20 görsel ile Osmanlı'da ticaret hayatı
Osmanlı Devleti'nin kurulduğu topraklar, doğudan ve batıdan gelen ticaret yollarının birleştiği yerdi. Bu nedenle Osmanlılar, kuruluş yıllarından itibaren ticaretin gelişmesine önem verdiler. 18'inci yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı, Avrupalı devletler arasındaki ticarette hakim bir unsur haline geldi. 20 görsel ile Osmanlı'da ticaret hayatı hakkında merak edilenleri derledik.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Osmanlıda, kumaş, mücevher ve çeşitli kıymetli eşyaların alım satımının yapıldığı, eşit büyüklükte kubbelerle örtülü, bir çeşit kapalı çarşı olup bu yapıların ilk örneklerine 13. yüzyıl başlarında Anadolu'da rastlanmıştır.
Anadolu'da bilinen ve bugün hala kullanımda olan en eski Bedesten Kahramanmaraş'tadır.
Bedestenler aynı zamanda, kentteki ticaret yaşamını yönlendiren yarı resmî kuruluşlardır ve bedestenin çevresine yerleşen dükkânların da belirli bir sıralanma biçimi vardır:
Sattıkları malın değeri ne kadar yüksek ise, dükkânların yeri de bedestene o kadar yakındır.
Bulundukları şehrin ticaretinde, bedestenlerin hep özel görevleri olmuştur. Örneğin, ipek ve ipekli kumaş satıcılarının etkin olduğu Bursa'da, ipek alım satım fiyatlarını, bedesten tüccarları belirlerdi.
Bu yapıların içinde sandık, mahzen gibi korunaklı ve kilitlenebilir bölmeler vardır. Halk para, mücevher, altın ve gümüş eşya gibi değerli mallarını buraya getirerek, kiraladıkları bölmelerde saklardı.
Ayrıca esnaf loncalarına ait defterler ve mahkeme kayıt defterleri gibi resmi belgeler de bedestende muhafaza edilirdi. Bu kasaların iki anahtarı bulunur, biri bedesten muhafızına diğeri ise kiralayan kişiye verilirdi.
Bedestenlerin kâgir ve sağlam yapılar olması, ahşap dükkânların dehşet verici bir âfet halinde yayılan yangınlarda yok olması göz önüne alınarak hiç değilse değerli malları koruyabilmek bakımından daha emniyetli olmalıydı.
Bu sebeple kale gibi sağlam, taştan yapılmış duvarları bulunurdu.
Buralarda tüccarların kıymetli malları dışında çarşı esnafının, tüccarların kasaları, evrakları, defterleri, yakın tarihlere gelinceye kadar önemli bir sosyal müessese olan esnaf ve zanaatkâr loncalarının belgeleri muhafaza ediliyordu.
Her bedesten de onu korumakla yükümlü 12 kişilik bir koruyucu ekibi vardı. Bunlara bölük başı denirdi.
Bedesten her sabah duacı başı denilen bölük başlarından biri tarafından açılır, akşamları da gene törenle kapanırdı. Değerli mallar, perşembe günleri öğle namazından önce satılır, bu sırada önemli kişiler de gelir ve halk her yeri doldururdu.