Arama

Hiçbir zaman düşlemekten vazgeçmeyen bilge kadın: Ursula K.

Hiçbir zaman düşlemekten vazgeçmeyen bilge kadın: Ursula K. Le Guin

Fantastik edebiyatın usta kalemi, , 88 yaşında iken hayata veda etti. Yerdeniz serisiyle, romanlarıyla ve fantezi edebiyatının usta yazarı, önce bizi kendi kurduğu katmanlı diyarlarda maceralara çıkardı. Şimdi ise kendi macerasını yaşamaya gitti. Onun bize, yeryüzü veya yeraltında, aklımıza gelebilecek her konuya dair öğretecekleri vardı. Henüz kendi dünyasını kuramamış olanlar Ursula K. ’in dünyasına bir an önce kendini bırakmalı diyor ve kendisini saygı ve sevgiyle uğurluyoruz…

"Akıntıyla birlikte akmalı. Açıklanamayanı kabullen. İnanılmaz olduğu için inan. Kim anlamak nedir ilgileniyor ki zaten? Kimin buna ihtiyacı var? Eğer üzerlerinde düşünmezsen birçok şey daha iyi bir anlam ifade eder. Belki hepimizin beyninin bir kısmını çıkartıp alırlar ve gerçekten de basit birer hayat süreriz."

'ın haberine göre 'in ölümü oğlu Theo-Downes Le Guin tarafından doğrulandı. Oğlu, ölüm nedenini açıklamadı; ancak annesinin sağlığının bir süredir kötü olduğunu belirtti…

, teknolojik gelişmeleri değil; politikayı, psikoloji, biyolojiyi ve toplumbilimi kullanmayı/irdelemeyi tercih etti, farklı toplum biçimleri yaratarak bunları sorgulama yoluna gitti.

ÇAĞINA DAMGA VURAN YAZAR

1929 California doğumlu , antropolog çift Alfred L. Kroeber ve Theodora Quinn Kroeber'in kızıydı. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Kitapları 40'tan fazla dile çevrilen ve milyonlarca satan Le Guin, yerleşik cinsiyetçi kalıplara meydan okuyan tarzıyla fantastik ve bilim kurgu yazınında kendine özgü bir üslup geliştirdi.

"Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil, cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler."
Sesler

Le Guin, , , , gibi roman ve öyküleriyle çağına damga vurdu. Bilim kurgu türünde yazmaya 50'li yıllarda başlamasına karşın, ilk öyküsü ancak 1962'de yayınlandı. 1974'te yazdığı Mülksüzler'e (The Dispossessed) kadar 6 bilim kurgu roman yazdı. Bu tarihten sonra fantastik öğelerin daha ağır bastığı eserler verdi. Yerdeniz serisi ünlü seriler arasına girdi. Ve birçok kitaba esin kaynağı oldu. Bu eseri ile fantastik edebiyatseverlerin de gönlünde taht kurdu. Yazdığı fantastik eserlerle de insanları büyüleyen Le Guin, fantazya alanında değerli bir ödül olan ile de onurlandırıldı.

"Bütün duvarlar iki anlamlı ve ikiyüzlüdür. Neyin içeride neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıdır."

BİLİMKURGUYA YENİ BAKIŞ AÇISI

Le Guin, J. G. Ballard, Philip K. Dick ve Michael Moorcock'la beraber, bu edebi anlayışla yazan 'nun en önemli temsilcilerindendi. Yeni Dalga (New Wave), 1960 ve 1970'lerde bilimkurguya yeni bakış açılarının getirildiği, deneysel metinlerin öne çıktığı bir akımdı. İçinde birçok tema ve türden eser bulundurur ancak bunlar genelde hard sci-fi çerçevesinde olmaz. Yeni dalgacılar teknolojik gelişmelerin değil; politika, psikoloji, toplum bilim gibi sosyal bilimlerin ya da felsefenin öne çıktığı ve genelde alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı kurgulara önem verirler.

Yeni dalganın önemli bir üyesi olarak Le Guin, dönemi şu sözcüklerle tanımlar:

"Daha önceki yazar ve eserlere hiçbir biçimde haksızlık etmek veya bunları küçümsemek istemem, fakat bilimkurgunun 1960'larda değişim geçirdiğini söylemek yanlış olmaz. Bu değişim genel olarak yazar ve okurların sayısında, konuların çeşitliliğinde, bunların ele alınışındaki derinlikte, kullanılan dil ve tekniğin olgunluğunda ve eserlerdeki politik ve edebi bilinçte izlenmiştir. Altmışlı yıllar hem tanınmış ve yeni yazarlar, hem de okurlar için bilimkurguda heyecan verici bir dönemdi. Tüm kapılar açılıyor gibiydi…"

Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen, hep güzelmiş gibi görünür. Gezegenler, yaşamlar… Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve Kaya'dan oluşur. Günden güne yaşam daha da zorlaşır. Yorulursun, ritmi kaçırırsın. Uzaklığı ararsın-ara vermeyi. Dünyanın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu ölümün bakış açısından geçiyor.

LE GUİN İÇİN YOLDA OLMAK

onun için her zaman hareket halinde olmak demek değildi. Bu kimi zaman kendi ruhumuzda yaptığımız bir yolculukken kimi zamansa kurulmuş fantastik dünyalarda çıkılan bir keşifti. Yol bitmez; gidilecek, görülecek, derine inilecek, anlaşılacak, düşünülecek çok şey vardı. Bunun en büyük kanıtı Yerdeniz serisinin üçüncü kitabı "En Uzak Sahil" oldu.

"En Uzak Sahil ölüm hakkında. Onun diğerlerinden daha zayıf kurgulu, daha tutarsız ve eksik olması da bu yüzden. İlk iki kitap yaşadığım ve atlattığım şeyler hakkındaydı. En Uzak Sahil'de konu edinilen şeyi ise yaşayıp atlatamazsınız. Bu bana genç okurlar için çok uygun bir konu gibi gelmişti, çünkü çocuk yalnızca ölümün varolduğunu değil -çocuklar ölümün yoğun biçimde farkındadırlar- kendisinin de ölümlü olduğunu, öleceğini anladığı anda, çocukluk biter ve yeni hayat başlar. Bu da büyümedir, ama daha geniş bir bağlamda."

"Kıyıya vurmadıkları sürece, balıklar suyun farkında değildirler."

İlk kısa hikâyesini 9 yaşındayken yazdı, 11 yaşına geldiğindeyse ilk bilimkurgu hikâyesini basılması için 'İnanılmaz Bilimkurgu' dergisine göndermişti. Radcliff ve Columbia üniversitelerinde edebiyat eğitimini tamamladı. 1950'li yıllarda fantastik öyküler ve romanlar yazmaya başladı.

1962'de ilk bilimkurgu öyküsü, 1966'da ise ilk romanı yayımlandı. Hugo, Nebula, Locus ve Dünya Fantezi ödüllerinin hepsini en az iki kere olmak üzere kazandı. 2000'de ABD edebiyatına katkıları nedeniyle, 'nce "Yazarlar ve Sanatçılar" kategorisinde "Yaşayan Efsane" seçildi. 2002'de PEN Malamud Ödülüne layık görüldü. 2014'te edebiyata verdiği katkılardan dolayı 'yle lâyık görüldü. Başta Neil Gaiman, Iain Banks ve Salman Rushdie olmak üzere pek çok yazarı etkiledi. En çok bilinen serisi Yerdeniz Öyküleri, 2006 yılında Goro tarafından animeye uyarlandı.

"Uzun, iyi bir kariyerim oldu. Yalnız değildim. Şimdi burada, kariyerimin sonunda, Amerikan edebiyatının satılıp ortada bırakıldığını görmek istemiyorum. Biz hayatını yazarak ve yayıncılık yaparak kazananlar, hasıladan hakkımıza düşen payı istiyoruz -bunu talep etmeliyiz. Ama bizim güzel ödülümüzün adı kâr değil. Onun adı özgürlük."
Ursula K. Le Guin, 20 Kasım 2014, ABD Ulusal Kitap Ödülleri

Ursula K. Le Guin, 1969'da yazdığı "Karanlığın Sol Eli" ile bizlere cinsiyet kavramının olmadığı bir toplumun sosyolojik yapısını düşündürdü. 1966'da yayımlanan Rocannon'un Dünyası ve Sürgün Gezegeni romanları ile yazın hayatına başlamıştı. Bu iki roman aynı zamanda Hainish Cycle'ın da başlangıcı olacaktı...

"Çünkü yaşam bir yanıt değil, bir sorudur; bunun yanıtını sadece siz bulabilirsiniz."
Her Yerden Çok Uzakta

İNSAN UYGARLIKLARININ BİRBİRLERİYLE İLK KEZ TEMASI

Hainish Cycle, Le Guin'in en önemli bilimkurgu eserlerini de içeren bir seridir. Dünya'nın da dahil olduğu birtakım gezegenlerdeki insan uygarlıklarının, seyahat ederek birbirleriyle ilk kez temaslarını ve bir federasyon kurma çabalarını konu edinir. Yazar, bu aynı evrende geçen ancak birbirinden bağımsız romanlar ve öyküler serisinde, bilinmeyen dünyalara gezginler gönderir. Anarşizm dokunuşları içermenin ötesinde anarşizmi doğrudan konu edinen Mülksüzler'de de böyledir. Karakter bilmediği bir gezegene gider, gezegeni tanımaya çalışır. Farklılıklara alışması kolay olmaz. Garipsediği onlarca şeyle karşılaşır, sorgular, reddeder veya zamanla alışır. Mülksüzler, en özet haliyle iki ayrı gezegendeki siyasi ve sosyolojik yapıyı inceler ve kimse bahsetmese de vicdan kavramı üzerinde fazlasıyla durur; içsel bir sorgulama yapmamızı da ister.

Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: Yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür.

EKOLOJİYİ KULLANMA USTALIĞI

Le Guin'in diğer önemli özelliği ekolojiyi kullanma ustalığıydı. Bu özelliği, Hainish Cycle romanlarında ön plana çıkıyor. Yarattığı gezegenlerin ekosistemlerini yaşayan insanların hayatlarının odak noktası haline getiriyor ve sosyokültürel gelişimlerini bu ekosistemin etrafında düzenliyor. Mülksüzler'de şehir ekosistemini ve çölümsü, kurak ekosistemi resmediyor. Avatar filmini düşündüren romanı Dünyaya Orman Denir'de bir orman ekosistemini kullanıyor. Karanlığın Sol Eli'nde ise gezginin gönderildiği gezegen, Kış Gezegeni, oldukça soğuk ve çetin şartlara sahip. Game of Thrones severlere önereceğim Sürgün Gezegeni romanında, Alterra da Kış Gezegeni gibi fazlasıyla soğuk, uzun kış mevsimleri var ve bu durum gezegen sakinlerinin yaşamlarını şekillendiriyor; hikaye uyuşmasa da iki roman benzer detaylar içeriyor. İster farklı ekosistemleri ile olsun, ister siyasi ve kültürel ilişkileri ile, Le Guin'in gezegen yaratma dehası ve anarşist/feminist/çevreci yönü bizleri hayran bırakmaya devam ediyor.

Le Guin, 22 Ocak 2018 tarihinde 88 yaşında iken aramızdan ayrıldı… Kendisini saygı, sevgi ile uğurluyoruz…

MÜLKSÜZ'LERDEN BİRKAÇ ALINTI…

Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen, hep güzelmiş gibi görünür. Gezegenler, yaşamlar… Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve Kaya'dan oluşur. Günden güne yaşam dahada zorlaşır. Yorulursun, ritmi kaçırırsın. Uzaklığı ararsın-ara vermeyi. Dünyanın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu ölümün bakış açısından geçiyor.

Sevgi, acının içinden geçme yollarından yalnızca biri, bazen yanılıp ıskalayabilir. Acı hiçbir zaman ıskalamaz.

Bir hırsız yaratmak için, bir sahip yaratın; suç yaratmak istiyorsanız, yasalar koyun.

Gerçek kardeşlik paylaşılan acıda başlıyor.

Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: Yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür.

Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde değildir.

Balığı bilmek için yüzmeye, yıldızı bilmek için parlamaya gerek yok.

Ölmek, kendini yitirmek ve diğerlerine katılmaktır. O ise kendini kurtarmış, diğerlerini yitirmişti.

Bize birbirimizden başka kimsenin yardım etmeyeceğini, eğer elimizi uzatmazsak hiçbir elin bizi kurtaramayacağını biliyoruz. Uzattığınız el de boş, tıpkı benimki gibi, hiçbir şeyiniz yok.hiçbir şeye sahip değilsiniz, hiçbir şey sizin malınız değil.,özgürsünüz. Sahip olduğunuz tek şey ne olduğunuz ve ne verdiğinizdir.

Derlenmiştir.
Bilimkurgu Kulübü, İzdiham

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN