Osmanlı'da Ramazan Gelenekleri I Hilalin Görülmesi
Müslümanların büyük bir heyecan ve sevinçle beklediği mübarek Ramazan ayı geldi. Günümüzde Ramazan-ı Şerif ile ilgili pek çok gelenek bulunuyor. Bir zamanlar bulunduğumuz toprakların hakimi olan Osmanlı İmparatorluğu'nda da oldukça özel gelenekler mevcuttu. Bunlardan biri "Rü'yet-i Hilal" yani "Hilalin Görülmesi"dir. İşte, sizler için Osmanlı'daki bu geleneği araştırdık.
Önceki Resimler için Tıklayınız
◾ Konuyla ilgili memurlar ise yanlarındaki cami görevlileriyle birlikte hilali görmek için şerefelerden gökyüzünü takibe başlardı. Hilalin görülmesinden sonra durum kadıya bildirilir, şahitlerin tespit işlemi tamamlanırdı.
◾ Bu ise "fetvahanede sicil defterine" işlenirdi. İlanın ardından mahyacıbaşı elindeki kandil ile Süleymaniye Camii'nin minaresinde bekleyen kandilcilere haber verirdi.
◾ İftar ve sahur vakitleri ise güneş ve ayın hareketlerine göre belirlenirdi. Ramazan ayının başlangıcıyla kadı sorumluluğunda kandiller yakılırdı. Ramazan ayının başlaması ile birlikte tüm cami ve mescitler, özellikle de minareler aydınlatılırdı.
◾ Maneviyatla dolu Ramazan ayının bitişinde de aynı durum söz konusu olurdu. Ramazan'ın 29. günü hilal görülmezse Ramazan 30 gün kabul edilir, bayram ertesi gün başlardı. Buna ise "tekmil-i selasin" denilirdi.