Arama

Toplu taşıma macerası nasıl başladı?

Osmanlı'da toplu taşımacılığa yönelik ilk modern adım hangi taşımacılık türüyle atıldı? Şehir hayatını kolaylaştıran toplu taşıma araçlarından olan tünellerle ne zaman tanıştık? İlk atlı tramvay hangi yıl hizmete başladı? İstanbul'da dolmuşçuluğun tarihini başlatan olay neydi? Sizler için kısa bilgiler dahilinde "Toplu taşıma macerası nasıl başlamıştı?" araştırdık.

  • 1
  • 12
Osmanlı Devleti'nde taşımacılık
Osmanlı Devleti'nde taşımacılık

Osmanlı Devleti'nde taşımacılık hayvan gücüne dayalı nakil vasıtaları aracılığıyla yapılırdı; bu iş için devletin elinde çeşitli yük hayvanları bulunur, özellikle sefer dönemlerinde ihtiyaca kâfi gelmeme durumunda kiralama usulüne gidilirdi. Seferlerde cephane ve mühimmatın, ordudaki *efrad ve hayvanlar için gerekli erzak ve yemin vaktinde önceden belirlenmiş menzillerde hazırlanması gerekmekteydi. Bu iş için birçok kazanın kadısına hükümler gönderilir ve her kazadan ne kadar at, deve, katır ve araba istendiği bildirilirdi. Bu şekilde taşrada askeri maksatlarla da olsa önemli bir istihdam sahası ve organizasyon oluşturulurdu.

*Efrad: Fertler, bireyler.

  • 2
  • 12
Taşıma işiyle görevlendirilen mekkare esnafı
Taşıma işiyle görevlendirilen mekkare esnafı

Taşıma işiyle görevlendirilen mekkâre esnafından bazı şartlara uymaları istenirdi. Kendilerinin güvenilir olduğuna (kefîl bi'n-nefs) ve taşıdıkları mala herhangi bir zarar geldiği takdirde zararı karşılayacaklarına (kefîl bi'l-mâl) dair kefiller göstermeleri gerekirdi. İstenen arabaların zamanında orduya ulaşmasını temin için her kazadan sözü geçen bir kişi arabacıbaşı tayin edilirdi. Her biri elli arabaya nezaret eden arabacıbaşıları kontrol etmek için ayrıca hasekiler görevlendirilirdi. Katır, deve, beygir ve öküz gibi kira hayvanlarının genç, sağlıklı, kuvvetli ve uzun yol ve iklim şartlarına dayanıklı olmasına özen gösterilir; havut, çuval, semer, urgan, raht vb. aletlerinin iyi olması hususunda mükârî araba ve hayvanları göndermekle görevlendirilen kadılara tembihatta bulunulurdu. Ayrıca arabaların yeni, üstlerinin örtülü ve arazi şartlarına dayanıklı olmasına dikkat edilirdi.

Osmanlı'da mekkâreler ile yapılan taşımacılık hakkına daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

  • 3
  • 12
Dağlık ve engebeli arazilerde katır tercih edilirdi
Dağlık ve engebeli arazilerde katır tercih edilirdi

Taşıma kapasiteleri, yükün cinsine göre farklılık göstermektedir. Meselâ bir öküz arabası erzak ve hububat nevinden 1000 kg., ot ve saman 250 kg., 2 çeki odun ve cephane cinsinden 450 kg. istiab haddine sahiptir. Ancak sefer şartlarına göre bu miktarlar değişebilir, bir deveye 150-250 kg. arasında yük vurulabilir, ayrıca bir deve on üç-on dört kişinin, bir at yedi-on bir kişinin eşyasını taşıyabilirdi. Gerek Anadolu'da gerekse Rumeli'de umumiyetle uzun mesafeler için deve, yakın mesafeler için araba kullanılırdı. Dağlık ve engebeli arazilerde daha ziyade katır tercih edilirdi. Araba ve yük hayvanlarının taşıdığı malzeme içerisinde hububat ve erzak başta olmak üzere top ve top mühimmatı ilk sırayı alırdı. Bunun dışında cephane, mehterhâne, kilâr-ı âmire ve kilâr-ı hâs mühimmatı, hazine, defterhâne vb. araba ve yük hayvanlarıyla nakledilen malzemeyi teşkil ederdi. Özellikle sefer zamanlarında hasta, yaralı ve cenaze nakilleri arabalarla gerçekleştirilirdi.

  • 4
  • 12
Osmanlı'da toplu taşımacılığa yönelik ilk modern adım
Osmanlı'da toplu taşımacılığa yönelik ilk modern adım

Osmanlı'da toplu taşımacılığa yönelik ilk modern adım, deniz taşımacılığıyla atıldı. Bu amaçla 1851 yılında Sultan Abdülmecit tarafından Şirket-i Hayriye kuruldu. Şirket-i Hayriye'nin kurulmasındaki en büyük etken, adalar ve özellikle Boğaziçi'nde oturanların çokluğu ve onları İstanbul'a taşıyan vapur ile sefer sayılarının yetersizliğiydi.

  • 5
  • 12
Şirket-i Hayriye
Şirket-i Hayriye

Osmanlı Devleti'nin resmi gazetesi Takvim-i Vekayi'de yer alan 1850 tarihli ve 436 numaralı Bakanlar Kurulu mazbatasında, "Şirket-i Hayriye"nin kurulması ve bu şirket için 7 vapur satın alınması talep edildi. Bu vapurlardan biri Üsküdar-Eminönü, diğeri İstanbul-Beykoz, ikisi Anadolu yakasında ve İstanbul'dan Sarıyer'e, üçü ise Rumeli yönüne çalıştı.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN