3 gün 3 şehir - Bir solukta Doğu turu
Uzak iklimlerin hayali kimi zaman bizi kendisine çeker. Böyle anlarda kısıtlı vaktimiz olsa bile bizi oralara çeken güce neden karşı koyalım? Medeniyetler ve kültürler beşiği Mezopotamya toprakları, otantik ve şiir gibi havasıyla keşfedilmeyi bekliyor. Hazırsanız, hayatımızı etkisi altına alan ve gezmeyi çok özlediğimiz bu pandemi günlerinde Doğu'nun inci şehirleri Antep, Urfa ve Mardin'i birlikte keşfe çıkalım…
Önceki Resimler için Tıklayınız
📌Bu düşüncelerle Antep'in yollarını aşındırıyoruz ki karşımıza ahşap kaplamalı dükkanları ve taş döşemeli sokaklarıyla şehir merkezindeki Bakırcılar Çarşısı çıkıyor.
➡Bakırlar Çarşısı, birçok el sanatı esnafının üretim ve satış yaptığı bir mekan. Bir nevi çarşılar kompleksi denilebilir. İsmini ise günümüzde hala varlığını yoğun bir şekilde devam ettiren bakırcılık sanatından almış. Çarşıda tavalardan cezvelere, sürahilerden şekerliklere, çaydanlıklardan sosluklara onlarca çeşit el yapımı bakırlar bulmak mümkün.
📍Nasıl gidilir?
📌El yapımı bakırların ala renkleri, Bakırcılar Çarşısı'ndan çıktıktan sonra da diğer rotamızda karşımıza çıkmaya devam ediyor. Renk renk baharatların ve yöresel ürünlerin salındığı bu pazar, günümüzde müşterilerini zenginliği ile büyülüyor olsa da hüzünlü bir hikayesini duvarlarında taşıyor.
➡Pazar, Kurtuluş Savaşı zamanında şehirde yaşanan büyük kıtlık ve yoksulluk sebebiyle elmanın taneyle satıldığı ve yalnızca zenginlerin satın alabildiği yıllara şahitlik etmiş. Tarihten günümüze hala canlılığını koruyan bu pazardan, kuru patlıcan, biber, kabak ve çeşitli baharatları satın alabilirsiniz. Antep mutfağına özgü zahterden almayı ise sakın unutmayın.
📍Nasıl gidilir?
📌Antep şehir merkezinde adım başı karşılaşacağınız yiyeceklerden biri elbette Antep fıstığı. Fıstığın onlarca çeşidinin bulunduğu şehirdeki fıstık heykeli de oldukça manidar. Antik çağlarda kral ve şölen sofralarını süsleyen fıstık Gaziantep'in en önemli sembolü. Bu mevsimde Antep fıstığı ağaçları yapraksız kuru dallarıyla misafirleri selamlıyor, bol sıcağı seven fıstığın çiçek açmasına ise birkaç hafta daha var…
📌Gaziantep'te fıstığı tamamlayan bir lezzet var ki bu şehri andığımızda çıtırtısı kulaklarımıza, tadı ise hemen damağımıza yayılır… Evet doğru bildiğiniz, tabi ki Antep baklavasından bahsediyoruz… Antep baklavası ülkemizde öyle bir tutku haline gelmiştir ki Antep yalnızca baklavası için dahi insanlar tarafından bir cazibe merkezi olarak görülür.
➡Taze ve bol fıstığın baklavanın çıtır hamuruyla birleşmesi, tereyağıyla kemale ermesi ve ustaların hünerli dokunuşları; işte Antep'teki bir dili baklavanın kısa serüveni… Baklavayı nasıl yiyeceğinize dair söylemler kulağınıza çalınabilir fakat şu bir gerçek ki nasıl yediğinizden çok ne kadar yediğinize dikkat etmenizde fayda var. Zira bu tatlı bağımlılık yapıyor! Ve dönüş yolunuzda Gaziantep Havalimanı'ndaki baklava paketi taşıyan insanlardan biri olarak şehrine dönüyorsunuz.
📌Bahsettiğimiz gibi Antep, tam anlamıyla bir "Gastronomi" şehri. Antep'in yemekleri, namını yalnızca Türkiye'de değil tüm dünyada duyurmaya devam ediyor.
➡Antep şehir merkezinde turladıktan ve görülmesi gereken yerleri gördükten sonra yavaş yavaş acıktığımızı fark ettik. Gezimizi Antep'in leziz yemekleriyle taçlandırmanın vakti gelip çatmıştı bile. Antep'in pek çok meşhur yemeği olmakla birlikte bunlardan en önemlileri,, beyran çorbası, küşleme, içli köfte, alinazik kebap, kebap türleri, analıkızlı çorba, fındık lahmacundur. Antep'te yemeklerimizi afiyetle yedikten sonra baklava ile damaklarımızı şenlendirdik. Antep'te yöresel yeme içme alışkanlıkları ise hala devam ediyor, kasede ayran içmek bunlardan yalnızca biri. Leziz yemeğimizi ve tatlımızı yedikten sonra masada dostlarımızla ettiğimiz keyifli sohbetin ardından, Antep günümüzü tamamlamış olduk.