Osmanlı sultanlarının 10 önemli sikkesi
Sikkelerin ekonomik bir meta oluşlarının ötesinde, ait oldukları dönemin ''gazetesi'' olma özelliğini taşıdığını biliyor muydunuz? Ya da Kanuni Sultan Süleyman döneminde darp edilen Osmanlı sikkelerinin, Osmanlı nümismatiği ile ilgili araştırmalarda çok önemli bir yer tuttuğunu? Osmanlı'nın ekonomik durumunun yanında mimarisi, sosyal ve kültürel yapısı hakkında bilgi edinmenizi sağlayacak 10 sikkeyi sizler için derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Sikkenin ön yüz üst kısmında yedi adet yıldız motifi, alt kısımında ise bitki motifleri ve defne dallarıyla süslenmiş ''el-gazi'' unvanlı Sultan II. Abdülhamid tuğrası yer almaktadır. Tuğra altında, sikkenin otuz birinci cülus yılında basıldığını gösteren ''Sene 31'' ibaresi vardır. Çelenk süslemesi altında sikkenin birimini gösteren rakamla 500 ibaresi görülmektedir. Sikkenin arka yüzüne ise üstte, ortada bir adet yıldız ve defne çelengi içerisinde ''Azze nasruhu duribe fi Kostantiniyye 1293'' ibaresi bulunmaktadır.
Günümüz Türkçesi ile: Allah'ın yardımıyla aziz olsun. 1293 yılında Kostantiniyye'de basıldı.
Sikkenin ön yüzünde ''Sultan ül berreyn ve hakan ül Bahreyn es sultan ibn üs sultan'', arka yüzünde ise ''Sultan Ahmed bin İbrahim Han dame mülkehu duribe Kostantiniyye fi sene 1102'' ifadeleri yer almaktadır.
Günümüz Türkçesi ile: İki karanın sultanı ve iki denizin hakanı sultan oğlu sultan İbrahim Han oğlu Sultan Ahmed mülkü daim olsun. Kostantiniyye'de 1102 senesinde darp edildi.
Batı modeli bir eğitim alan Abdülmecid, Osmanlı Devleti'nin modernizasyonuna büyük önem vermiştir. Bu modernizasyon çalışmaları etkisini darphanelerde de göstermiştir. Sultan Abdülmecid zamanındaki en önemli gelişmelerden biri, Tanzimat'ın ilanı ve buna bağlı olarak yaşanan düzelme ve gelişmelerin sikke basımına da yansımasıdır.
Bu kapsamda 1840 yılında Tashih-i Sikke adlı bir kararname çıkarılması yoluyla Batı dünyasında kullanılan standartlarda sikkelerin basımına başlanmıştır. Bu uygulamanın Osmanlı para sisteminde köklü değişikliklere yol açacak bir dönüm noktası olmasından dolayı İstanbul Darphanesi Tashih-i Sikke adını taşıyan bir de madalya çıkarmıştır. Böylece sikke basım tekniklerinde Avrupa menşeli makinelerin kullanımı yayıldı.