Osmanlı’da ticaret nasıl yapılırdı?
Osmanlı Devleti, kuruluşunun ardından ticari hayatın içinde yer almış ve elinde bulundurduğu iktisadi imkânlarla henüz bir beylikken dahi çevresindeki beyliklere karşı büyük bir üstünlük sağlamıştı. Özellikle büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olması, bu üstünlüğün oluşmasında başlıca sebepti. Peki, Osmanlı'da ticaret nasıl yapılırdı? İmparatorluk topraklarında ihracı yasak mallar hangileriydi? Bu yasakların sebebi neydi? Ölen yabancı bir tüccarın malları kime kalırdı? Bu soruların cevabını derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Ayrıca Avrupalılarla yapılan ticaret antlaşmaları tek taraflı işlememiş ve yabancı tüccarların Osmanlı topraklarında imtiyazlı olarak faaliyette bulunmalarına karşılık, Türk tüccarlar da Venedik'te Avusturya'da ve daha birçok Avrupa ülkesinde uzun yıllar ticaret yapmışlardı.
Osmanlı İmparatorluğu'nda silah, barut, kurşun, zift, kükürt, at, öküz, keçi ve koyun derisi, meşin, balmumu, don yağı, pamuk, pamuk ipliği, kereste, yelken bezi ve hububatın serbestçe yurtdışına satılması yasaktı.
Bu maddelerin ihraç edilebilmesi için Divan-ı Hümayun'dan müsaade alınması gerekliydi. Bu ihracat yasağı hem Avrupalılar, hem de İran için geçerliydi. İran'a özellikle silah, at, gümüş, kalay ve bakırın satılması yasaktı.
Bu ihracat yasakları daha ziyade imparatorluğun müdafaası ile ilgili maddeler için geçerliydi. Ayrıca halkın temel yiyecek maddesi olan buğday da sıkıntı çekilmemesi için yabancılara satılmazdı. Hububat ve diğer yiyecek maddelerinin serbestçe ihraç edilmesi halinde, ülkede bu malların azalacağı ve fiyatların yükseleceğinden korkuluyordu.
Yine pamuk ve boya maddeleri gibi Osmanlı sanayiinde kullanılan maddelerin ihracı da üreticilerin sıkıntı çekmemesi için yasaklanmıştı. Bunların dışında ihracat yasakları özellikle savaş durumunda olan ülkeleri iktisadi yönden sıkıştırmak için de kullanılırdı.
Osmanlı İmparatorluğu yalnız askeri sahada değil, o devrin imalat sektöründe de söz sahibiydi.
Osmanlı döneminde dokuma, dericilik ve bunlarla bağlantılı olarak boyacılık oldukça gelişmişti. Bursa'da dokunan kumaşlar Çin'den Mısır'a, İran'dan İsveç'e kadar her yerde aranan ürünlerdi.
16'ncı yüzyıl sonlarında Osmanlı İmparatorluğu'na İngiltere tarafından elçi olarak gönderilen Harborne'nın sanayi casusluğu görevi de vardı. İngiliz elçisine şu talimatlar verilmişti:
Kumaşları maviye boyamakta kullanılan çivit otunun tohumu veya fidanı İngiltere'ye getirilecek.
Türkler'in kumaşlarını boyadıkları boyanın nasıl hazırlandığı öğrenilecek.
Boyacılıkta kullanılan otlar tespit edilerek İngiltere'ye getirilecek.
Boyacılıkta kullanılan topraklar ve bunların bulunduğu yerler incelenecek.
Boyacılık sanatı öğrenilecek.