Arama

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası hakkında 10 bilgi

UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan ve 'Anadolu'nun Elhamrası' olarak görülen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Anadolu geleneksel taş işçiliğinin önemli örneklerinden biridir. Taş bezemeleri, 3 boyutlu geometrik stilleri, mimari özellikleri ve manevi havasıyla eşsiz bir eser olan yapının inanç ve tarih turizmi açısından önemi de bir hayli büyüktür. Sizler için Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası hakkında bilmeniz gereken 10 bilgiyi derledik.

  • 1
  • 12
"Anadolu'nun Elhamrası'' olarak nitelendirildi
Anadolu'nun Elhamrası'' olarak nitelendirildi

Sivas'ın Divriği ilçesinde, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan ve Avrupalı bilim adamlarınca ''Anadolu'nun Elhamrası'' olarak görülen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, 13. yüzyıldan bu yana Anadolu geleneksel taş işçiliğinin mükemmel bir örneğini oluşturur.

MİMAR SİNAN'IN CAMİLERİ HAKKINDAKİ DOSYAMIZI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

  • 2
  • 12
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Türkiye’den giren ilk mimari yapı
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Türkiye’den giren ilk mimari yapı

Kültürel varlık olarak UNESCO Dünya Miras Listesi'ne Türkiye'den giren ilk mimari yapı olma özelliği bulunan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, taş bezemeleri, 3 boyutlu geometrik stilleri, mimari özellikleri ve manevi havasıyla eşsiz bir eserdir. Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminin eseri olan, özgün mimarisi, estetik, kültürel ve evrensel değeriyle 13'üncü yüzyılda kadın erkek eşitliğini de simgeleyen bir anıt olarak nitelendirildi.

YENİ CAMİİ'NİN HİKAYESİNİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

  • 3
  • 12
Caminin batı kapısında "namaz kılan insan silueti" mevcut
Caminin batı kapısında namaz kılan insan silueti mevcut

Caminin batı kapısında ikindi namazı vaktinde ortaya çıkan "namaz kılan insan silueti" ise görenleri hayran bırakıyor. Batı kapısında, bu kapının mimari özelliklerine bağlı olarak Mayıs ile Eylül ayları arasında, ikindi namazından 45 dakika önce insan silueti belirir. Bu siluet önce Kur'an okuyan bir insan, namaz vakti yaklaşınca ise ellerini bağlayarak kıyamda duran insan şeklini alır.

Batı kapısının, Çarşı Kapı, Çıkış Kapısı, Gölgeli Kapı gibi isimlerinin yanı sıra, son zamanlarda yaygın olarak kullanılan ismi "Tekstil Kapı"dır. İnce taş işlemeciliğinin zirveye ulaştığı kapı, bir kilimi ya da seccadeyi anımsattığı ve yüksek oranda dantel örneklerini sergilediği için bu ismi almıştır.

Kapıda en dikkat çeken unsur dışa çıkıntılı biçimdeki kilit taşıdır. Yüzeyi, demircileri simgeleyen güğüm başı motiflidir. Baş mimar bu eserin tamamında taşların birbirine geçme ve tutma şekli olan kilit taşı yöntemini kullanmıştır. Orta kısımda lale ve lale yaprakları bulunmaktadır. Bu eserde lale motifleri çok sayıda farklı şekillerde kullanılmıştır.

Kapının üzerindeki üç satırlık kitabede yer alan ifade şöyledir: "Şehinşah oğlu Süleyman Şah oğlu Ahmet Şah, Allah'ın affına muhtaç aciz kul, adaletli melik, bu caminin yapılışını 626 (M.1228) yılında emretti, Allah mülkünü daim etsin."

  • 4
  • 12
Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah
Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olarak bilinen bu yapı topluluğu, cami, darüşşifa ve türbeden meydana gelen bir külliyedir. Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Camii, Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah'tır.

İSTANBUL'DAKİ CAMİLERİN İLGİNÇ HİKAYELERİNİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

  • 5
  • 12
Motiflerin hiçbiri kendini tekrar etmez
Motiflerin hiçbiri kendini tekrar etmez

Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin birçok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve en ince örneklerini yansıtan harikulade motifler tüm dünyanın ilgi ve dikkatini çeker. Bu eseri farklı ve özgün kılan bir diğer özellik de, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin bir daha kendini tekrar etmemesi; kâinattaki farklı varlıkların muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olduklarının taşa nakşedilerek gözler önüne serilmesidir.

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN