Arama

Geçmişin izini günümüze taşıyan 5 tarihi han

Geçmişin izlerini günümüzde de yakalayabileceğiniz yerlerden biri olan tarihi hanlar, zamanın değişimine direnerek bizi eski günlerin yolculuğuna çıkarır. Selçuklu ve Osmanlı'da önemli yeri olan hanlar, tasarımlarına uygun olarak ticari amaçlı veya yolcular için inşa edildi. Aynı zamanda hem misafirhane hem de pazar olan, harp zamanlarında da erzak ve mühimmat ambarı olarak hizmet veren önemli görevleri de vardı. Geçmişin izini günümüze taşıyan bu tarihi hanlardan 5 tanesini listeledik.

  • 1
  • 11
Vezir Hanı, Çemberlitaş
Vezir Hanı, Çemberlitaş

Vezir Hanı İstanbul ili Fatih ilçesine bağlı Çemberlitaş semtinde bulunan ve bulunduğu sokağa adını veren Vezir Han, Sadrazam Fazıl Ahmed Paşa tarafından inşa ettirilerek, Köprülü Külliyesi'ne dahil edildi. Külliyenin en dikkat çekici unsurlarından biri ise kütüphanesiydi. Diğer bir özellik de Han'da çalışanların ve konaklayanların mutlaka ilim ve kitap aşığı olması gerektiğiydi.

Çemberlitaş Vezir Hanı'nın inşa tarihi tam olarak bilinmemektedir. Ancak Vezir Han'ın banisi, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın 1676 tarihinde vefat ettiği düşünüldüğünde, yapının 1676 tarihinden önce inşa edildiğini söylemek mümkündür. 17. yüzyıl hanı olarak İstanbul hanlarının genel karakterine uygun özellikler sergileyen Vezir Hanı'nın cephesi taş ve tuğla malzemeden inşa edilmiştir. Avlu cephelerinde de aynı malzemelerin kullanıldığı gözlenen Vezir Hanı'nın iç mekânlarında ise duvarlar moloz taştan örülmüştür.

Vezir Hanı'nda, 1821 yılı esnaf defterlerine göre yirmi sarraf, sekiz tülbentçi, bir çizmeci, bir saatçi, dört terzi, yedi kürkçü, iki perdahtçı, iki bohçacı, yedi cakcı, iki babuşçu, bir külünkçü, bir aşçı, dört tütüncü, üç kuyumcu, bir eskici, bir kapakçı, bir basmacı, bir sabuncu, bir berber, bir hamal, bir astarcı, iki çubukçu, iki tönbekici, bir poliçeci, esnafını barındırırken on beş esnaf da muhtelif olarak kaydedilmiştir.

1754 yılı depreminde hasar gören Vezir Hanı, en büyük hasarı ise 1766 yılındaki depremde almıştır. Bu depremde hanın bazı bölümleri yıkılmış ve can kayıpları yaşanmıştır.

  • 3
  • 11
Büyük Yeni Han, Eminönü
Büyük Yeni Han, Eminönü

Eminönü Çakmakçılar Yokuşu'nda Çarkçılar Sokağı ile Sandalyeciler Sokağı arasında bulunan hanın kitabesi yoktur. Ancak çeşitli arşiv belgelerinde hanın 1764 yılında Sultan III. Mustafa tarafından, kurduğu vakıflara gelir getirmesi maksadıyla inşa edildiği anlaşılmaktadır. İstanbul hanlarının geleneksel yapı tekniği ve malzemesinin gözlemlendiği han taş ve tuğla malzemelerinden inşa edilmiştir. Yalnızca zemin katı kesme taştan inşa edilen hanın üst katlarınca ise taş ve tuğla kullanılmıştır. Yapı cephe tasarımındaki taş işçiliğinin mükemmelliğiyle diğer hanlardan ayrılmaktadır.

Beyazıt'tan Sultanhamam'a dik bir yokuş halinde inen Çakmakçılar Yokuşu'nun sağ kenarında ve 17. yüzyılda yapılan Büyük Vâlide Hanı'nın alt köşesi karşısındadır. Üst tarafında Sandalyeciler, alt tarafında Çarkçılar, arkasında ise Tarakçılar sokaklarının çevrelediği bir alan üzerinde kurulmuştur. Sandalyeciler sokağının üst kısmındaki tek kubbeli Sultan Mustafa Camii'ne bitişik Küçük Yeni Han da komşusu olan Büyük Yeni Han ile aynı zamanda yapılmıştır.

Büyük Yeni Han, muntazam yontulmuş kesme taş ve tuğlalardan karma teknikte inşa edilmiştir. Sadece en alt kat yalnız taştandır. Han dar ve çok meyilli bir arazide yapıldığından topografya ve şehir dokusuna uyma kaygısı ile oldukça ustalıklı ve muntazam geometrik biçimi olmayan bir plan uygulanmıştır. Hanın esas girişi Çakmakçılar Yokuşu'ndadır. Buradan itibaren bina arkaya doğru uzanır. Odalar dikdörtgen iki iç avlu etrafında toplanmış ve iki avlu birbirinden bir ara kol ile ayrılmıştır. Birinci avlu 42 m., ikinci avlu 25 m. uzunlukta ve 15-12 m. genişliktedirler.

Büyük Yeni Han'ın tarihimiz açısından bir önemi de ülkemizdeki ilk bankacılık faaliyetlerinden birinin bu handa gerçekleşmesidir. 1863 yılında Ziraat Bankası'nın temelini atarak, bir çeşit tarım kooperatifi kuran (Memleket Sandığı) Mithat Paşa, Rusçuk'ta görev yaptığı sırada, Rusçuk halkının tasarruflarını toplamak ve saklamak üzere Emniyet Sandığı'nı kurmuştur. Bu oluşumun merkezi 1868 yılında İstanbul'a taşınmış ve faaliyetlerini Büyük Yeni Han'da kiralanan birkaç odada, İstanbul Emniyet Sandığı adı altında yürütmüştür. Tasarrufların güvence altına alındığı bu kurumun Büyük Yeni Han'da faaliyet göstermesi, kısa zamanda bölgedeki sarrafların bir hana taşınmasına neden olmuştur.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN