İrade nasıl eğitilir?
"Bir davranış alışkanlığa dönüşüyorsa mutlaka bize sağladığı ödüller vardır." Mehmet Dinç'in İradeyi Eğitmek kitabındaki bu tespit, hayatımızdaki açmazları çok net özetliyor. Zararını bildiğimiz halde vazgeçemediğimiz faydasız alışkanlıkların temelinde, zihnimizin o an için elde ettiği geçici bir konfor veya gizli bir kazanç yatıyor. İradeyi eğitmek, sadece kendimizi zorlamak değildir; bu sahte ödülleri fark edip, yerlerine bizi asıl hedeflerimize taşıyacak doğruları alabilmektir. Çünkü irade, insanın yapmayı istediği halde yapmaması gerekenleri yapmama, yapmayı istemediği halde yapması gerekenleri yapma konusunda kendine söz geçirebilme becerisidir.
➡ Yeni yollar denemek için önce yanlış yoldan gittiğimizin farkında olmamız gerekir. Eğer yolumuzu değiştirmemiz gerektiğini fark etmiyorsak farklı yollar düşünmek bir seçenek haline gelmez. Bu değişime başlarken en büyük hatamız, yaptığımız işten beklentimizi düşük tutmaktır. "İki matematik sorusu çözmekle mi hedefime ulaşacağım" diyerek kendi kendimize engel çıkarmamalı; küçük adımlar atmayı, bir kitap okumayı veya bir seminer dinlemeyi asla küçümsememeliyiz.
➡ Hayatımız boyunca sıklıkla duyduğumuz "irade" kavramı, genellikle sadece dayanma gücü veya kendini kısıtlama olarak algılanır. Oysa gerçekte irade, içsel bir denge ve yönetim sanatıdır. Hem eylemsizliği eyleme dönüştürme hem de dürtüsel eylemleri durdurabilme kapasitemizdir.
"İradeyle alakalı şöyle bir tanım var: İnsanın yapmayı istediği halde yapmaması gerekenleri yapmama, yapmayı istemediği halde yapması gerekenleri yapma konusunda kendine söz geçirebilme becerisidir."
➡ Büyük hedeflere ulaşma arzusu, zaman zaman atılması gereken ilk ve küçük adımları gözümüzde değersizleştirebilir. Zihnimiz devasa sonuçlar bekleme eğilimindeyken, basit eylemlerin dönüştürücü gücünü küçümser. Bu durum motivasyonumuzu kırarak bizi hareketsizliğe sürükler.
"Yaptığımız işten beklentimiz düşükse yine sorun yaşarız. "İki matematik sorusu çözmekle mi hedefime ulaşacağım" diyorsak kendi kendimize engel çıkarıyoruzdur. Küçük adımlar atmak, bir insana yardım etmek, bir seminer dinlemek, bir kitap okumak hedefe giden yolda birer adımsa asla küçümsenmemelidir."
➡Gün içinde aldığımız her karar, ne giyeceğimizden ne yiyeceğimize kadar, irade depomuzdan bir miktar enerji tüketir. Bu karar yorgunluğunu önlemenin ve iradeyi daha zorlu anlara saklamanın en pratik yolu, hayatımızın belli alanlarını sistemli bir şekilde yönetmektir.
"İrade gücümüzü verimli kullanmak için karar mekanizmasını devreden çıkarmak önemli bir adımdır. Bu mekanizmayı devreden çıkarmamıza yardımcı olacak en önemli faktörlerden birisi ise günlük rutinlerimizde saklıdır. Rutin kelimesi sözlükte ''düzenli yapılan şeyler'' olarak tanımlanmaktadır."
➡"Rutin" kavramı genellikle monotonluk, sıkıcılık gibi olumsuz çağrışımlara sahiptir. Ancak bilinçli ve hedefe yönelik seçilmiş tekrarlar, kişiyi köreltmek bir yana dursun, ona asıl önemli işler için zihinsel bir alan açar.
"Rutin kelimesi kulağa sıkıcı gelse de burada ki rutinden kastedilenin insanı robotlaştıran değil hayatı anlamlandıran, insanı olduğu noktadan daha ileriye taşıyabilecek rutinler olduğunu belirtmek gerekir."
➡Bize zarar verdiğini bildiğimiz halde vazgeçemediğimiz alışkanlıkların arkasında çok temel bir hayatta kalma mekanizması yatar: Ödül arayışı. Beynimiz, o davranışın getirdiği uzun vadeli yıkımı görmezden gelerek, anında sunduğu tatmine odaklanır.
"Bir davranış alışkanlığa dönüşüyorsa mutlaka bize sağladığı ödüller vardır. Bu ödüller hayatımıza bir faydası olmayacak, ilişkilerimizi, sağlığımızı, işimizi olumsuz etkileyecek birçok faydasız alışkanlığın hayatımızda yer edinmesini de kolaylaştırıyor."