Arama

İstanbul'un fethinin az bilinen iki büyük alimi

İstanbul'un fethinde askeri ve maddi unsurlar ne kadar önemliyse, ilmi ve manevi hususlar da o kadar önemliydi. Peki, Molla Gürani'nin İstanbul'un fethi sırasında Fatih'in ve ordusunun yakınında yer aldığını ve onu her bakımdan teşvik ederek, fethin manevi sultanlarından biri sayıldığını biliyor muydunuz? Ya da Molla Hüsrev'in İstanbul'dan ayrılmasının ilginç bir sebebe dayandığını? Sizler için, İstanbul'un fethinin az bilinen iki büyük alimini derledik.

  • 2
  • 13
MOLLA HÜSREV
MOLLA HÜSREV

Sivas, Tokat bölgesinden Türkmen bir sülaleye mensup olan ve asıl adı Mehmed olan Hüsrev'in doğum tarihi bilinememektedir. Hakkında en eski ve güvenilir bilgileri veren Taşköprizade'nin bildirdiğine göre küçük yaşta babasını kaybetmiş ve eniştesinin himayesinde eğitimine devam etmiştir.

Küçük yaşlarda Bursa'ya geldiği ve burada devrin meşhur hocalarından icazet aldığı bilinmektedir. Daha sonra Edirne'de de bazı hocalardan ders almıştır.

İcazetinin ardından ilk olarak Edirne'de Şah Melek Medresesi müderrisliğine daha sonra aynı şehirdeki Çelebi Medresesi'ne tayin edilmiştir. II. Murad'ın ikinci defa tahta çıkmasının ardından Edirne kadısı olmuştur ki bu başkent kadısı olarak devletin en üst düzey memuriyetlerinden biridir.

Akşemseddin gibi o da II. Mehmed'e İstanbul'u fethe hazırladığı sırada büyük destek vermiştir. Fethin ardından kısa süreli olarak hangi göreve getirildiği tam olarak bilinmese de kendisine tahsisatlar bağlandığı yorumu yapılmaktadır.

İstanbul'dan Bursa'ya gitmiştir. Bu ayrılığın ilginç bir sebebe dayandığı belirtilir. Buna göre bir düğün merasiminde Molla Gürani'ye padişahın sağında, kendisine ise solunda yer ayrılmıştır.

Molla Hüsrev bu durumu kendi ilim seviyesi için bir itibarsızlaştırma olarak yorumlamıştır. Bursa'da bir arsa satın alarak medrese inşa ettirmiş, alt seviyeden başlayarak burasını üst düzey bir medrese haline getirmiştir. Fatih'in onu yeniden daveti üzerine İstanbul'a gelerek vefatına kadar kalmıştır.

Ancak kısa süre sonra Galata ve Üsküdar kadılığında bulunmuştur. Bunun yanında Molla Hüsrev ilmiyenin en itibarlı payelerinden olan Ayasofya müderrisliğinde de bulunmuştur.

Rahat tavırlarından anlaşılacağı üzere Molla Hüsrev, maddi imkânları iyi olan biridir. Bu sebeple, anlatıldığına göre makama, mevkie ve şöhrete itibar etmemiştir. Bu durum onun halk arasında sevilen biri olmasını da sağlamıştır. Kadılık görevini kerhen kabul ettiği ve bunun kendisi için bir imtihan olduğunu belirtmiştir.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN