Mevlana'nın Mesnevi'sini İbn Arabi Düşüncesiyle Yorumlayan İsmail Ankaravi
Yüzyıllardır gönülleri mayalayan Mevlana'nın Mesnevi'si, sadece bir şiir külliyatı değil; derin bir tefekkürün ve irfanın da merkezidir. Bu derinliği anlamak için İslam tasavvufunun iki büyük nehrinin buluştuğu yere, yani İsmail Rusuhi Ankaravi'nin şerhlerine bakmak gerekir. Tasavvuf tarihinde "Hazret-i Şarih" olarak anılan Ankaravi, Mesnevi'nin beyitlerini Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Vahdet-i Vücûd (varlığın birliği) anlayışıyla yeniden okuyarak Osmanlı düşünce dünyasında adeta bir çığır açtı. Onun attığı bu güçlü temel, kendisinden sonra gelen İsmail Hakkı Bursevi ve yakın dönem irfan hayatımızın en önemli simalarından Ahmed Avni Konuk gibi dahi şarihlerin de ilham kaynağı oldu. Hazırladığımız bu içerikte; Mesnevi'nin satır aralarındaki İbnü'l-Arabi esintilerini, Ankaravi'nin rehberliğini ve yüzyılları aşarak günümüze ulaşan o muazzam yorum geleneğini mercek altına alıyoruz.
▶ Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin Mesnevi'si sohbet halkalarında istifade edilen başlıca kaynaklardan biri. Mesnevi, ilk bakışta basit hikayeler anlatıyor gibi görünse de satır aralarında insanın kendisini, kainatı ve Allah ile olan bağını sorgulatan derin anlamlar taşımakta. İşte bu yüzden tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, defalarca yorumlanmıştı.
▶ Kendisini Mesnevi'nin uçsuz bucaksız anlam katmanlarına kaptıran her şarih, eserine bir nebze de olsa şahsi tasavvuf anlayışını da satırlara yansıttı. Dolayısıyla Mesnevi asırlardır yeniden inşa edilmiş, adeta yeniden yazılmış dinamik bir eser. Şarihler arasında öyle bir isim vardı ki yaptığı yorumlar yalnızca kendi çağını değil, kendisinden sonra gelen yüzyılları da etkiledi. O isim, "Hazret-i Şarih" unvanıyla tanınan İsmail Rusuhi Ankaravi idi.
▶ Ankaravi'nin şerhini özel kılan, diğerlerinden ayıran başlıca özellik, Mesnevi'yi büyük ölçüde Muhyiddin İbn Arabi'nin tasavvuf anlayışı ışığında yorumlamış olmasıydı. Onun kaleminde Mesnevi yalnızca aşk dolu bir eser olmanın ötesine geçmiş, vahdet-i vücud düşüncesiyle aydınlanan kapsamlı bir irfan metnine dönüşmüştü.
▶ Kimileri bu yaklaşımı büyük bir zenginlik olarak görmüş, kimileri ise Mevlana'nın kendi sesinin bu yorum içinde geri planda kaldığını savunmakta. Fakat üzerinde hemen herkesin birleştiği bir gerçek var: Ankaravi, Mesnevi tarihinin en etkili şarihlerinden biri.
Muhyiddin İbn Arabi kimdir?
Tasavvuf düşüncesinde "Vahdet-i vücûd" teorisini ortaya atan Endülüslü İslam alimidir. "Şeyhü'l-Ekber" (En Büyük Şeyh) olarak tanınır.
▶ İsmail Rusuhi Ankaravi'nin kesin doğum tarihi bilinmese de 16. yüzyılın ikinci yarısında Ankara'da dünyaya geldiği kabul edilmekte. Henüz çocuk yaşlarında ilim serüvenine atılan Ankaravi, klasik din eğitimi alarak şer'i ilimlerde yetkinleşti. Arapça ve Farsçayı bu dillerde eser üretebilecek ve şiir söyleyebilecek düzeyde öğrendi. Edindiği bu güçlü dil altyapısı, ilerleyen yıllarda kaleme alacağı o muazzam şerhlerin en sağlam dayanağı olacaktı.
▶ Henüz Mevlevi olup Mevlana'nın eserlerine yönelmeden önce Bayramiyye tarikatına katıldı. Manevi eğitimini burada tamamladı. Bunun yanında Halvetiyye geleneğinden de icazet aldı. Farklı tasavvuf ekollerini yakından tanıması, onun düşünce dünyasını zenginleştiren önemli bir tecrübe oldu. Ancak hayatının yönünü değiştiren kritik olay, gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle Konya'ya gitmesiyle yaşandı.
▶ Tedavi olmak amacıyla bulunduğu Konya'da Bostan Çelebi ile tanıştı. Bu tanışma sıradan bir karşılaşma değildi. Dönemin Mevlevi şeyhlerinden olan Bostan Çelebi'nin sohbetlerinden etkilenen Ankaravi, kısa süre içinde Mevleviliğe yöneldi. Mevlevi adabını ve erkanını büyük bir gayretle öğrendi, seyr-i sülukünü tamamladı ve zamanla bu yolun önde gelen isimlerinden biri haline geldi.
▶ Ankaravi'nin Konya'dan sonraki durağı İstanbul'du. İstanbul'a giden Ankaravi, dönemin ilim ve fikir çevreleriyle yakın ilişkiler kurma fırsatı buldu. Sahip olduğu geniş kültür ve tasavvufi birikimi sayesinde çok geçmeden dönemin öne çıkan alimlerinden biri olarak tanındı. Nihayet 1610 yılında Galata Mevlevihanesi'nin şeyhliğine getirildi. Yaklaşık yirmi bir yıl boyunca bu görevini sürdürdü ve yetiştirdiği talebelerle Mevlevi geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri oldu. Vefat ettiğinde ise ardında yalnızca eserler değil, asırlar boyunca etkisini sürdürecek güçlü bir yorum geleneği bıraktı.
Seyr-i süluk ne demek?
Tasavvuf eğitiminde müridin tamamlamakla sorumlu olduğu manevi eğitim.
▶ Ankaravi'nin adını ölümsüzleştiren eser hiç şüphesiz Mecmûatü'l-letâif ve Matmûretü'l-maârif, yani halk arasında bilinen adıyla Mesnevi Şerhidir. Bu eser, yalnızca beyitlerin anlamını açıklayan sıradan bir açıklama kitabı değildir. Ankaravi, Mesnevi'nin her kıssasını, her sembolünü ve her mecazını geniş bir tasavvuf birikimi içinde değerlendirir. Ayetler, hadisler, önceki mutasavvıfların sözleri ve kendi yorumları iç içe geçerek zengin bir düşünce ağı oluşturur.
▶ Ancak onu farklı kılan yalnızca bilgi birikimi değildir. Asıl dikkat çeken yönü, Mevlana'nın metnini yorumlarken sık sık İbn Arabi'nin fikirlerine başvurmasıdır. Özellikle varlığın hakikati, insanın kemale ulaşması, ilahi tecelliler ve marifet gibi konularda İbn Arabi'nin ortaya koyduğu kavramlar Ankaravi'nin şerhinde belirgin biçimde hissedilir. Böylece tasavvuf tarihinin devasa iki ismi İsmail Ankaravi'nin kaleminde buluşur.