Naziat suresi meali, tefsiri ve fazileti
Kıyamet ve kulların ahiret hayatında görecekleri karşılıkların merkeze alındığı Naziat Suresi, meselenin ehemmiyetine dikkat çekilmek maksadıyla bir yemin ifadesiyle başlar. İnsanlara sorumluluk duygusu veren önemli surelerden olan Naziat 42 ayettir. Sure Mekki surelerden olup üç ana bölüm içinde ele alınır.
Önceki Resimler için Tıklayınız
Naziât Suresi 34-36 Ayet Tefsiri
➡ Arap dilinde "dayanılamayacak kadar ağır ve başka musibetleri bastıracak ölçüde büyük musibet" anlamına gelen tâmme kelimesi burada kıyameti ifade eder. Kıyametin dehşeti insanlara diğer sıkıntıları unutturacak kadar ağır olduğu için ona bu isim verilmiştir (Şevkânî, V, 439). O gün insanlara dünyada yaptıkları iyilikler de kötülükler de gösterilir, o zaman yapmış oldukları halde unuttuklarını hatırlar ve itiraf ederler. "Cehennem" diye çevirdiğimiz cahîm kelimesi sözlükte "derin çukurda yakılmış büyük ateş" anlamına gelir (İbn Âşûr, XXX, 91).
Naziât Suresi 37-41 Ayet Meali
﴾37-38﴿ Azgınlık yapan ve dünya hayatını âhirete tercih eden kişi;
﴾39﴿ Cehennem işte onun için tek barınaktır.
﴾40-41﴿ Rabbinin huzurunda (hesap vermekten) korkan ve nefsine kötü arzuları yasaklayana gelince, onun barınağı da şüphe yok ki cennetin ta kendisidir.
Naziât Suresi 37-41 Ayet Tefsiri
➡ Kıyamet gününde insanlar mutlular ve bedbahtlar olarak iki kısma ayrılacaklardır. Özgür iradesiyle dünyayı âhirete tercih edip ömrünü inkâr, isyan ve taşkınlıkla geçirerek tövbe ve iman etmeden Allah'ın huzuruna çıkanlar bedbahtlardır; bunların barınacakları yer ise cehennemdir. Rabbinin huzurunda hesap vereceğine inanan ve o huzura günahkâr olarak çıkmaktan korkarak nefsini kötülüklerden sakındıranlar ise bahtiyar kimselerdir.
Tefsirin devamını okumak için tıklayın
Naziât Suresi 42-45 Ayet Meali
﴾42﴿ "Ne zaman gelip çatacak?" diye sana kıyameti sorarlar.
﴾43﴿ Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki!
﴾44﴿ Onun hakkındaki nihaî bilgi rabbine aittir.
﴾45﴿ Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Naziât Suresi 42-45 Ayet Tefsiri
➡ Müşrikler kıyamet ve âhirete inanmadıkları için sürekli olarak Hz. Peygamber'e kıyametin ne zaman kopacağını sorarak onu zor duruma düşürmek istiyor, alay ediyorlardı; hatta nasıl olsa böyle bir şeyin imkânsız olduğunu düşündükleri için kıyametin çabucak gelmesini de istiyorlardı. Hz. Peygamber ise onların iman etmelerine vesile olur ümidiyle, "Keşke sorularına cevap vermek mümkün olsaydı!" diye temennide bulunuyordu.
Tefsirin devamını okumak için tıklayın