Osmanlı'nın manevi kurucusu Dursun Fakih kimdir?
Osmanlı, 600 yıl dünyaya hükmederek dev bir imparatorluk oluşturdu. Söğüt'te başlayan tarihi yolculuk, üç kıtaya yayıldı. Bu imparatorluğun manevi kurucularından biri olan Dursun Fakih, devletin istiklal alameti sayılan hutbeyi okudu. Osman Gazi ile birlikte gazalara katılan alim, Osmanlı'nın ilk kadısıydı. Şeyh Edebali'nin talebesi ve damadı olan Dursun Fakih, Anadolu'da birliğinin oluşmasına hizmet etti. Dursun Fakih'in hayatı hakkında bilmeniz gerekenleri derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde fakihlerin önemine ve devlet yönetimindeki fonksiyonlarını şöyle belirtir: "Osman bir bölgeyi ele geçirdikten sonra bu ülkeyi nasıl örgütleyeceğini, dini kuralları fakılardan sormaktadır… İleri gelen fakılar, Sünnî İslâm hukukunu bilen insanlar olarak idarede önemli rol oynamışlardır… Osman Gazi zamanında İslâm hukukunu bilen kişilerle devlet kuran bey arasında sıkı ilişkiler, vakfiyeleri yazan bir çeşit bürokrat vardı. Beyliği teşkilâtlandırma, sosyal hayatı düzenleme bakımından bu fakılar ve ahiler son derece önemli bir rol oynamışlardır. Din adamlarının ilk dönemlerde devletin örgütlenmesi ve beylere danışmanlık yapmış olmaları, ilk vezirlerin de onlar arasından seçilmiş olması olayını açıklar.
Dursun Fakih, Anadolu'da milli birlik ve kültür birliğinin oluşmasına hizmet etti. Zamanında çok temiz ve hakkında çok iyi zanlar beslenen büyük bir insandı.
Yunus Emre, Âşık Paşa ve Gülşehrî ile aynı çağda yaşayan Dursun Fakih, kadılığı ve hatipliği dışında Osmanlı'nın ilk şairlerinden biriydi.
Bilinen tek eseri Gazavatnamesinde, Hz. Peygamber'in başta Hz. Ali olmak üzere Halid b. Velid ve diğer sahabeler ile birlikte, puta tapan Benî Pinhân kabilesinin reisi Mukaffa'a karşı giriştiği savaşları anlattı.
Girdi mescit içre nagâh bir yiğit
Ne diyiser ol Resula, gey işit
İleri geldi yigit verdi selam
Aldı yiğidin selamını o imam
Diğer gazavatnamelerdeki gibi Anadolu'da Müslüman birliğinin sağlanması için gayret sarf edilen bir dönemde dinî heyecanı ve cihad şuurunu pekiştirmek için yazıldı. Dursun Gazi'nin gazavatnamesinin bugün üç nüshası vardır. Bunlar yazma eserlerden ilki İstanbul Fatih Millet Kütüphanesinde ikincisi üniversite kitaplığında üçüncüsü ise Konya'da İzzet Koyunoğlu Kitaplığındadır.
Eserde kısa bir münâcât ve na'ttan sonra asıl konuya girilir. Ayrıca diğer bazı müelliflerce manzum ve mensur olarak işlenen ve halk arasında "Mukaffa' Cengi" adıyla da tanınan bir konuyu işleyen eserde olaylar, Benî Pinhân kabilesinden bir gencin babasının Müslüman olduğu için kabile reisi Mukaffa' tarafından öldürülmesiyle başlar.
Dursun Fakih'in ölüm tarihi hakkında kesin bilgi bulunmaz. Fakat bazı kaynaklar, şeyhinin yerine geçtikten bir müddet sonra vefat ettiğini kaydeder. Kabri, Bilecik'te Şeyh Edebali Zaviyesi içindeki türbededir. Türbede Şeyh Edebâli, Dursun Fakih ve Muhlis Baba'dan başka Edebali'nin ahfadından bazı kimseler medfundur.