Kitabın tuvaldeki estetik yansıması
Hayatımızın her alanında varlığını koruyan, kültürümüzü ve dünyaya karşı estetik bakışımızı geliştiren kitaplar, ünlü ressamların tablolarında da yerini aldı. Sizler için Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Nuri İyem başta olmak üzere önemli ressamların kitap temalı resimlerini derledik.
İbrahim Çallı, 1882 yılında o zamanlar İzmir'e bağlı bulunan Çal kasabasında doğdu. Kendine has bir izlenimcilik anlayışıyla yapıtlarını üretti. Onu diğer sanatçılardan ayıran, atak ve aceleci fırça vuruşlarındaki güçlü tekniği ve ustalığıydı. Ünlü ressam, Paris'te L'Ecole des Beaux Arts'da Fernand Cormon atölyesinde eğitim gördü. Çallı, iyi bir ressam olmanın yanı sıra iyi bir öğretmen olduğunu da kanıtladı. Yetiştirdiği öğrenciler arasında Şeref Akdik, Refik Epikman, Saim Özeren, Elif Naci, Mahmut Cuda, Muhittin Sebati, Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi ve Bedri Rahmi Eyüpoğlu gösterilebilir. 22 Mayıs 1960 yılında mide kanamasından ölen İbrahim Çallı, Cormon atölyesinde dört yıl klasik eğitim almasına rağmen, serbest bir teknikle resim çalışmalarına devam etmiştir. Işık ve gölgede, renk armonisinde, özellikle kıvrak fırça darbeleriyle güçlü tekniğe ve ustalığa sahipti. Sanatçının eserleri arasında portreler, nüler, peyzajlar ve natürmortlar daha ağırlıktadır.
Ressam Malik Aksel 1903'te Selanik'te doğdu. 1928'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanınca Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'ne gönderilerek, dört yıl süreyle resim ve grafik sanatlar bölümünde okudu. 1932'de yurda dönünce Resim Öğretmen Okulu'nda çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'ne dönüştürülen bu okulun başkentteki etkinliklerine, hem bir ressam, hem bir eğitici olarak önemli katkılarda bulundu.
Ressam Malik Aksel, her şeyden önce suluboya ustasıdır. Öyle bir suluboya ustası ki, yerli kalmayı yaşamı boyunca tek değer ölçütü saymıştır. Malik Aksel, ne izlenimcilere, ne de kendi kuşağının büyük bir bölümünü etkilemiş olan konstrüktif eğilimlere fazla bir yakınlık duymadı. Yöresel yaşamı olduğu gibi yansıtma kaygısı, ona sanat akımlarının sadık bir izleyicisi olmaktan daha önemli ve kaçınılmaz görünmüştür. Oluşumunu ve estetik değerlerini kendi içinde aramış olan sanatçı, folkloru temel almakla birlikte, folklorun dar görüşlere zemin hazırlayan tuzağına düşmekten uzak kalmıştır. Bunda, resim değerlerini ön planda tutmuş olmanın ve kaba bir betimleyicilikle yetinmenin de payı vardır. Aksel'in, birbirine sarılmış köy kızlarını konu alan resimleri, yurt sevgisinin anlatımıdır. Ana imgesi, söz konusu sevgiyi biçimlendirirken, buna akademik sanat biçimlerini sindirmiş olmanın katışıksız beğenisi de eklenir.
Müfide Kadri, Osmanlı İmparatorluğu'nun bilinen ilk Müslüman kadın ressamıdır. Osman Hamdi'nin tavsiyesi ile bir süre Halil Paşa'dan ders almıştır. Çok genç yaşta ilk kadın resim öğretmeni olmuştur. Resim çalışmalarının yanı sıra beste çalışmaları da vardır. Müfide Kadri'nin eserlerinde kendi mizacı ile Osman Hamdi beyin üslubu birleşir. Manzaraları Ali Rıza Beyin üslubunu andırmakla beraber, figürlerinde ondan ayrılan yanları vardır. Ancak, çok genç yaşta (22 yaşında) verem nedeniyle aramızdan ayrılmıştır.
Ressam Osman Hamdi Bey 1842'de İstanbul'da İbrahim Edhem Paşa'nın oğlu olarak doğdu. Çok yönlü bir Osmanlı aydını olan Osman Hamdi Bey, 1856'da Mekteb-i Maarif-i Adliye'de öğrenime başladı. Bu dönemde resme ilgi duydu ve çok sayıda karakalem denemeler yaptı. Oryantalist ekolde yetişen bir sanatçı olarak resimlerinde, ait olduğu toplumun yaşamına ilişkin kesitleri resmetti. büyük Büyük boyutlu kompozisyonlarının yanı sıra portre ve peyzaj çalışmaları da vardır. Oldukça detaylı ve gerçekçi bir biçimde, akademik bir anlayışla resim yapan sanatçının İstanbul'a ilişkin resimleri, Rüstem Paşa Camii, Sultan Ahmed Camii, Çinili Köşk gibi anıtsal yapıların içinde veya önünde geçen konulu kompozisyonlar veya II. Selim Türbesi, Eminönü Yeni Camii, Eyüp Mezarlığı gibi konuları içermektedir.
Türkiye'deki özel koleksiyoncuların ilgisinin Türk ressamlarına yöneldiği 1970'li yıllarda, Necdet Kalay, son derece popüler bir ressam olarak pek çok resim satmıştır. Necdet Kalay'ın resimlerinde görüntüyü ana çizgileriyle vermeyi amaçlayan bir özellik ve dekoratif yanı ağır basan bir anlayış ön plandadır. Kendi deyişiyle figüratif soyut bir eğilimin ürünü olarak da değerlendirilebilecek olan çalışmaları, doğa karşısında sürekli bir gözlemden çok, edinilen izlenimlerin bütünsel bir anlatımını, genel bir oluşumunu içerir. İşlek ve hareketli bir palet, renkçiliği amaçlayan özgür bir yorum biçimi, onun resimlerini belirleyen başlıca özelliklerdir.