Arama

Japonya'dan dünyaya yayılan kültür "anime"

Japon kültürünün spritüel ve çok katmanlı hayal gücünü yansıtan animeler, kendine özgü çizim tekniklerinden oluşur. Japon çizgi sanatının dünyaya yaydığı bir kültür olan animelerin her biri bambaşka hikâyeler anlatır. Animeye nereden başlayacağını bilemeyenlere ve anime kültürüne dair bilgi edinmek isteyenler için tüm zamanların en çok izlenen anime filmlerini listeledik.

  • 1
  • 16
SANİYEDE BEŞ SANTİMETRE / 5 CENTIMETERS PER SECOND (2007)
SANİYEDE BEŞ SANTİMETRE / 5 CENTIMETERS PER SECOND (2007)

Makoto Shinkai tarafından 2007 yılında yapılan Japon anime filmi. Adını kiraz ağacı yapraklarının düşüş hızından alan film, toplam bir saate yakın süren üç kısa öyküden oluşur. Ailelerinin Japonya'nın iki ayrı köşesine taşınmaları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Takaki ile Akari isimli iki çocukluk arkadaşının hikâyesini anlatıyor. Mükemmel bir görsellik ile büyüleyici müziklere sahip olan bu animeyi izledikten sonra etkisinden çıkmak bir hayli zaman alıyor.

  • 2
  • 16
AKIRA (1988)
AKIRA (1988)

Yıl 2019. Son dünya savaşı sırasında gizli bir silahın Tokyo'yu yok etmesinden 31 yıl sonra. Küllerinden yeniden doğan şehre Neo-Tokyo adı verilmiş. Mafya ve terör yüzünden karanlık ve tehlikeli bir metropol haline gelmiş bir kent. Hükümet de bu bozulmadan payını almış. Ordu sadece kaosu engelliyor ve geçmişin sırlarını gizli tutuyor. Çocukluklarından beri arkadaş olan Tetsuo ve Kaneda, motosikletli çeteleriyle farkında olmadan gizli bir askeri üsse girerler. Tetsuo yakalanır ve üste yapılan deneylere kobay olarak kullanılır. Olağanüstü psişik güçlere kavuşan Tetsuo'nun nefreti de artar ve kenti yoketmeye başlar. Onu durdurabilecek tek kişi Akira'dır. Felsefe ve bilim kurgu dendiğinde akla ilk gelen anime yapımlardan biri de hiç kuşkusuz Akira'dır.

  • 3
  • 16
GHOST IN THE SHELL: INNOCENCE (MAMORU OSHII, 2004)
GHOST IN THE SHELL: INNOCENCE (MAMORU OSHII, 2004)

Tüm zamanların en çok izlenen ve sevilen anime filmlerinden olan Ghost in the Shell Mamoru Oshii'nin imzasını taşır. Aksiyon ve felsefe yüklü bir bilim kurgu animesidir. Batou, artık yaşayan bir kukladır. Tüm bedeni, hatta kolları ve bacakları tamamen insan yapısıdır. Tek geriye kalan beynindeki izler ve bir kadının anılarıdır. İnsanlar ve makinalar arasındaki sınırların geri dönüşü olmayacak şekilde bulanıklaştığı bir zamanda, insanlar insan olduklarını unutmuşlardı. Bir hayalet öyküsü olan Ghost in the Shell, gerçekten sıra dışı bir hikâyeye sahip. Öykü, insanlığını geri kazanmaya çalışan bir adamdan arta kalan hayaletin dramı üzerinde yükseliyor.

  • 4
  • 16
GRAVE OF THE FIREFLIES (1988)
GRAVE OF THE FIREFLIES (1988)

İzlerken gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınız o özel yapımlardan biri Grave of the Fireflies. Grave of the Fireflies, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olan II. Dünya Savaşı'nın yıkıma uğrattığı hayatları iki küçük kardeş üzerinden anlatıyor. Annelerini savaşa kurban veren Seita ve Setsuka babalarının da savaşta olması nedeniyle yakın bir akrabalarına gönderilirler. Burada tutunamayan bu iki küçük çocuk evden kaçarak, kendilerini savaşın izlerinin anbean körüklendiği sokaklara atarlar. Ancak bu yolculuk bildiğimiz türden yolculukların aksine, kan kokulu sokaklarda verilen bir yaşam savaşına dönüşecektir. Akiyuki Nosaka'nın yarı biyografik romanından uyarlanan film, savaş üzerine yapılmış filmler arasında en dokunaklı ve en gerçekçi üsluba sahip olanlardan biridir.

  • 5
  • 16
METROPOLIS (RINTARO, 2001)
METROPOLIS (RINTARO, 2001)

'Metropolis' Rintaro'nun yaptığı bu film, Fritz Lang'in efsane bilim kurgu klasiğinin Uzak Doğu yorumudur. İnsanlar ve robotların bir arada yaşadığı bir dünyayı ergenliğinin ilk döneminde olan bir çocuğun bakış açısından anlatan film sınıf ayrımcılığı hakkında önemli şeyler söyleyen mükemmel bir cyberpunk eseridir. Kötü yürekli Duke Red yeni inşa ettirdiği stilize kulesi Ziggurat'ın tepesinden dünyayı yönetmek istemektedir. Tüm robotlardan nefret eden çılgın adam Ziggurat sayesinde tek bir düğmeye basarak tüm dünyadaki makineleri çalışamaz hale getirmeyi ummaktadır. Bir yandan da kaçak bilim adamı Dr. Laughton'a gizli bir laboratuvar vermiş, ölmüş kızını örnek alacak çok güzel ve kusursuz bir robot olan Tima'yı sipariş etmiştir. Duke'ün tekinsiz bir manyak olan oğlu Rock laboratuarı keşfettiğinde kıskançlık krizine girer ve ortalığı yakıp yıkar. Bu arada Japonya'dan Dedektif Shunsaku ve yeğeni Kenichi şehre gelirler. Amaçları Laughton'u enselemektir. Kenichi, Tima'nın gerçek bir insan olduğunu sanarak onu yıkımdan kurtardığında yeni bir kovalamaca başlar.

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN