İmparatorluğu dize getiren Gandhi neden önemliydi?
O Hindistan'ın gördüğü en dürüst insan, dünya barışçıl siyasetinin ise en ünlü adamıydı. Mahatma olarak bilinen Gandi, 1930'larda eline sopa almadan sessizce konuşarak, İngiliz sömürgecilerine karşı direnen, şiddet içermeyen protestoları ile Hindistan halkına önderlik eden biriydi. Şiddet kullanmama doktrinini ifade eden "Satyagraha" eylemleriyle tarihe geçti. Peki, Gandi neden bu kadar önemliydi? 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri olan Gandi'nin hayatını doğum yıl dönümünde sizler için derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Güney Afrika'daki Transvaal hükümetinin Ağustos 1906'da çıkardığı bir yasaya karşı sivil itaatsizlik ve boykot çağrısında bulunan Gandi, ocak 1908'de ilk kez hapse girdi.
Güney Afrika'da geçirdiği 22 yıl boyunca gerek ten rengi gerekse farklı sebeplerden ötürü kendisi gibi ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kalan diğer Hintlerin haklarını savunan Gandi'nin burada yaşadığı tecrübe hayatının geri kalanına yön vermesinde etkili oldu.
Hindistan'a 1915'te geri döndüğünde Güney Afrika'daki Hint azınlığın lideri olarak bilinen Gandi, ülkenin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir rol oynayan ve 1885'de kurulan Hindistan Ulusal Kongresi'nin ılımlı kanadını temsil eden Gopal Krishna Gokhale tarafından harekete davet edildi.
Britanya sömürge hükümetine karşı halkı yüksek toprak vergileri ve ayrımcılığa karşı örgütlemeye başlayan Gandi, Sömürge yönetiminin haksız yasa ve uygulamalarına karşı şiddet içermeyen çağrılarına ülkesinde devam etti.
Hindistan'daki İngiliz sömürge ordusunun, 13 Nisan 1919'da gruplar halinde toplanmanın yasaklı olduğu bir dönemde ülkenin kuzeyinde Amritsar kentindeki Jallianwala Bagh bahçesinde bir araya gelen silahsız Sihlere ateş açması sonucu 350'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Bu hadisenin ardından Gandi, kitlesel boykot çağrısında bulundu. Öğrencilerden devlet okullarına gitmeyi, askerlerden görevlerini bırakmayı isteyen Gandi, halktan vergi vermemelerini ve İngiliz malları satın almamalarını istedi.
Kendi kendine yeterlilik ilkesini benimsemeye çalışan Gandi, İngiliz yapımı giysiler almak yerine kendi elbisesini dikmek için çıkrık kullanmaya başladı ve bu küçük alet bağımsızlığa giden yolda önemli sembollerden biri oldu.
Gandi, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan mağlup ayrılması sonucu Türkiye lehine kamuoyu oluşturmaya çalışan Hindistan Hilafet Hareketi'ne destek verdi ve İngiltere karşıtı boykot çağrısında bulundu.
1921'de Hindistan Ulusal Kongresi'nin lideri olan Gandi, ülkedeki sömürge hükümetince 1922'de 6 yıl hapse mahkum edildi ve 1924'te sağlık sorunları sebebiyle serbest bırakıldı.
Gandi, Hindistan Ulusal Kongresi'nin Aralık 1929'da bağımsızlığı resmi amaç olarak kabul etmesi ülkedeki siyasi atmosferi değiştirdi.
Mart 1930'da sömürge hükümetinin tuz vergisini protesto etmek için Tuz yürüyüşüne başlayan Gandi, bir ay içerisinde yanındaki binlerce kişiyle 400 kilometre yürüyerek, Ahmedabad'dan Arap Denizi kıyısındaki Dandi'ye ulaştı. Gandi'nin bu eylemi tüm dünyada yankı uyandırdı ve aynı yıl Time dergisinde "yılın adamı" seçildi.
Mahatma Gandi, 1942'de sömürge güçlerinin Hindistan'dan ayrılmaları için "Quit India-Hindistan'ı terk edin" hareketini başlattı. Bir süre sonra tutuklanan Gandi, 1944 yılına kadar hapiste kaldı ve aynı yıl eşi Kasturba yaşamını yitirdi.