Arama

Bir düşkünler yurdu “Darülaceze”

Bir düşkünler yurdu “Darülaceze”

Dârülaceze kadın-erkek, yoksul, sakat ve kimsesiz çocukları korumak için, Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde yaptırılarak hizmete sunulan “düşkünler yurdu”. Dârülaceze’nin temeli, 7 Kasım 1892 tarihinde Kâğıthane’de, atış alanı sırtlarında atılmıştır. Devrin sadrazamı Halil Rifat Paşa, Dârülaceze’nin yapılmasında önderlik etmiştir.

Hayat acısıyla, tatlısıyla, bolluğu ve darlığıyla yaşanıyor. Darülaceze hayatın biraz da madalyonun diğer yüzü diyebileceğimiz, zor günlerde insanların yanında olmak için var. Özellikle Anadolu Türk İslam kültüründe çok büyük önemi olan sosyal yardımlaşma konusu bu topraklarda çok ilginç alanlara kadar yayılmış.

Göçmen kuşlara eden vakıflardan yolda kalanlara, evlenmek isteyip de imkân bulamayanlarla dayanışmaya kadar çeşitlenen bu yardımlaşma geleneğini sultanı II. Abdülhamit Darülaceze ile taçlandırmış. Sultan, Darülaceze binalarının yapımı için kişisel eşyalarından bir kısmını satmış. Dönemin hayırseverleri de cömert davranıp, taşın altına ellerini sokunca 1896 yılında Darülaceze doğmuş.

HOŞGÖRÜ VE KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİN AYNASI



Darülaceze, sadece barınma mekânı olmanın çok ötesinde. Toplumun çok kültürlü yapısına uygun, hemen her kesimden insanın yabancılık çekmeden uyum sağlayabileceği ve inançlarını yaşayabileceği bir çatı burası. Kimler misafir olmamış ki bu kurumda? Devlet adamları, müzisyenler, ressamlar, zamanın tüccarları. Top oynarken düşüp, ayağını inciten bir çocuğa gösterilen anne şefkati gibi olmuş Darülaceze. Sadece yatacak yer ve yiyecek sağlamamış. Gerçekten dost olmuş sakinlerine her zaman. Kalplerine ve gönüllerine de seslenmiş, gülen gözleri olmuş insanların.

ÇALIŞIP, ÜRETİYORLAR



Darülaceze'nin bahçesine girdiğinizde geniş, sakin bir ortam karşılıyor sizi. Etraf sessiz, banklarda oturan yaşlıların arasında yemlenen güvercinler, oyun oynayan sevimli kediler görüyorsunuz ilk başta. Ama bu durgun manzara sizi aldatmasın. Burada görünce çok şaşıracağınız bir rehabilitasyon merkezi var ki adeta küçük bir fabrika. Darülaceze'nin misafirleri buradaki atölyelerde çorap üretip satıyorlar. Her ne kadar devlete bağlı olsa da resmi bir ödeneği olmayan, harcamaları tamamen hayırseverlerce temin edilen bir kurum için sakinlerinin gösterdiği bu üretken çaba çok anlamlı. Üstelik burada sadece çorap üretmekle de yetinilmemiş. Siirt'ten dokuma tezgâhları, özel yün ve uzmanlar getirilmiş. İsteyenlere Siirt battaniyesi ve seccadeleri üretmeleri için dokuma kursu verilmiş. Yöresel motifleriyle bezeli ve gayet güzel dokunan bu ürünlerin satışından da Darülaceze'ye katkıda bulunuyor misafirler. Gazete kâğıtlarını kırpıp, hamur yaptıktan sonra çeşitli hediyelik objelere dönüştürenler de cabası!

DARÜLACEZE'NİN KURULUŞ SÜRECİ



1877 Osmanlı-Rus Savaşı'na kadar uzanmaktadır. Bu savaşın ardından, göçler başlamış 1877-79 arasında İstanbul'a dört yüz bine yakın göçmen gelmiştir. Sokaklarda evsiz, barksız, hasta, kimsesiz çocuk ve dilenciler artmıştır.

İstanbul'daki dilencileri, sokaklarda başıboş gezen kimsesiz çocukları, cami avlusunda yatan kimsesiz muhtaçları bir araya toplayıp ıslah ederek sanat sahibi yapmak, kimsesizlerin son ömürlerini huzur içinde yaşamalarını sağlamak maksadıyla zamanın Padişahı II. Abdülhamid Han, bir Darülaceze kurulmasını ferman ile emir buyurmuştur. Bu ferman sonrası oluşturulan komisyonun tetkikleri neticesinde, Darülaceze'nin Okmeydanı'nda kurulmasının muvafık olacağı ve inşaatının 72.000 altın liraya çıkabileceğini padişaha arz etmişlerdir. Bunun üzerine Darülaceze'nin Okmeydanı'nda inşasına başlanması Padişahın 25 Mart 1306 (6 Nisan 1890) tarihli fermanı ile emir buyrulmuş ve bu ferman 30 Mart 1306 (11 Nisan 1890) tarihli Resmî Tebliğ ile yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sultan Abdülhamid Han, Darülaceze'nin kuruluş masraflarını karşılamak üzere 7.000 altın lira kıymetindeki eşyasını hediye etmiş, 10.000 altın lira da nakit olarak bağışlamıştır. Ayrıca yardım kampanyası düzenlenmiş, geniş bir katılım sağlanmış ve toplanan teberrularla 50.000 altın lira toplanmıştır.

Böylelikle temin edilen inşaat parası ile 6 Ekim 1892 tarihinde 21 koyun kesilerek Darülaceze'nin temeli atılmış ve Sultan Abdülhamid Han'ın cülusunun sene-i devriyesi olan 19 Ağustos 1895 tarihinde binaların inşaatı tamamlanarak fotoğraflardan oluşan iki albümle birlikte anahtarları Sultan Abdülhamid Han'a teslim edilmiştir. Darülaceze'nin resmî açılışı 31 Ocak 1896 tarihinde yapılmıştır.

DARÜLACEZE'NİN FAALİYET ALANLARI

1895 yılında Sultan II. Abdülhamid Han tarafından kurulan, kurulduğu günden bu yana 29.000'i çocuk olmak üzere toplam 72.000 kişiye Şefkat Yuvası olan Darülaceze; din, dil, ırk, sınıf ve cinsiyet farkı gözetmeksizin bakıma muhtaç, yaşlı, engelli insanlara, sokağa terk edilmiş kimsesiz yavrulara hizmet vermektedir.

Şu an Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı olarak hizmet veren Darülaceze'de barınan sakinlerin tüm giyinme, barınma, gıda, ve ihtiyaçları kurum tarafından karşılanmakta, hizmet 24 saat aralıksız devam etmektedir. Sakinlerin muayene ve tedavi hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleriyle acil veya kronik rahatsızlıklar tedavi edilmeye çalışılmakta, ileri tetkik ve tedavi gerektiren durumlarda hastanelerle bağlantı kurularak her türlü tıbbi tedavileri yapılmaktadır.

Rehabilitasyon merkezi ile de psikologlar ve gönüllüler eşliğinde atölye çalışmaları yapan sakinlerin sosyal yaşantıya adaptasyonları ve motivasyonları sağlanmaktadır.

BÖLÜMLERİ

Darülaceze Başkanlığı'nın yerleşim yeri yaklaşık 30 dönüm olup, yerleşkede; 1 başkanlık binası, 1 çocuk yuvası, 7 adet aceze binası, 1 poliklinik binası, iş ocakları, rehabilitasyon merkezi, soğuk hava depoları, çamaşırhane ve mutfak bulunmaktadır.

Dünyanın hiçbir ülkesinde rastlanmayan ve büyük dinlerin ibadethanelerinden olan cami, kilise ve havra Darülaceze'nin bahçesinde bir aradadır.

Kurumumuzun yatak kapasitesi çocuklar için 50, erişkinler için 504 olmak üzere toplam 554'tir. Bugüne kadar 29.000'i çocuk olmak üzere toplam 72.000 kişiyi ağırlamış ve her gün yeni sakinlere hizmet vermeye devam etmektedir.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN