Arama

Kültür ve sanat camiasının en prestijli töreni "Necip Fazıl Ödülleri"

Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da teşrifiyle 'kültür ve sanat camiasının en prestijli töreni' olan 'Necip Fazıl Ödülleri' sahiplerini buldu.

  • 1
  • 14
KÜLTÜR VE SANAT CAMİASININ EN PRESTİJLİ TÖRENİ "NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ"
KÜLTÜR VE SANAT CAMİASININ EN PRESTİJLİ TÖRENİ NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ

İlk olarak 2014 yılında verilen ve o yıldan bu yana edebiyat dünyasının en saygın ödüllerinden biri olan Necip Fazıl Ödülleri bu yıl beşinci kez düzenlendi. Türkiye'nin kültür, sanat, edebiyat, düşünce ve fikir birikimine katkı sağlayanlara takdim edilen ödüllerin saygınlığı tartışmasız biçimde gündeme damgasını vurdu. Geçen yıl ilk kez uluslararası hale gelen ödüllerin yankısı Türkiye sınırlarını da aşarak büyümeye devam ediyor.

Şiir, hikâye-roman, fikir-araştırma, ilk eserler, uluslararası kültür-sanat ve saygı dalında verilen ödüller sahiplerini buldu. Şiirde Arif Ay, hikâye-romanda Aykut Ertuğrul, fikir araştırmada Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak, ilk eserlerde Yasemin Karahüseyin ve Fatih Baha Aydın ödül verilen isimler oldu.

  • 2
  • 14
ÇİLESİZ DAVA OLMAZ
ÇİLESİZ DAVA OLMAZ

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen ödül töreninde yayımlanan "Çilesiz dava olmaz" kısa filmi, salondaki katılımcıların yanı sıra ekranları başından takip eden milletimize kimi zaman duygulu, kimi zamansa gururlu anlar yaşattı.

Kısa filmi izlemek için tıklayın...

  • 3
  • 14
NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ FİKİR DÜNYAMIZI ZENGİNLEŞTİRDİ
NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ FİKİR DÜNYAMIZI ZENGİNLEŞTİRDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Necip Fazıl Ödüllerinin esas başarısı fikir ve sanat dünyamızın özgürleşmesine, zenginleşmesine, çeşitlenmesine yaptığı katkıdır. Bu ödüller asıl büyük değişimi, asıl büyük inkılabı burada gerçekleştirmiştir." dedi. Sözlerinin başında "Sultanü'ş Şuara" Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha minnetle, özlemle ve hasretle yâd ettiğini belirten Erdoğan, "Üstat 'ben söylemezsem kimse söylemez, ben olmazsam kimse olmaz, ben yapmazsam kimse yapmaz, ben yazmazsam kimse yazmaz' inancıyla ömrünü son nefesine kadar kutlu bir davaya adamıştı." diye konuştu.

Necip Fazıl gibi büyük dava, fikir ve edebiyat adamlarının hatıralarını yaşatma misyonunun sadece bir kesimin, bir grubun, bir kurumun sınırları içine hapsedilemeyeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, "Böylesine abide isimlerin fikri mirasları ne kadar mecrada yaşatılır ve yükseltilirse ülkemiz ve milletimiz için olduğu kadar onların ömürlerini vakfettikleri davaları için de o derece büyük bir kazanç ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 yılında büyük umutlarla başlatılan Necip Fazıl Ödülleri'nin adına ve ağırlığına mütenasip bir şekilde kültür ve edebiyat dünyasındaki saygın yerini gün geçtikçe daha da pekiştirmesinden memnuniyet duyduğunu vurgulayarak, bu başarıda Star Medya'nın meseleye sahip çıkmasının, bu ödülleri hak ettiği konuma taşıma cehdinin çok büyük payının bulunduğunu söyledi.

Her yıl bir kuyumcu titizliğinde ülkenin yetiştirdiği değerleri kelam ve kalem erbabını hakkaniyetli bir şekilde tespit eden ödül jürisinin emeklerinin de takdire şayan olduğunu belirten Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da güçlü desteğiyle Necip Fazıl Ödüllerinin kendi sahasında bir mihenk taşına dönüştüğünü kaydetti.

  • 4
  • 14
"KAYMAĞINI YEDİKLERİ BU ÜLKEYE ASALAK GİBİ YAPIŞAN ELİTLER..."
KAYMAĞINI YEDİKLERİ BU ÜLKEYE ASALAK GİBİ YAPIŞAN ELİTLER...

Erdoğan, bunların hepsinin önemli ve değerli olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Ancak Necip Fazıl Ödüllerinin esas başarısı fikir ve sanat dünyamızın özgürleşmesine, zenginleşmesine, çeşitlenmesine yaptığı katkıdır. Bu ödüller asıl büyük değişimi, asıl büyük inkılabı burada gerçekleştirmiştir. Çünkü Türkiye'nin düşünce ve yazı hayatı çok uzun yıllar, her türlü keyfiliğin, her türlü bağnazlığın sergilendiği bir alan olmuştur. Eserin özgünlüğünden ziyade ideolojisine bakan, yazarın kimliğini eserinin önüne koyan bir kesim, tekellerine aldığı bu alanda kendi hizipleri, kendi küçük grupları dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımamıştır. Bu kesimin senelerce baş tacı ettiği, ödüle boğduğu birçok ismin tek alameti farikası, fikirlerin orijinalliğinden, eserlerinin kalitesinden, oyunculuklarının gücünden ziyade kendileriyle aynı marjinal ideolojik kabileye mensubiyetleridir. Millete tepeden bakan, kendi insanını hor, hakir gören, kaymağını yedikleri bu ülkeye adeta asalak gibi yapışan elitler, Türkiye'nin kültür hayatının çoraklaşmasının da başlıca müsebbipleridir."

  • 5
  • 14
"BELLİ ÇEVRELERİN KARAKTER SUİKASTİNE MARUZ KALMIŞTIR"
BELLİ ÇEVRELERİN KARAKTER SUİKASTİNE MARUZ KALMIŞTIR

"Üstad Necip Fazıl son nefesini verinceye kadar statüko ve kalemşorlarının hedefi olmuştur" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Tam 8 kez hapse giren üstad, 79 yaşında darı bekaya, yine ardında bir mahkûmiyet kararı bırakarak göçmüştür. Fakat üstad, yılmamıştır ve bir keresinde hâkim efendi 'artık bıktık senden sürekli buraya geliyorsun, gidiyorsun.' Üstadın cevabı çok ilginçtir, 'Siz burada hancı, ben bu davada yolcu oldukça ben bu hana daha çok uğrarım' diyordu. Mesele bu, davaya inanmak bu, bu yolda yolculuk bu. Üstat, sırf milletin değerleriyle, tarihiyle, kutsallarıyla barışık kimliğinden dolayı sürekli belli çevrelerin karakter suikastine maruz kalmıştır. Şiirinin gücüne, eserlerini kalibresine rağmen sırf baskılara boyun eğmediği için takunyalı, gerici, süper mürşit denilerek tahfif edilmiştir. O dönemin kimi gazetelerine baktığınızda, Üstadın yazılarından dolayı her mahkemeye çıkışını müjde edasıyla veren manşetler görürsünüz. Aynı dönemin köşe yazarlarına baktığınızda fikirle kalemle kelamla bileğini bükemedikleri Necip Fazıl'ı hakaretlerle alt etmeye çabalayan zavallıları görürsünüz. Yine o dönemi incelediğinizde Necip Fazıl'ı susturmaya yönelik her baskıyı, her yargı kararını, her hukuksuz teşebbüsü sevinç naralarıyla karşılayan işporta aydınları görürsünüz. Tabii bir de ilim ve fikir yoksunu çapulcuların egemenliğine girmeyi reddeden bir Necip Fazıl Kısakürek'i görürsünüz. "

2019 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN