Osmanlı’da yiyeceklerin bozulmadan saklanması nasıl sağlanırdı?
Osmanlı'da ticaret büyüdüğü, pek çok tarım ve gıda ürününün şehir dışından getirilerek satıldığı dönemde yeni bir ihtiyaç hâsıl oldu. Yiyeceklerin bozulmadan saklanması gerekiyor; bu muhafazayı sağlayacak sistemler ilk olarak İstanbul'da deneniyordu. Onlardan biri de Unkapanı Soğuk Hava Deposu'ydu. Sultan II. Abdülhamid'in imtiyazı ile İngiliz tüccar George Baker tarafından kurulan bu depo yiyeceklerin uzun süre saklanmasını sağlıyordu.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Buna göre bu şahıslar et, balık, sebze, yumurta, tereyağı, peynir gibi gıdaların bozulmasını engellemek maksadıyla İstanbul, Üsküdar, Haydarpaşa, Galata ve Beyoğlu'nda soğuk hava deposu kuracak ve işletecekti.
Söz konusu depoların işletme imtiyaz süresi de 30 sene olacaktı. 1902 senesinde verilen bu imtiyaz ilk somut sonucunu iki sene sonra verdi.
Baker ve ortakları aynı yıl Dersaadet Soğuk Hava Mahzenleri Osmanlı Anonim Şirketi isimli bir şirket kurdular ve çok geçmeden Unkapanı Soğuk Hava Deposu'nun inşasına başladılar.
Unkapanı Soğuk Hava Deposu'nun inşaatına eski Tüfenkhane mevkiinde başlandı. Deponun yapımı iki sene sonra tamamlandı. Bina altı kattan müteşekkil taş bir yapıydı.
O zamanın imkânlarına göre iç kısım duvarları, muhafaza olunacak mamulleri rutubetten korumak ve sıcaklığının da içeriye girmesini önlemek amacıyla asfalt, kömür tozu ve muşambadan oluşan 25 cm kalınlığında bir tür köpükle kaplandı.
Depoda mamullerin donmadan soğuk kalmasını sağlayacak olan soğuk tuzlu su, borular vasıtasıyla odada dolaştırılırdı.
Zemin katında karbon gazını basınçlı hale getirmek ve bu tuzlu suyun borularda dolaşmasını sağlayacak 180 beygir gücünde (134 kw) iki makine bulunurdu, ayrıca bu makineleri çalıştırmak için de yine iki adet buhar kazanı vardı.
Yine deponun çalışma sistemine göre silindirlerin içine sıkışmış olan karbon gazı makineler vasıtasıyla temiz havayı sıkıştırır ve yoğunlaşma haznesine gönderirdi.