. Fazla müdahaleye maruz kalmaması nedeni ile hasar görmeyen cami altındaki sarnıçta temizlik yapıldı. Avluda yer alan sarnıçta ise geçmiş onarımlarda yapılan çimento esaslı niteliksiz onarımlar kaldırıldı ve ortaya çıkan tuğla hatıllı sıralı moloz taş duvarın ihyası gerçekleştirildi. Restorasyon projesinde yer alan detaylara uygun olarak sarnıcın ön kısmı şadırvan olarak düzenlendi. Hazire içerisinde yer alan ve tamamen betonarme olan türbe, onaylı restorasyon projesine göre ahşap konstrüksiyonlu olarak yeniden yapıldı. Onarımlar kapsamında, imam lojmanı yıkılarak yapıdan tamamen uzaklaştırıldı, ancak onaylı restorasyon projesinde de yer alan müezzin evi, ahşap konstrüksiyonlu olarak yeniden inşa edildi.

2018 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN