Arama

  • Anasayfa
  • Galeri
  • Tarih
  • Osmanlı’nın Filistin topraklarına miras bıraktığı kadim camiler

Osmanlı’nın Filistin topraklarına miras bıraktığı kadim camiler

Osmanlı Devleti ayak bastığı topraklarda, Allah'ın ve Resulü'nün isminin her daim anılmasını amaçladı. Dolayısıyla Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs, Osmanlı için çok önemli bir mirastı. Osmanlı'nın Filistin topraklarına hakim olduğu sürede devlete hükmeden tüm padişahlar Kudüs'ün ve bu mübarek toprakların muhafazasına çalıştı. Osmanlı zamanında özellikle 19. yüzyılda Filistin'e sekiz cami yapıldı.

🔹 Osmanlı'nın Filistin'e hakimiyeti 1516 yılında Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferiyle başlar ve Aralık ayı 1917'ye kadar, yaklaşık beş asır boyunca devam eder.

🔹Kudüs'ün de içinde bulunduğu Filistin ne yazık ki tarih boyunca daima savaşlara ve çatışmalara sahne olur.

🔹 Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun Filistin topraklarına hakim olduğu süre zarfında burada Müslümanlar huzur ve barış içerisinde hayatlarını sürdürür. Aynı zamanda Osmanlı'nın buradaki hakimiyeti, bölgede yer alan tarihi yapıların da bozulmadan günümüze aktarılmasını sağlar.

Mescid-i Aksa saldırısının asıl hedefi

Bahr Camii (Cami'ül Bahr, Deniz Cami)

🔹 Ne zaman ve kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmeyen Bahr Camii Yafa'da Hashniya limanının kenarında Akdeniz'e nazır olarak iki kat halinde yükselir. Alman ressam Lebrun'un 1675 tarihli bir resmine dayanılarak Osmanlı'nın Filistin'de inşa ettiği en eski cami olduğu tahmin edilir.

🔹 1977 yılında restore edilerek günümüze kadar ulaşan Bahr Camii sarı renkli taş malzemeden oluşur. Yapının denize bakan cephesinde alt katındaki yuvarlak kemerIi kapıları, üstte ise ahşap kepenkli ve yuvarlak kemerli pencereleri ve küçük bir terasa açılan kapısı gayet dikkat çekicidir.

🔹 Günümüzde limana gelip giden denizciler, balıkçılar ve çevrede yaşayan Müslüman halk camiyi kullanır.

Miraç hadisesinin mukaddes beldesi: Kudüs hakkında 30 ilginç bilgi

Mahmudiye Camii (Yafa Ulu Camii)

🔹 Yafa Ulu Camii olarak da bilinen Mahmudiye Camii II. Mahmud'a izafeten eski Yafa'nın kuzeydoğu tarafında inşa edilir.

🔹 Güney kapısı üzerinde bulunan kitabeye göre cami, 1812 yılında Sultan Sultan II. Mahmud'un saltanatı zamanında, Akka Valisi Süleyman Paşa'nın memluklarından Yafa Valisi tarafından yaptırılır.

🔹 Caminin güney kapısı üzerinde yer alan kitabede şu mısralar yer alır:

''Ma şae'I-Iah
Bismillahirrahmanirrahim
Ceddede haze'l-bina fi haze'l-mescidi fi saltanati hami dini'l-müslimın el-sultan Mahmud Han nasarahü'l' Azizi'r-Rahman bi-emri Hazreti
Vezıretü'I-Mu'azzam el-Hac Süleyman Paşa yessere'l-Iahü lehü mine'lhayri ma şae Vali-i Sayda ve Gazze ve Yafa halen bi-münazarati silahşor-i hassa
Ve mütesellimün Liva-i Gazze ve Yafa halen ve ma'tükun el-merhüm elmağfür lehü el-Hac Ahmed Paşa el-Cezzar subbün 'ala darıhahü sehaibü'l-ğufran
EI-Emir Muhammed Emin ğafera'l-lahü lehü ve limen de'a lehü bi-hayrin ve ahirihi 'ale'l-hayyi'I-lez la yemüt bi-tarihi şehr Rebi'l Ahir sene 1227''

Kudüs'ün ilk fatihi: Hz. Ömer

Cebeliye Camii

🔹 1870 yılında inşa edildiği tahmin edilen Cebeliye Camii, denizin karşısına kahverengi renge sahip düzgün kesme taştan oluşur. Cami, 1960 ve 2000'li yıllarda iki defa restore edilerek korunmaya alınır.

🔹 Dikdörtgen bir şekle sahip olan caminin içine altı parçalı son cemaat mahfilinden girilir. Son cemaat mahfili ise sivri kemerlerle batıya, kuzey ve doğuya açılır. Camide yer alan üslup farklılıkları içerideki üst örtülerden anlaşılır.

🔹 Çok yüksek bir yapıya sahip olmayan minaresi silindirik bir yapıya sahiptir. Minarenin tek şerefesi ve küçük alemi caminin bir Osmanlı camisi olduğunu gösterir.

Acemi Camii

🔹 Yafa'nın Acemi Mahallesi'nde bulunan, Akdeniz'i gayet kolay bir şekilde görülebilecek olan bir konumdaki Acemi Camii, Şeyh İbrahim el-Acemi'nin türbesinin etrafına 19. yüzyılda inşa edilir.

🔹 Cami 20. yüzyılda tamamen yenilenir ve içerisinde yer alan türbe de 1992'de yeniden inşa edilir. Silindirik gövdeli, tek şerefeli tipik minaresiyle yapı dikkat çekici bir Osmanlı camisidir.

Mahmudiye Camii'nin mimari özellikleri

🔹 Filistin'deki en büyük ve en önemli camilerden birisi olan Mahmudiye Camii'nin içerisinde ikisi büyük, birisi küçük olmak üzere üç avlu bulunur. Caminin ana avlusunu caminin batı tarafında yer alır.

🔹 Bu avlunun güneyinde enlemesine olarak yer edinen cami, yuvarlak kemerli ve örtülü altı parçalı son cemaat yeri, iki büyük kubbeyle örtülü yatay dikdörtgen şekilli harimi ve sekizgen gövdeli ve iki şerefeli minaresiyle dikkat çeker. Güney duvarın doğu ucunda da Süleyman Paşa'nın yaptırdığı sebil yer alır.

Harim: Osmanlı camilerinin çevresinde yer alan ve cami alanını şehirden ayıran duvarlarla çevrili dış avlu

Dünyanın en güzel cami kubbeleri

Sıksık Camii

🔹 Yafa'da en yoğun bölgelerden birisinde yer alan Sıksık Camii, 1883 yılında bir cami ve bir sebil olarak inşa edilen bir komplekstir.

🔹 Sıksık Camii'ndeki sebil bir sever kemerden oluşur. Kemerin üzerinde bir kitabe yer alır ve kitabenin iki yanında zeytin dalları ve II. Abdülhamit'in tuğrası bulunur. Kitabede:

''... fihi' ş-şifa li-varid
Bi-selametin nevri bes Hüda el-kevser
Enşee haza 's-sebil ittebe'an li-vechi'I-lahi te'fıla el-Hac Abdülkadir
Ve'I-Hac Abdültayyib ve'l-Hac Muhammed evlad el-Hac Hüseyin
EI-Sıksık sene elfve selasemieh 'afa'I-lahü anhüm
1300''
yazılıdır.

Sıksık Camii'nin mimarisi

🔹 Sebil ve camiden ibaret olan caminin sebili büyük bir sivri kemerli nişten oluşur. Düz bir silmeyle çerçevelenmiş olan kademelenen sivri kemer Avrupa mimarisinde sıkça karşılaştığımız Gotik etkiler uyandırır.

🔹 Sebilin arka tarafındaki cami ise örtülü küçük ve basit bir mekandan ibarettir. Fakat minare Osmanlının mührü olarak hala varlığını devam ettirir. Minare, silindirik gövdesi, taş bileziği, üzerindeki tek şerefesi ve küçük bir kubbesiyle Yafa'da yer alan tipik mimarinin bir tekrarı niteliğindedir.

İslam mimarisinin dünyadaki hâkimiyeti

Hasan Bey Camii

🔹 Hasan Bey Camii, I. Dünya Savaşı'nda Filistin bölgesini 1917 yılında İngilizler işgal etmeden önce Filistin'in son valisi Hasan Bey tarafından şehrin merkezi ve yoğun bir konumuna yaptırılır.

🔹 Yafa'da bulunan Hasan Bey Camii, yörede yoğun bir şekilde kullanılan kahverengi kesme taşlarla değil, Hasan Bey'in isteğiyle açık renkli taşlarla inşa edilir.

🔹 Yüksek bir platformun üzerinde yer alan camiye basık kemerli büyük bahçe kapısından girilir. Kemerli avlu kapısının üzerinde arapça şu ifadeler yazılıdır:

"Temme 'ımarete haza'l-mescidi'ş-şerifelmeclisü'ş-şer'ı'l-isHim'i'l-e'la fi ramazani'l-mübfıreki sene 1342 isneyn ve erbe'ın ve selasemaeh ve elf hicriyyeh."

Bu mısralarda ''Caminin 1923-24 senesinde, Ramazan ayında, Yüksek Şer'i İslam Meclisi tarafından tamir edildiği'' bilgisi yer alır.

Caminin mimarisi

🔹 Parçalı bir kütle organizasyona sahip Hasan Bey Camii, esasında dokuz adet küpün bir araya gelmesinden oluşur. Merkezdeki kütlenin üzerinde küçük bir kubbe yer alır.

🔹 Yatay dikdörtgen şekilli ve etrafı demir parmaklıklı tek sıra pencerelerle hareketlendirilmiş olan bir avluya sahiptir. Avluda camiye giriş kapısının hemen önüne iki yana yerleştirilmiş fıskiyeli birer sekizgen şadırvan bulunur.

🔹 İç mekanda kıble duvarında silindirik bir şekilde taşma yapan mihrap, sivri kemerli basit bir yapıya sahiptir. Minberi ahşap malzemeden oldukça nahif ve sade bir üsluptadır.

Mağrib mimarisine özgü İslami eserler

2022 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN