Arama

Kıssalarla Peygamberimizin musibetler karşısındaki tutumu

Dünyanın varoluşundan bu yana insanoğlu daima çeşitli musibetlerle imtihan olmuştur. Allah'ın Resulü, bu musibetler karşısında Müslümanlara daima sabırlı olmalarını öğütlemiş; başa gelen her musibetin "Müslüman'ın günahlarına kefaret olacağını" söylemiştir. Ömrü pek çok sıkıntı ile geçen Peygamber Efendimiz, musibetle karşılaşan müminlere teselli vermek için "Müslümanlar benim başıma gelen musibetlere baksınlar da kendi musibetleri karşısında güçlü olsunlar" buyurmuştur. Kıssalarla Peygamberimizin musibetler karşısındaki tutumunu derledik.

  • 1
  • 18
PEYGAMBERİMİZ MUSİBETLER KARŞISINDA NE BUYURDU?
PEYGAMBERİMİZ MUSİBETLER KARŞISINDA NE BUYURDU?

Peygamber Efendimiz, yaşamı boyunca pek çok musibetle karşı karşıya kalmış, bu musibetler karşısında büyük sınavlar vermişti. Resul-i Ekrem Efendimiz, başımıza gelen musibetlere karşı daima sabırlı olmamızı öğütlemiş, bu musibetlerin günahlara kefaret olacağını söylemişti.

Allah'ın Resulü, bir musibete maruz kaldığımızda şöyle dememiz gerektiğini buyurmuştu: "Biz Allah'a aidiz ve O'na döneceğiz. Allah'ım! Başıma gelen musibetin/acının mükâfatını senden bekliyorum, bundan dolayı bana ecir ihsan et, benim için onu daha hayırlısıyla değiştir."*

* Ebu Davud, Müslim

  • 2
  • 18
‘ALLAH’TAN SAKIN VE SABRET!’
‘ALLAH’TAN SAKIN VE SABRET!’

Peygamber Efendimiz, şahit olduğu birtakım musibetlerde öğütledikleriyle de Müslümanların nasıl davranması gerektiği konusunda yol gösterici olmuştu. Rivayet edilen bir kıssaya göre Resul-i Ekrem Efendimiz bir gün bazı sahâbîlerle Medine'de dolaşıyordu.

Kabristanın yanından geçerken, çocuğunun kabri başında feryat ederek ağlayan bir kadına rastladı. Evlât acısına yüreği dayanmayan kadıncağızın bu hâlini gören Hz. Peygamber (sav) ona, "Allah'tan sakın ve sabret!" dedi.

  • 3
  • 18
‘SABIR, MUSİBETİN İLK BAŞA GELDİĞİ ANDA GÖSTERİLMELİDİR’
‘SABIR, MUSİBETİN İLK BAŞA GELDİĞİ ANDA GÖSTERİLMELİDİR’

Kederinden onun Peygamber olduğunu fark edemeyen kadın, "Bana ilişme! Benim başıma gelen senin başına gelmedi (de ondan böyle rahat konuşuyorsun)!" deyiverdi. Bir müddet sonra oradakilerden biri kadına, onun Allah'ın Resûlü olduğunu söyledi. Kederli anne özür dilemek üzere Hz. Peygamber'in kapısına geldi.

Yaptığına pişman olan kadın, "(Kusurumu bağışla) Allah'ın Resulü olduğunu bilemedim" diyerek mazeret beyan etti. Bunun üzerine Resûlullah (sav) ona şu karşılığı verdi: "Esas sabır, musibetin ilk başa geldiği anda gösterilmelidir."

* Buhârî, Cenâiz, 31

  • 4
  • 18
OĞLU İBRAHİM’İN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN GÖZYAŞI DÖKMÜŞTÜ
OĞLU İBRAHİM’İN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN GÖZYAŞI DÖKMÜŞTÜ

Oysaki benzer musibetler Peygamber Efendimizin de başına gelmişti. O, bu tür hadiseler karşısında nasıl bir tavır takınılması gerektiğini bizzat yaşayarak öğretmişti. Hastalık ve ölüm gibi musibetler karşısında Peygamberimizin takındığı tavır, böyle durumlarda izlenmesi gereken tutuma işaret etmekteydi.

Henüz 18 aylıkken hayata gözlerini yuman biricik oğlu İbrâhim'in ölümü karşısında bir baba olarak o da gözyaşlarını tutamamıştı.*

* İbn Sa'd, Tabakat, I, 142

  • 5
  • 18
PEYGAMBERİMİZ FERYAT ETMEYİ YASAKLAMIŞTI
PEYGAMBERİMİZ FERYAT ETMEYİ YASAKLAMIŞTI

Peygamber Efendimiz, ölenlerin ardından, bağırıp çağırarak, feryat figan ederek, üstünü başını yırtarak, yüzünü tırnaklayarak ağlamayı (niyâhayı)* kesinlikle yasaklamıştı.

Oğlunun vefatına ağlamasına şaşıranlara şu cevabı vermişti: "Bu, merhamettendir. Zira göz ağlar, kalp hüzünlenir. Ama biz ancak Rabbimizin razı olacağı şeyleri söyleriz. Ey İbrâhim, biz senin aramızdan ayrılışından dolayı çok hüzünlüyüz."**

* Abdürrezzâk, Musannef, III, 552
** Buhârî, Cenâiz, 43

Peygamber Efendimizin maruz kaldığı musibetlere karşı tavrı

2020 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN