Kazım Karabekir’in tarihe şerh düşen 14 hatıratı
Kumandanlığı ve devlet adamlığının yanında, çok sayıda eser kaleme almış bir isim, Kazım Karabekir. Edirne'de vatan savunmasında esir, Doğu Cephesi'nde muzaffer bir kumandan, Gümrü'de ve Kars'ta diplomat, Gürbüz Çocuklar Ordusu'nun "yetimler babası", Milli Mücadele Meclisi'nde milletvekili, Cumhuriyet'in ilk yıllarında muhalif siyasetçi, İstiklal Mahkemesi'nde ise idamla yargılanan bir sanık… Tüm bu sıfatların sahibi olan Kazım Karabekir, 65 yıllık ömrüne 68 eser sığdırarak Türk tarihinin en çok eser veren generali oldu. Onun tarihi hatırat olarak kaleme aldığı bir dönemin en yakın tanığı olan eserlerini sizlerle buluşturuyoruz.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Kazım Karabekir'in 1991 yılında Emre Yayınları'nda basılan Bir Düello ve Bir Suikast adlı eseri, ölümünden çok sonra yayınlanabilmiş bir kitaptır.
Karabekir'in öldürülmek istendiği dönemin acı hatıralarını içerir. Kitabın ismine 1995 baskısında taşınan; "Nefret, müstebitlere. Nefret istibdadı yaşatanlara" ifadesi anlamlıdır.
Kazım Karabekir'in 1992 yılında Emre Yayınları'nda basılan Paşaların Hesaplaşması – İstiklâl Harbine Neden Girdik, Nasıl Girdik Nasıl İdare Ettik adlı eseri, Karabekir'in 1940'lı yıllarda yazıp yayına hazırladığı, "yanlış tarihle yaşanmaz" düşüncesiyle çarpıcı bilgiler verdiği bir eserdir.
Kazım Karabekir'in 1995 yılında Emre Yayınları'nda basılan Hayatım adlı eseri, Karabekir'in çocukluk, eğitim, subaylık dönemlerine ait gelişmeleri kapsar.
Sultan II. Abdülhamid düşmanlığından Teğmen Atıf'ı İttihat ve Terakki'ye kazandırmasına kadar dikkat çekici meselelere açıklık kazandırır.