18 yıl süren Türkçe ezanın hikayesi
Osmanlı'nın son dönemlerinde ortaya çıkan Türkçülük düşüncesinin bir tezahürü olan ezanın Türkçe okunması fikrini, ilk kez Ziya Gökalp öne sürmüştü. Bu fikir, zaman içinde sadece ezanın değil tüm ibadet dilinin Türkçeleştirilmesine dönüştü. Tam 18 yıl ezan, Türkçe olarak okundu. Gelin, 18 yıl okunan Türkçe ezanın hikayesine göz atalım.
Önceki Resimler için Tıklayınız
🔵 Türkçe ezan ilk defa okunduktan bir gün sonra Bursa Ulu Camii'nde halktan biri Topal Halil, ezanı özgün dili olan Arapça olarak okudu. Orada bekleyen bir sivil polis ise Topal Halil'i döverek karakola götürmek istedi.
🔵 Bunu gören Bursa halkı, valiliğe doğru sloganlar eşliğinde protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Yürüyüş bastırıldı ve olaya karışan kişiler cezalandırıldı.
🔵 On sekiz sene boyunca ülkenin dört bir yanında ezanı Arapça olarak okumaya devam eden vatandaşlar cezalar verildi. Bu kişiler emniyet mensuplarınca ''meczup'' olarak nitelendirildi.
🔵 Arapça ezan okuyan, kamet getirenlere "Arapça ezan ve kamet okuyanlar üç aya kadar hafif hapis, on liradan 200 liraya kadar hafif para cezasıyla cezalandırılırlar" hükmünde bir yaptırım getirildi.
🔵 Tarihler 1950 yılını gösterdiğinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez ''gizli oy açık sayım'' yöntemi uygulanmış ve Demokrat Parti iktidara gelmişti. Menderes, kendisinden önceki dönemlerde yapılan aşırılıkları ve baskıları kaldırmak niyetindeydi.
🔵 Halkın Türkçe ezanı on sekiz yıl içinde kabul etmediği açıktı. 1946 yılında mecliste yeniden tartışılmaya başlanan Türkçe ezan meselesi, 1950 yılında Adnan Menderes'in Başbakan seçilmesiyle ana gündem haline geldi.
🔵 Seçimlerin ardından meclisin ilk gündem maddesi Türkçe ezan idi.
🔷 Adnan Menderes 🔷
🔵 31 Mayıs 1950'de Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, 2 Haziran 1950'de Kayseri Milletvekili İsmail Berkok ve 13 arkadaşı, 14 Haziran 1950'de Demokrat Parti adına TBMM'ye bu konuda kanun teklifleri sundular.
🔵 TBMM'ye sunulan tasarı DP ve CHP'nin oy birliğiyle kabul edilmişti. 16 Haziran günü tüm Türkiye'de ezan, yeniden özgün dili olan Arapça olarak okunmaya başladı.
🔷 Menderes'in idam sehpasında dahi söylemediği 'devlet sırrı' 🔷
🔵 Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu soruya verdiği güncel cevap şu şekildedir:
''Sözleri bizzat Hz. Peygamberin (sav) sünneti ile sabit olan ezan, dünyanın neresinde olursa olsun, Müslüman varlığının ve kimliğinin bir göstergesidir. Ezanın, Hz. Peygambere (sav) vahye dilip uygulandığı özgün şekliyle okunması gerektiği konusunda 15 asırlık bir gelenek ve ittifak söz konusudur. Ezanın asıl amacı, vaktin girdiğini bildirip namaza davet olduğundan değişik dilleri konuşan Müslümanların hepsine bu davetin ulaştırılması, ancak yine hepsinin ortak bilincine hitap etmekle olur ki, bu da ezanın bilinen asli lafızlarıyla yani Arapça olarak okunmasıyla gerçekleşir (İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, II, 185). Dolayısıyla ezanın aslî şekli dışında bir dille okunması caiz değildir.''