Avrupa'nın hastalıklı tarihinin vesikası; engizisyon mahkemeleri
Orta Çağ'da Katolik Kilisesi tarafından kurulan ve Avrupa'da terör estiren engizisyon mahkemeleri, kendi düşüncelerini kabul etmeyenleri sapkın olarak nitelendiriyor, akla hayale sığmaz işkenceler uyguluyordu. Bu mahkemelerde yargılanan kesimlerden biri de İspanya'daki Müslüman çoğunluktu. Cuma günü temizlik yapılması ya da ağızdan 'Allah' lafzının çıkması buradaki mahkemelere gönderilmek ve akıl almaz işkencelere maruz kalmak adına yeterliydi. İşte engizisyoncuların hedefi olan İspanya'daki Müslümanlara uygulanan zulümler…
Önceki Resimler için Tıklayınız
Mahkemelerde kendilerine yüklenilen 'suçu' itiraf eden sanıklar para cezası, mal müsaderesi, kürek mahkumluğu veya yakılarak öldürülme gibi cezalara çarptırılmaktaydı. Papalık tarafından İspanya engizisyonuna gözlemci olarak gönderilen Rahip Lorenzo, 1481-1517 yılları arasında ülke genelinde 13.000 kişinin diri diri yakılma cezasına mahkûm edildiğini bildirir.
Gırnata Moriskoları bu mahkemelerin özellikle dil, örf ve âdetlerle ilgili baskılarını hafifletebilmek için mahkeme aracılığıyla devlete 1543 yılında 120.000, 1555 ve 1558'de 100.000 duka altın vermeyi teklif ettilerse de kabul görmedi. Fakat ne bu mahkemelerin ne de rahiplerin gayretleri Moriskoların asimile edilebilmesi için yeterli oldu.
Engizisyon mahkemeleri, İtalya kurulup Fransa, Almanya, Portekiz ve İspanya'ya da yayıldı. Krallar nüfuzlarından çekindikleri feodal beyleri ortadan kaldırmak için kilisenin de yardımıyla engizisyonu kullandı.
Pek çok asilzade dinden sapma suçuyla yargılanarak feci şekillerde idam edildi. Bununla da yetinmeyen mahkeme, derebeyilerin mallarına el koyarak devlet hazinesiyle paylaştı.
O dönemlerde yaşanmış vahşetlerden biri de Jeanne d'Arc'a ait. Bu kadını yargılayan Beauvais piskoposu, Pierre Cauchon onu büyüyle uğraşmakla suçlamış ve: "Kızoğlankız denen, yalancı, zararlı, halkı kışkırtan, kâhin, batıl inançlı, tanrıya küfreden kibirli, İsa'nın inancına uymayan, tafracı, putperest, vahşi, sefih, şeytanların himayesindeki, dönek, dinden ayrılmış ve sapkın Jean'' dedi.
d'Arc, mahkemenin kararıyla odun ateşinde diri diri yakıldı. İşin ilginç yanı ise suçlamayı yönelten ve yakılmasını sağlayan kilise, onu 400 yıl sonra onu azize ilan etti.
Osmanlı Sultanı I. Ahmed, İngiltere Kralı I. James'e, Fransa kral nâibesi Maria de Medici'ye ve Venedik doçuna birer mektup göndererek ülkelerine gelen Moriskolara iyi davranılmasını ve onların Osmanlı topraklarına gönderilmesinin sağlanmasını söyledi. Cezayir ve Tunus Beylerbeyilerine de Moriskoların himaye altına alınmasını emreden fermanlar gönderdi.
Böylece göçmenler devlete ait topraklara yerleştirildi. Beş yıl vergiden muaf tutuldu ve denizcilikten anlayanları donanmada istihdam edildi. Kısa sürede ziraat, ticaret, zenaat, sanat, ilim ve edebiyat alanlarında kendilerini ispat eden Moriskolar, Kuzey Afrika ipek böcekçiliğini ve ipek imalâtını geliştirdiler.